Barış için, Nâzım için...

03 Haziran 2017 Cumartesi  |  GÜNLÜK

Rusya'daki Türk toplumu temsilcileri ve Rusyalı dostları ve Türkiye'den gelen ünlü konuklarla, büyük şair Nâzım Hikmet bu sabah Moskova'da mezarı başında anıldı. Novodeviçi mezarlığındaki Törendeki konuşmasına Nazım'ın "Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda/ Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında" dizelerini okuyarak başlayan Moskova Büyükelçisi Hüseyin Diriöz, Nazım'a hitaben "Sen bir ceviz ağacısın ve biz bunun farkındayız" diyerek tamamladı. Diriöz şairin mezarına "TC Moskova Büyükelçiliği" yazılı bir buket karanfil bıraktı.

Saat 10.00'da mezarı başında yapılan anma törenine katılım son yılların en yüksek seviyesindeydi. RTİB Nazım Hikmet Anma Komitesi Başkanı Ali Galip Savaşır açılış konuşmasında, Nazım'ı "hepimizi biraraya toplayan yüce çınarımız, ortak paydamız" diyerek selamladı.  Ali Galip Savaşır, "Bir kez daha bizi birleşriren ortak paydamız Nazım'ın huzurundayız. Onu yitirmenin hüznü ile ona sahip olmanın sevinci birbirine karışıyor. Bu törenler Nazım Hikmet'e olan vefa borcumuzdur, ona yolladığımız selamdır. Nazım'a haksızlıklar ettik, aziz bildiği vatanından ayırdık. Ama o haklı çıktı. Ona saldıranlar bugün hatırlanmıyor" dedi.

RTİB Başkanı Naki Karaaslan, konuşmasında, "Ülkeler, ilişkiler sıkıntılardan geçebiliyor. Bu birleştirici yerde Nazım inanılmaz bir önemi var. Aydınlar sıkıntı çekerler. Aydınları kamu malı olarak görüyoruz, aydınları korumamız gerekiyor. Anadolu insanının geleneğinde olan hoşgörü kavramını tekrar kazanmamız, aydınların uyarılarını dikkate almamız gerekiyor" diye konuştu.
 
Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Hüseyin Diriöz de, "Nazım Hikmet vatan hasretiyle kavrulmuş bir şairdir" derken, "şairin evrensel üslubuyla Türk
şiirinde çığır açtığını" belitti ve "Açıktır ki Nazım Hikmet vatanından çıkmış, tarihe mal olmuştur. Bugün bizler için teselli, mahkemelerden mahkemelere, hapislerden hapislere sürdüğümüz şairimizin vatandaşlıktan çıkarılma kararının 2009'da Bakanlar Kurulu kararıyla geri alınmasıdır" diye konuştu.
 
Gazeteci Nebil Özgentürk de konuşmasında, "Anadolu'da bir köy mezarlığına gömülmek isterken 54 yıldır burada yatıyor. Şiir hüznünde, şiir trajedisinde bir hayat. Rusya'da yaşayan Türkler alınmasın ama, ben Nazım Hikmet'in mezarını Türkiye'ye götürmek istiyorum. Niye biliyor musunuz; bazen gücümüz kalmıyor, yeni kuşaklar onun şiirini hissetsin diye. Anadolu'da bir köy mezarlığına koyalım onu" dedi.

Ahmet Mümtaz Taylan da, kısa konuşmasında "bir kez daha Nazım Hikmet'in huzurunda nefes almaktan mutlu olduğunu" vurguladı. Taylan, "Nebil'i çok severim, onu anlıyorum, ama Nazım nerede olursa, ayağı nereye basarsa orada oluruz" dedi.

Şair Sunay Akın, konuşmadında Nazım Hikmet'in şiirinden bahsettikten sonra, Gezi Parkı sürecine de gönderme yaparak, "Bir ağaç uğruna ya rab ne güneşler batıyor. Burada, Gezi'de 4 yıl önce hayatını kaybedenleri saygıyla anıyorum" dedi.

Nazım Hikmet'e ceza ceren beş hakimden dördünğn hukuk eğitimi olmadığını, bugün de Nazım'ı çizen karikatürist Musa Kart'ın, gazetecilerin, yazarların hapiste olduğunu anlatan Akın, konuşmadını "Türkiye ve ve dünyaya barış ve adalet dileyerek" bitirdi.

Aktör Rutkay Aziz de, Türkiye'deki hukuksuzluklara tepki gösterdiği konuşmasında yakın dostu Tarık Akan'ı da andı. Aziz, Tarık Akan'ın Bakırköy'deki mezarından getirdiği toprağı Nazım Hikmet'in mezarına bıraktı. Akan'ın mezarına götürmek için de Nazım Hikmet'in mezarından toprak alan Aziz, konuşmasını "Yüreğimiz ağrıyor. Bu ağrıyan yüreğin dinmesini dileyerek hepinizi sevgiyle saygıyla kucaklıyorum" diyerek bitirdi.

Nazım Hikmet'in şiirlerinden de unutulmaz besteler yapan Zülfü Livaneli de, Dostoyevski'nin Gogol için söylediği sözlere gönderme yaparak, "Hepimiz Nazım Hikmet'in ceketinden, atkısından çıktık. Biz Nazım'dan aldık bu eli, elimizden geldiğince yeni kuşaklara aktardık. Biz de geçeceğiz ama bu gelenek sürecek" dedi.

Livaneli, konuşmasını, Nazım Hikmet için bir gece önce yazdığı dizeleri okuyarak bitirdi.
 
Tören Ferhat Livaneli orkestrasının şarkıları ve anma töreninin geleneklerinden olan güvercin uçurmayla sona erdi. Livaneli, güvercinleri bırakırken, Türkiye'deki yazarlar, gazeteciler ve sanatçılara özgürlük diledi.

Zülfü Livaneli'nin yanı sıra Ferhat Livaneli orkestrasının solistleri Burcu Sinem Ünsal ve Aytekin Kaya ile konuklar, şairin mezarı başında Livaneli türkülerini Nazım için birlikte söylediler.

Bu arada sanatçı Rutkay Aziz, Tarık Akan'ın İstanbul Zuhuratbaba'daki mezarından getirdiği toprağı, Nazım'ın mezarına serpti. Tarık Akan'ın mezarına götürmek için de Nazım'ın kabrinden bir avuç toprak aldı.

Törenin sonunda konuklar, "barış, dostluk ve Nazım için" beyaz güvercinler uçurdular. 

(TürkRus.Com)