'Dört Yanım Puşt Zulası'

12 Mayıs 2017 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Ahmed Arif'i çok severim. 
 
Halk şairidir, "hasretinden prangalar eskitmiştir", nasıl sevmeyeceksin ki! 
 
"...Dört yanım puşt zulası / Dost yüzlü, dost gülücüklü / Cigaramdan yanar / Alnım öperler / Suskun, hayın, çıyansı / Dört yanım puşt zulası / Dönerim dönerim çıkmaz./ En leylim gecede ölesim tutmuş / etme gel / Ay karanlık."
 
                                  *                   *                    *
 
İşin gereği çok sayıda insanı takibe alıyorsun, söylediklerini dinliyorsun, yazdıklarını okuyup anlamaya çalışıyorsun.
 
Sonuç:
 
Kimi rezil, kimi yalancı, kimi sahtekar, kimi dangalak, kimi basiretsiz, kimi üçkağıtçı, kimi görgüsüz, kimi kahpe, kimi sersem, kimi ruh hastası, kimi hain, kimi çıyan, kimi puşt, kimi nankör, kimi kendini tarihçi sanan alçak, kimi Atatürk düşmanı zibidi, kimi kendini din adamı diye pazarlamaya çalışan deyyus...
 
Böyle durumlarda Arif'in yukarıda yer alan "Ay Karanlık" başlıklı şiirindeki dizeleri düşer aklıma:
 
- Dört Yanım puşt zulası / Suskun, hayın, çıyansı...
 
                                   *                          *                    *
 
Haklarında başlatılan soruşturma nedeniyle adlarını vermekte sakınca gördüğüm birkaç zibidinin, bir televizyon kanalında yaptığı ahlaksız, sapkın ve alçakça konuşmaları haklı tepkilere neden oldu.
 
Zibidinin biri diyor ki:
 
- "1938'de geberen piç".
 
Kime söylüyor, ya da şöyle sorayım:
 
Kimi kast ediyor? 
 
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'e!
 
Başkası olabilir mi?
 
Olmaz. Başkası olsa cümleyi açık kullanırdı.
 
Başkası olsa, o konuşmaların arasına Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan'a iftiralar atılmazdı.
 
O zibidi o kadarla kalmıyor, ekliyor:
 
- "Annesi resmi kayıtlarda genelevde çalışıyor."
 
Bu nasıl bir cürettir?
 
Bu nasıl bir ahlaksızlıktır?
 
Biri çıkıp:
 
- Ulan şerefsiz! Ulan kahpe dölü! Nerden biliyorsun? Anan, ya da karın o bahsettiğin yerde "peşkirci" miydi, dese ne diyeceksin?
 
Bu sorunun cevabını verecek bir babayiğit çıkabilir mi?

İnancı ne olursa olsun, bunun adı halkı kışkırtmak, halkı ayağa kaldırıp kırdırmak, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırmak değil midir?
 
Hiç kimse kalkıp bu yapılanlara düşünce özgürlüğü demesin. 

Böyle düşünce olmaz! 
 
Bunun adına dense dense vatan hainliği, yapana da provokatör denir.

Nereye gidiyoruz, nerede duracak bu çirkin ve hain saldırılar? 
 
                             *                    *                      *
 
Atatürk'ün partisi CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
 
- Hain desem hain lafı bile az, bunlar insan bile değil, rezil yaratıklar siz kimsiniz ki Mustafa Kemal'e dil uzatırsınız, demiş.
 
Bu kadarcık mı?
 
Evet, bu kadarcık!
 
Oysa, CHP başkanı ve partinin kurmayları yeri göğü inleten açıklamalarla bu konuya el atmaları gerekmez miydi? 

Hiç vakit kaybetmeden Cumhuriyet Savcılıklarına çağrıda bulunup dava açılmasını, ülkenin kurucusuna, ailesine, eşine ve diğer yakınlarına yapılan alçakça iddiaların takipçisi olacaklarını söyleyemezler miydi?
 
Ama nerdeeee!
 
Diğer muhalefet partilerinde bir ses...
 
Mesela:
 
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den içeriği dolu bir açıklama duyan var mı?
 
Ya da var da ben mi bilmiyorum!
 
Kısa bir süre önce yazmıştık, yineleyelim:
 
Bir zamanlar, Kıbrıs'ta bir okulda Atatürk'ün fotoğrafını sınıf duvarından indirmeye kalkan İngiliz okul müdürünü pencereden atmaya kalkan kimdi biliyor musunuz?
 
Alpaslan Türkeş.
 
Neredeeen nereye...
 
Konuyu dağıtmadan işin aslına dönelim:
 
Bu gibi durumlarda olayları tek başına görmek, yargılamak, münferit kabul etmek doğru değildir. 
 
Her olayın önü, ortası ve arkası vardır.
 
Bu gibi durumlarda yalnız piyonlar değil asıl aktörler de hesaba katılmalıdır. Yukarıda anlattığımız olaylar (bu gidişle) ne ilk ne de son olacaktır. 
 
O aktörler kimdir?
 
Özetleyelim:
 
Siyasi tartışma programları adı altında kimi insanları ekranlara çıkarıp, Atatürk'e salvo atışlarla küfrettiren televizyon yöneticileri ve programcılardır .
 
Kimi siyasetçilerin hiç olmadık zamanlarda çıkıp:
 
- Gün gelecek Anıtkabir'i de yıkacağız, diyenlere göz yuman, es geçen, lafını sakınan siyaset aktörleridir.
 
- Atatürk sünnetsizdir, diyen belediye başkanlarına, nerden biliyorsun, kontrol mü ettin, demeyen, diyemeyenlerdir.
 
Örnekler çoğaltılabilir, uzatmayalım...
 
Ne demişti Ahmed Arif?
 
-Dört yanım puşt zulası, suskun, hayın, çıyansı...