Kazalar cennetine hoş geldiniz

17 Mayıs 2017 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

Soma maden kazasının üçüncü yıldönümünde yüzlerce Somalı, anma yürüyüşü sırasında şöyle haykırdı:

"Kaza değil, cinayet" 

Soma'da babasını, evladını, sevdiğini kaybedenler yürürken, aynı saatlerde, 6 saat uzaklıkta, Marmaris yolunda can pazarı yaşanmaktaydı.

Anneler günü için Marmaris'e bir günlük tur planlayan Buca'lı anneler, yolculuğun bitmesine çok az kala trafik kazası geçirdi. Bir insanın hiç haketmediği biçimde yüzü, gözü, bacağı parçalanarak, metal parçalarının sağına soluna batmasıyla can verdi. Cesetleri bile tanınmayacak haldeydi. 

Hiçbir insan bu şekilde ölümü haketmiyor. İnsan hatası yüzünden ortaya çıkan kaza ile parçalanarak can vermek hiçbir insana yakışmıyor. 

24 kişinin öldüğü, 15 kişinin yaralandığı Marmaris'teki kaza beni 13 yıl öncesine götürdü.

30 Temmuz 2004 tarihinde, akşamın ilk saatlerinde, Erzincan Tercan'da bir yolcu otobüsü karşıdan gelen ve şeridinden çıkmış olan bir TIR ile çarpıştı. Kazada 26 kişi can verdi, 30 kişi de yaralandı. Ölü ve yaralılar Tercan Devlet Hastanesine getirildi. Sağlık Bakanlığı tarafından Temmuz ayının başında Tercan Devlet Hastanesi'ne geçici görevle gönderilmiştim. Kazanın olduğu saatlerde de Tercan'daydım. Kaza haberini alır almaz hastaneye koştum. 

Tercan Devlet Hastanesi'nin bahçesi tam bir savaş alanına dönmüştü. 

Marmara ve Düzce depremlerinden sonra bölgede çalışmış ve yüzlerce ölü, yaralı, kolu, bacağı kopmuş, ezilmiş insanları görmüş bir acil hekimi olarak, Tercan'da gördüklerim karşısında dehşete kapıldım. 

Ambulanslar kaza alanında gördükleri, buldukları her yaralıyı, her cesedi  hastaneye taşımıştı. Ameliyathanesi olmayan, acil servisi çok mütevazi olan, temel acil müdahale ekipmanları dahi bulunmayan bu hastanenin tüm personeli hayat kurtarmak için seferber oldu.

Kolu, bacağı kopmuş olan, derin yara nedeniyle çığlık atan, son nefesini verirken sevdiklerinin adını sayıklayan insanları bugün hala gün gibi anımsıyorum. 

Sadece bunlar mı ?

Araç içinde savrulup, adeta teneke konserve içinde çalkalanıp, parçalanarak ölen insan örnekleri o kadar çok ki.

1 Kasım 2014 tarihinde Isparta'nın Yalvaç ilçesinde tarım işçilerini taşıyan midibüste, 17 kişi öldü, 28 kişi de yaralandı. İşçiler elma bahçesinde çalışmak üzere Gelendost'a gidiyordu, midibüste 42 kişi vardı. Olması gereken yolcu sayısından iki kat fazla. Saat 07.15'ti, gün yarı aydınlanmıştı ve midibüs girdiği bir virajdan çıkamadı, şarampole yuvarlandı. Tarım işçilerinden 17'sinin öldüğü kaza sonrasında cansız bedenler yola saçıldı, yaralılar etrafa savruldu.

KURTULUŞ SAVAŞINDAN DAHA ÇOK

Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre; 2016 yılında Türkiye genelinde 413 bin 169 trafik kazasında 3 bin 493 kişi hayatını kaybederken, 307 bin 629 kişi de yaralandı. 

Büyük Taarruz'da 2 bin 318 şehit, 9 bin 360 yaralı ve Sakarya Meydan Muharebesi'nde 3 bin 758 şehit, 19 bin yaralı verdiğimiz düşünüldüğünde, trafik terörünün boyutları bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

SON SÖZLER: Daha geniş yollara, daha emniyetli araçlara ve ağırlaşan trafik cezalarına rağmen trafik kazaları azalmıyor. Kazaların en önemli nedeni kural ihlalleridir. Bu da insan hatasına bağlıdır. Çözüm, ilköğretimden başlamak üzere her gün, her fırsatta, her dakika, "kurallara uyma" eğitimidir.