Tüylerimi diken diken eden gazete

14 Mayıs 2017 Pazar  |  MENTOR

Şu eski çok ilkeli hocamızın yazar olduğu gazeteyi hiç sevmedim 3 Temmuz'da kirli FETÖ/PDY kumpasının bayraktarlığını yapan gazetelerden biriydi, varlığını Fenerbahçe düşmanlığına borçlu her fırsatta Fenerbahçe'ye hakaret eden bir yazara  ve Sadri Şener'e Fenerbahçeli haksız yere Şampiyonlar Ligine gitme hakkı elinden alınmışken ve camia bunun üzüntüsünü yaşarken  zafer işareti yaptırıp manşetten yayınladılar.

Galatasaray Kongre üyesi, spor hukuku ile amip arasındaki farkı anlamaktan aciz insanları spor hukuku uzmanı diye lanse edip sayfalarca Fenerbahçe'ye küfür ettirdiler.

En kritik dönemde sonradan Pancu tarafından yalanlanan röportajda Fenerbahçe'ye şikeci dedirttiler Futbol Federasyonu Başkan adaylarının dolandırıcılıktan tutuklandığı bir ülkede "yeminli tercüman vardı" dediler.

Fenerbahçe'yi 3 Temmuz süreci boyunca lime lime ettiler, bu gazetenin adını duyduğumda tüylerim diken diken oluyor ve bir Fenerbahçeli olarak büyük bir nefret duygusu ile doluyorum.

Bana bir sıralama yap deseler Fenerbahçe düşmanları listesinde bu gazeteyi en başa koyarım.

Ama konu Fenerbahçe yönetimi olunca bu gazetenin tavrı birden bire değişiyor. 

Mesela bugünler...

Geçen gün baktım, toplam 10 manşet varsa internet sitesinde 5'i Fenerbahçe yönetiminin çok seveceği haber.

3 Temmuz'da Fenerbahçe cellatlığını kimseye bırakmayan bu gazete yaklaşık 2-3 aydır tam bir Fenerbahçe yönetimini parlatma kampanyası yapıyor.

Anlaşılır şey değil, Fenerbahçe yönetimini destekle ama Fenerbahçe'yi parçala nasıl olur, Fenerbahçe'nin üzerinde bir şeyler olmalı.

Ne olabilir diye düşünelim, biraz komplo teorisi üretelim, isteyen doğru değil mi kararı kendisi versin.

Bence aslında bu geçmişle bugünün çatışmasıdır ve 3 Temmuz'un temel nedenlerinden biridir.

FETÖ/PDY eskinin derin sistemine talip olmuş doğal olarak sistemin eski sahibi olan asker-sivil elitlere saldırıp tüm bu perde arkası yapıyı ele geçirdikten sonra iktidarı ele geçirmeyi hedeflemiş ve bu çirkin yüzünü 15 Temmuz'da açıkça ortaya koymuştur.

Tüm bu karmaşa arasında maalesef Fenerbahçe'de FETÖ/PDY'nin hedefi olmuştur çünkü bu asker sivil elitizmi yönetimi aracılığı ile Fenerbahçe'ye bulaşmıştır.

Böyle bir durumda merkez medyada eski asker-sivil elitist geleneğine bağlı eski moda genel yayın yönetmenleri ile Fenerbahçe yönetimi arasındaki bağı anlamak kolay oluyor.

Aynı gazetenin Fenerbahçe düşmanlığını anlamak da zor değil, paranın rengi olmaz. Merkez medyanın eski düzene sadakati  ideolojik değil ekonomiktir çünkü gazeteler artık gazete değil büyük holdinglerin pazarlama birimidir ama değişim o kadar hızlı ve baskın olmuştur gibi kelimenin tam anlamıyla ortada şap gibi kalmışlardır.

3 Temmuz'da FETÖ/PDY yanında pozisyon alıp Fenerbahçe'yi karalama çabası yeni düzende yer alma arzusunun diyetidir.

Bu gazete hala o günlerden izler taşıyor FETÖ/PDY'ye mahkemeden haber uçuran gazeteciler kadrolu yazarları ama kimse durumu çakmasın diye de sahip çıkmak zorunda kalıyorlar.

Ama geçmişin kişisel ilişkileri de öyle kolay tasfiye olmuyor aynı yola baş koyduksa bir iki pozitif haberin ne kıymeti var.

Bana göre Fenerbahçe 3 Temmuz'da kendi dinamiklerinden kaynaklanan bir operasyondan daha çok kara bir savaşın derin tarafları arasında kalmıştır ve hiç ilgisi yokken çok ağır bir bedel ödemiştir.

Ancak bu bedeli öderken Fenerbahçe camiası demokrasiye ve demokrasi dışı bu girişime karşı büyük bir savaş verdi, belki de 15 Temmuz'dan önce ilk engel Fenerbahçe idi.

Bana göre 15 Temmuz'a giden ilk sürecin ilk "gazi"si Fenerbahçe'dir ve FETÖ/PDY ile mücadelenin turnusolu Fenerbahçe'dir, hükümet tüm açıklığı ile Fenerbahçe'nin FETÖ/PDY savaşında bir kahraman olduğunu kabul ettiğini açıklayıp Fenerbahçe'nin hakkını teslim etmeden FETÖ/PDY savaşındaki samimiyetine insanları özellikle de Fenerbahçelileri inandıramayacaktır.