6 saniyede yıkılanı 18 ayda onarmak

01 Haziran 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Moskova ile ilişkiler alanında Türkiye'de moraller yerinde, malum Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ekonomik yaptırımların kaldırılmasıyla ilgili kararnameyi sonunda imzaladı.

Gerçi, şu "meşhur domates" yasağı ve Türk vatandaşlarına vize uygulaması sürüyor ama nereden nereye geldiğimizi hatırladığımızda varılan noktayı küçümseme hakkına sahip değiliz.

Önce hafızalarımızı tazeleyelim...

Yaptırımlar neden uygulanmıştı?

Türkiye 24 Kasım 2015'te, "altı saniye" süreyle hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle bir Rus savaş uçağını düşürmüş, son derece sert tepki gösteren Putin dört gün sonra, yani 28 Kasım'da turizmden yaş sebze meyveye uzanan çok geniş bir alanda ekonomik yaptırım kararı almıştı.

Son 25 yılda iki ülke ekonomileri neredeyse iç içe geçtiği için yaptırımlar aslında Rusya'da da zarar verdi ama asıl kaybeden Türkiye oldu. Bu konuda farklı rakamlar dolaşsa da, genel tahmin Rus uçağını düşürmenin Türkiye için maliyetinin 15 milyar civarında olduğu. Zaten bu yüzden "barışmak" için çaba harcayan Ankara oldu, arabulucularla Putin'i "yumuşatmaya" çalıştı.

Aslında "zarar" sadece ekonomik faturayla sınırlı kalmadı, mesela Türkiye Suriye'de fiili olarak devre dışında kaldı.

Sonunda, 9 Ağustos 2016'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan St. Petersburg'a giderek Putin'le el sıkıştı.

Yani "uçak krizi"ne "resmen" nokta konulması dokuz ayı buldu.

Resmi nokta konuldu ama "filli barışma", yani yasakların kalkması için de bir dokuz ay geçmesi gerekti.

18 aylık çabanın sonucu, aslında 23 Kasım 2015 öncesi döneme dönüş olmadı çünkü bazı ürünlerde yasak ve Türk vatandaşlarına vize uygulaması sürüyor. Üstelik, aradan geçen sürede "yasaklı" Türk inşaatçıların Rusya'da alamadığı ihalelerin en az 3-4 milyar dolar olduğu hesaplanıyor.

Rus uçağının düşürülmesi çok tartışıldı, sonradan düşürmeyle ilgili olarak FETÖ'yü suçlayanlar da oldu ama bu konuda en yetkili ağızdan bir açıklama duymadık.

Türkiye Rus uçağını düşürmekte haklı olabilir ama uluslararası ilişkilerde haklı olmak yetmiyor, attığınız adımların her şeyden kendinize zarar vermemesi ya da bunu  baştan göze almanız gerekiyor.

24 Kasım 2015 sabahı Rus uçağının düşürülmesinin bedelinin 18 aylık kriz ve milyarlarca dolar zarar olacağı bilinse "vurun" denilir miydi?

Kuşkusuz hayır.

Rusya gibi ülkeler karşınıza alırken bir değil, 10 kere düşünmeniz gereken "tehlikeli" ülkeler.

Bu işin bir boyutu.

Türkiye ile Rusya arasında zaten tarihten gelen bir güvensizlik var.

Sovyetlerin dağılmasından sonra güven ortamını oluşturmak neredeyse 20 yıl sürdü.

20 yıllık çabayla sağlanan karşılıklı güven altı saniye yıkılıverdi.

Altı saniye ile yıkılanı yeniden kurmak 18 ayı buldu.

Şu an bile iki ülkenin birbirlerine tam anlamıyla güvendiğini söylemek mümkün değil.

Kısacası yıkmak çok kolay, yapmak çok zor.

Elbette, Türkiye'nin haklarını koruyalım... ama kendi ayağımıza kurşun sıkarak değil...

Geçmiş olsun!