Ekonomi, işsizlik ve refah üzerine...

31 Mayıs 2017 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

Ülkeyi yönetenler hangi alemdeler anlamakta zorlanıyorum.

Ülkenin içinde bulunduğu koşulları devletin resmi kurumları, sendikalar, sivil toplum kuruluşları takip eder, rapor haline getirir ve kamuoyu ile paylaşır.

Bu raporlar her halde yayınlandığı ile kalıyor olsa gerek ki, paylaşılanlar ve yöneticilerin söyledikleri çok farklı.

Tamam, okumayan, araştırmayan, bir toplumuz doğru ama gerçekler ortada iken her şeyi güllük gülistanlık (Sorunları bulunmayan; neşe, bolluk ve huzur içinde olan yer) gibi göstermekle ne kazanmayı umuyoruz? Anlamak zor.

İşte TÜİK verileri (Sayı: 24941-15 Mayıs 2017); İş gücü İstatistikleri, Şubat 2017.

İşsizlik oranı % 12,6 seviyesinde gerçekleşti; Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 676 bin kişi artarak 3 milyon 900 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,7 puanlık artış ile  % 12,6 seviyesinde gerçekleşti (2002'de % 12 idi). Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 2,1 puanlık artış ile % 14,8 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 4,7 puanlık artış ile % 23,3 olurken, 15-64 yaş grubunda bu oran 1,8 puanlık artış ile %12,9 olarak gerçekleşti. 

Kayıt dışı çalışanların oranı % 32,8 olarak gerçekleşti; Şubat 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan artarak % 32,8 olarak gerçekleşti. 

TÜRK-İŞ araştırmasının 2017 Mayıs ayı sonucuna göre;

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 1.528,67 TL (ama asgari ücret 1.404 TL)

Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1.910,89 TL olarak gerçekleşti.  

Günümüzde geçerli olan net asgari ücret dört kişilik ailenin aylık gıda harcamasını yine karşılamaktan uzak kaldı. Bekar bir işçi için hesaplanan aylık yaşam maliyeti ile net asgari ücret arasındaki fark 507 TL olarak hesaplandı. 

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 4.979,38 TL oldu.

TÜRK-İŞ'in verileri temel alındığında "mutfak enflasyonu"ndaki değişim Mayıs 2017 ayında şöyle gerçekleşti: 

Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin "gıda için" yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0,70 oranında arttı.

Yılın ilk beş ayı itibarıyla fiyatlardaki artış yüzde 6,74 oranında gerçekleşti.

Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 11,18 oldu.

Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 4,15 olarak hesaplandı.

İşsizlik rakamları, asgari ücret, açlık sınırı ortada. 

"Hazine Müsteşarlığı 20 Nisan 2017 tarihinde 2017/62 sayılı bildiri ile merkezi yönetim borç stokunu yayınladı, rakamlar dudak uçuklatıcı boyutta.

Merkezi yönetim brüt borç stoku 31 Mart 2017 tarihi itibarıyla 793,3 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 

Borç stokunun 483,3 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsi, 309,9 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluşmaktadır."

2002 yılında vatandaşların (tüketici kredisi, kredi kartı, ihtiyaç kredisi, ev kredisi v.s) borç toplamı 6,6 milyar lira iken, 2016 yıl sonu itibari ile 420 milyar lira. Borçlanma oranı gelirin % 70 i ne dayanmış. 420 milyar borç 26 milyon kişinin.

Ülkenin ve vatandaşın borcu ortada...

2002'de milli gelirin içinde sanayinin payı % 21 civarında idi, şimdi % 14 e düşmüş. Yani sanayide gerilemişiz. Üretmeyen bir ülkede refah olur mu?

"2 milyon 700 bin kişi kredi kartı borcundan dolayı kanuni takipe düşmüş." (Daha önceki bir yazımdan alıntı)

Halkın yarısı açlık yoksulluk sınırında yaşıyor.

15 yıldır tek bir fabrika kurulmamış, köprü, yol, tünel açılışları abartılı törenlerle gerçekleştirilerek olağandan farklı algı oluşturuluyor, yıllardır göz boyama siyaseti sürdürülüyor.

İktidar partisinin grup toplantısında dün "Bu ülkeye gerçek manada demokrasiyi de, cumhuriyeti de, refahı da getiren AKP olmuştur" denildi. (Bu yazıda demokrasi ve cumhuriyet e değinmedim)

İnsan gerçekten hayret ediyor...