Lağım kokusu

08 Haziran 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Ortalıkta bir koku var.

Yoğun ve pis bir koku. Lâğım kokusu sanki.

''Fetö'' diye isimlendirilen bir koku bu.

Ne zaman nasıl nerde başladı diye sorulunca.

Kapatılmalıdır bu köy enstitüleri şikayetleri devlet katında ciddiye alınınca başlayan bir koku.

Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Gençliğe Hitabesi''ne alternatif olarak söylenen ve algılanan ''Büyük Doğu'' dergisi etrafında kümelenenlerce zat-ı şahaneleri olarak kabul edilen Necip Fazıl Kısakürek'in,

''Annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa, gelmiş ve geçmiş bütün eski nesillerden hiçbirini beğenmeyen, onlara "siz güneşi ceketinizin astarı içinde kaybetmiş marka Müslümanlarısınız! Gerçek Müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başınıza gelmezdi!" diyecek ve gerçek Müslümanlığın "ne idüğü"nü ve "nasıl"ını gösterecek bir gençlik...'

Diye başlayan kindar gençlik hitabesiyle soslanan, beslenen, çoğaltılan ve saran Türkiye'yi bir koku bu.

Son örneklerini madalya olsun da nasıl isterse olsun diye sporda, özellikle olimpiyatlarda gördüğümüz ve neredeyse tümü dopinglenen sporcu ve spor yöneticilerinde gördüğümüz...

Hırs ve Makyavelist bir anlayışla paralel yürüyen bir koku bu. 

Son örneklerinden birisini de iki sezonda toplam 7 maça çıkmamış ve fakat kendisini neredeyse Türkiye'nin tarihi boyunca gördüğü en iyi futbolcu zannetmeye halâ devam eden, arda Turan verdi ( ardayı okuduğunuz gibi büyük harfle yazmadı yazarınız çünkü isimlerde büyük harf özel isimler içindir oysa arda bir cins isim sadece, Turan bu nedenle büyük harfle yazıldı çünkü o şeyin babası annesi özel insanlar fatih terim tedrisinden geçen cinsten değiller).

Ortalık kötü, hayatın her alanında kötü.

''Bu gençliği karşımda görüyorum. Maya tutması için otuz küsur yıldır, devrimbaz kodomanların viski çektiği kamıştan borularla ciğerimden kalemime kan çekerek yırtındığım, kıvrandığım ve zindanlarda çürüdüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allaha hamd etme makamındayım.'

Şeklinde süren kindar gençlik yaratıcıları eserleri ile gurur duyabilirler.

Ve bütün bunların yanında.

Milyon yıllık zeytin ağaçları Anadolu'nun bu kindar ve paragöz zihniyete kurban edilebir.

Bize kalan da kültürümüzün derinliklerine sığınıp onu güncellemek olmalı sanırım.

Yaratanı sevebiliriz yarattıklarından ötürü. Kimbilir belki o günleri de yaratır ve sevmeye devam ederiz memleketi yarattıklarından ötürü