Gazetecilik etiği

26 Mayıs 2017 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Bıkmadan usanmadan yazacağım. 

Çünkü bir tür mafyatik/masonik Suskunluk Yasası (Omerta) gereği, herkes bilir, kendi arasında konuşur, fısıldaşır ama dile getirmez.

Medyanın içindeki bir kısım kirli-çürümüş-ahlak yoksunu pislik, aldıkları maddi menfaatler karşılığında birilerine kölelik (başka bir ifade kullanmak isterdim de) etmekten adeta zevk almıştır, almaktadır.

Kimi zaman bir küçük apartman dairesidir bu. Kimi zaman bir villa. Kimi zaman "Villacıklar". Bir otomobil, beleş bir tatil, oğlunun-kızının okul masrafları vesaire. Hatta, bir gösterişli kol saati veya dolmakalem.

Geçen hafta semt pazarında bir limon sıkacağı satıyordu vatandaşın biri. Hiç ilgilenmeden önünden geçerken kolumdan yakaladı ve "hak edip etmediğimi başkalarının takdir edeceği" övgüler sıraladı. Sonra da sattığı üründen bir tane hediye etmek istedi. Fiyatı 5 (beş) TL. plastik bir aparat. Limon dilimini içine koyuyor ve sıkıyorsun suyu çıkıyor. Dakikalarca itişip kakıştık o 5 TL'yi verebilmek için. Sonunda verdim tabii. Çünkü ille de çantama zorla koyuverdi o minik plastik aparatı.

Hediye etmek istemesinin gerekçesini de "Abi senin bizde çok emeğin" var diye anlatıyordu. "Haber veriyormuşum" yıllardır... "Bilgi veriyormuşum, uyandırıyormuşum... Bu bir emekmiş..."

Dedim ki, ben bunun karşılığını zaten sizin satın aldığınız gazetelere ödediğiniz paralar ve TV'lere ödediğiniz dolaylı vergi ve paralar üzerinden alıyorum. Yani parasız almıyorsunuz o bilgi ve haberleri. Biz de maaş-ücret alarak görevimizi yapıyoruz.

Mesele 5 TL 10TL 100 TL meselesi değil. Anlatmak istediğim şey, şu: Herkes herkese, bir çay kahve ikramında ya da minik-büyük hediye sunumunda bulunabilir. Ama bu konuda en hassas olması gerekenler insanlar gazeteciler olmalıdır. Kamu görevinde bulunanlar, hukuk insanları ve özellikle de siyasetçiler buna dahil tabii...

Temiz olmalıyız.. Anlatabiliyor muyum arkadaşlar?

O villanın bahçesinde içtiğin çaydan (viskiden?) aldığın her yudumda bunu hatırla.

Ben her ay başı zar zor da olsa, ev kiramı yatırıp arkama yaslandığımda öyle huzurluyum ki...

Tavsiye ederim.

Zafer Arapkirli