At-inek-keçi ve iktidar

05 Haziran 2017 Pazartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Eskiler, biraz daha açığı biz yaştakiler, yazıya direkt girmek yerine fikrini desteklemek amacıyla bazı benzetmeler yaparlar:

Kıssadan hisse çıkarıp nerede olduğumuz konularında tarihe not düşüp, nereye gittiğimizi anlatmaya çalışırlar.

Tıpkı bu yazıda olacağı gibi...

Uzatmadan, bilinen, kimi yazar tarafından kullanılan, ama bilmeyenler için anlatılmaya değer gördüğüm benzetme şöyle:

Uzun bir seyahat için uçağa binen orta yaşlı bir yolcu koltuğuna oturmuş. Bekle bekle sıkılmış. Sağ yanında oturan pencere kenarındaki yolcuya dönmüş:

- Biliyor musunuz, demiş, bilimsel araştırmalara göre, seyahat sırasında yanınızda oturanla sohbet ederseniz, vaktin nasıl geçtiği anlaşılmazmış. Yolculuk can sıkıcı olmaktan çıkarmış.

Pencere kenarından açtığı kitabı karıştırmakla meşgul yolcu başını çevirip sormuş:

- Hangi konuda sohbet etmek istersiniz?

- Hangisi desem bilmem ki, demiş, bizimki. Mesela; nükleer enerjinin ekonomiye dönüştürülmesinden, dolayısıyla insanların refaha kavuşmasından bahsetmek ister misiniz, diye sormuş:

- Hımmm, çekmiş yol arkadaşı, peki, demiş. Nükleer enerjiyle insanların nasıl refaha kavuşturulmasından önce aklıma takılan bir konuda fikrinizi almak isterim.

- Hay hay! Sorun, demiş, bizimki.

- At, inek ve keçi... Üçü de aynı otu yiyerek besleniyor. Ama biri kurutulmuş ot şeklinde, biri sıvı şeklinde, biri misket şeklinde dışkılıyor. Sizce neden?

Sohbete devam etmek isteyen bizimki biraz şaşırmış:

- Bu soruyu kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi, inanın bilmiyorum.

Yol arkadaşı.

- Madem, demiş, bir boktan anlamıyorsun, ne demeye iktidara gelip halka vaatlerde bulunuyorsun?

Burada bir parantez açıp belirtelim; aklınıza nifak sokmayın, anlatmak istediğimiz mesele Hollanda meselesi, başka ülke değil...

Haftalardır benzer haberleri okuyorum Hollanda gazetelerinde. Nükleer enerji meselesi gündemde değil, ama halkın ekonomik gücü konusunda siyasilerin "çaktırmadan" verdikleri mesajlar, yukarıda verdiğim örnekle örtüşüyor.

Hollanda'da bu yılın ilk 3 ayında enflasyon 2.6'larda seyretmiş. Sağlık sigorta şirketleri kar paylarını katlamış, bazı büyük bankalar yüzde 60 oranında kardaymış. Yeni hukümeti kurmakla görevli, VVD'li Liberal Başbakan Mark Rutte yönetimindeki iktidar, alım gücünü yukarılara çekmek için ellerinden geleni yapmakta imiş!

1 Ocak 2002'den bu yana Euro'ya geçişle başlayan ekonomik sıkıntıların bitmemesi, ileriye dönük planlamaların ne olacağı konularında açıklama yapılamaması, Hollanda halkını hiç mi hiç ilgilendirmiyormuş.

Dolayısıyla ülkede yaşayan yabancılar da durumdan nasibini alıyormuş.

Üst üste bindirilen zamlar, beslenmeden sağlığa, giyim kuşama, eğitimden sosyal hayata, dinlenceye kadar varan zamlara mızmızlanmanın dışında tepki veremeyen insanların ülkesinde "at-inek-keçi" kıssasından kim ne kadar ders çıkarır bilemem! Ama söyleyeceğim net bir şey var:

- Ulan! Daha "at-İnek-keçi" meselesini bile bilmiyorsun, ne işin var iktidarda?