'Çubuklu'nun verdiği ders

22 Mayıs 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Türkiye'nin spor tarihinde gördüğü en büyük kupa Çubuklu sporcuların ellerinde ülkeye geldi.

200'ün üzerinde ülkede 2 milyar insan bir Türk takımının üzerinde Çubuklu forma, yüreklerinde Ay-Yıldız Avrupa'nın en büyüğü olmasını izledi.

Sacramento Kings'den Barcelona'ya kadar tüm dünya avuçları patlayıncaya kadar Çubuklu'nun evlatlarını alkışladı.

Aslında 3 Temmuz'da FETÖ'sü ile tüm devlet kurumları ile ahlaksızları, jurnalcileri ile, iftiracıları ile, onursuzları ile boğazına sarıldıkları bu camianın büyüklüğünün o kupaya ihtiyacı yoktu, FETÖ/PDY'ye ilk kurşunu atan camia olarak onun yardakçılarının elindeki tüm kupaları çoktan çöpe atmıştı ama bu ülkenin en ihtiyacı olan zamanda ortaya çıkıp insanları meydanlarda tek bayrak altında toplayıp gözyaşlarına boğarak bu ülkeye  bir kez daha en ihtiyacı olan zamanda değerini hatırlatmıştı.

En ilginç olaylardan biri tüm 3 Temmuz boyunca FETÖ/PDY'nin sözcülüğüne savunan ve Fenerbahçe'ye iftirayı kurumsal politika haline getiren Galatasaray'ın kurumsal kişiliğine rağmen tamamı Fenerbahçe etiketleri olan sosyal medya etiketleri arasında "Galatasaraylı" etiketinin günün konusu (TT) olması idi. Binlerce insanın birbirlerinden habersiz "Bir Galatasaray'lı olarak Fenerbahçe'yi kutluyorum..." yazması sonrası oluşmuştu bu etiket, Fenerbahçe'nin bu ülkenin yüreğinde nasıl bir yer ettiğini, Galatasaraylılara bile kara propagandanın işlemediğini gösteriyordu.

İlginç bir geceydi, maç başında çoğu insanımızın bir Yunan takımını destekleyecek kadar evrensel değerleri benimseyen olgunluğa erişmesi ile gurur duyacak noktaya gelmişken maç sonunda birdenbire kafatasçı bir milliyetçiliğe uzanan zavallıklarına şahit olduk, sonuçta Fenerbahçe'ydi bu ideolojileri bile parçalar insanları Nazizm ile Marksizm arasında pinpon topu gibi oynamaya mecbur ederdi.

Artık Fenerbahçe dünya markası, kendi stadını ve salonunu yapan dinamiklere 200 ülkede 2 milyar yeni taraftar ve tüm dünyada tanınan ve saygı duyulan bir organizasyonun kupasını ekledi ve Türk sporunun büyük ağabeyi olduğunu kanıtladı. Kısa süre sonra 3 Temmuz'la ortak akıl oluşturup meydanları Fenerbahçe'yi izletecek dev ekranlarla donatacak güce ve olgunluğa erişen bu camia Şampiyonlar Ligi'ni de kaldıracaktır.

Fenerbahçe'de değişim başladı ve önündeki tüm engelleri yıkarak ilerliyor, rakiplerinin tek planı ise 21. yüzyılda hala "Fenerbahçe bizi eziyor, devlet bizi kurtarsın", 3 Temmuz'da kendi elinizle yarattığınız canavar sizi yuttu artık kim "ikinci" sorusunun cevabını hep beraber arayabilirsiniz.

Bu takım bundan bin yıl sonra bile aynı şekilde mücadele ediyor olmalı çünkü bunun anlamı hem dünyada hem de Türkiye'de telefonlu çocukların Fenerbahçeli olması, bunun bedeli, fiyatı yok paha biçilmez hepimiz elimizi cebimize sokup bu takıma destek olmalı onların mücadelesinin sonsuza kadar sürmesini sağlayacak fedakarlığı yapmalıyız, kombine pahalı falan diye şikayet etmeden. 

Bugünün hatırına çok fazla yazmak istemiyorum ama o Nusret çirkinliği neydi öyle yahu, bir dünya markasının şampiyonluk kutlamasında o garip adamın ne işi vardı, yakışmadı, çirkindi umarım bir daha olmaz.

Aziz Yıldırım'ı da unutmayalım, tüm Olimpiyakos kadrosunu tek tek teselli etti ve zaferi coşkusuna kapılmadan büyük bir vakurla kutladı, ah be Başkan şu egon olmasa dünya tatlısı adamsın... ama yine de ellerine sağlık çok teşekkür ediyoruz.

Ülker Grubu bu lider camiaya liderlik ederek doğru hoca ve doğru kadro ve istikrar ile bu camianın potansiyelinin ne olduğunu gösterdi, çok önemli bir adımdı bu olan, onları da unutmayalım zaten Başkan hemen onları kutladı.

 

Sonuç; Fenerbahçe, zaten Türkiye'nin en büyüğü idi ama 3 Temmuz'da tek büyüğü oldu ve şimdi de onun sonuçlarını alıyor çok daha fazlasını da alacak. Rakiplerinin kendi dinamikleri ile kazanamadıkları şeyleri siyasetten, FETÖ'den, savcılardan falan bekleyen stratejisi de çöktü, yokoluşa gidiyorlar çünkü siyaset en çok oya dönüşen şeyi sever artık onlar Fenerbahçe'yi seviyor çünkü artık bu ülkenin en çok sevileni Fenerbahçe.

Unutmadan söyleyeyim yanına kimseyi ilave etmeden "Türkiye'ye gelen en büyük kupa" demeyi öğrenin çünkü seneye yenisi gelecek.

Biz kazandık, siz kaybettiniz.