Katar modası

09 Haziran 2017 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Şimdinin modası Katar.

Adım gibi eminim, 80 milyonun en az %80'i Katar'ın nerede olduğunu bilmiyor. Hatta Katar diye bir ülke olduğunu bilmeyen milyonlar vardır bu ülkede.

Ama şimdilerde Google'dan, oradan buradan alınan kopya bilgilerle yazı yazan bir yığın adam türedi.

Anında videolar başladı dönmeye. Reisçiler, her yaptığına kayıtsız şartsız destek verdikleri için, Katar bizim dostumuz, yanındayız gibi şeyler yazmaya başladılar sosyal medyada.

Oysa durumumuz ne kadar da hazin.

Katar denilen ülkenin nüfusu Kadıköy'den az. Ordusu 2000 kişi bile değil. Ama kişi başına düşen milli gelir 100 küsur bin dolar. Ülen, nüfusu 10 kat artır bakalım n'olacak diyen yok. Cehennem gibi kavrulan bir coğrafyada, her santimetrekaresinde ABD ve İngilizlerin izlerinin olduğu, üstlerden geçilmeyen, ama her ne hikmetse dünyadaki en önemli firmalara yatırım yapan bir ülkecik.

Bir zamanlar Kurtlar Vadisi vardı, orada da İplikçi vardı, baronların kara paralarını aklardı. Onların adına yatırımlar yapar, hisseler alır, oradan oraya paraları gezdirirdi. Katar deyince aklıma iplikçi geliyor nedense.

Sıfır katma değerle, gazdan petrolden gelen parayı koyacak yer bulamadığından, dünyada da kaynağı açıklanamayacak yığınla para sisteme girmeyi beklerken, yatırımları böylesine iyi kamufle eden başka bir ülke olabilir mi? Baksanıza, milli değerleri için dünyayı yakacak Putin bile Katar'a yığınla hisse vermiş devlet firmalarından. Olacak şey değil. Adam kıçı kırık Kırım'ı ilhak ederek dünyayı karşısına aldı, krizden burnunu çıkaramıyor ama gidecek, hem de elin Arabına, stratejik devlet firmalarının hisselerinden satacak! Duy da inanma. Vardır o işin içinde başka bir hesap. Zamanla da çıkar zaten ortaya.

Biz asıl kendi derdimize yanalım.

Başımızdaki zihniyet tam anlamıyla iki arada bir derede kaldı. Nereye dönse arkası tehlikeden kurtulmuyor. Her yere bir şekilde borçlu hale getirdikleri için ülkeyi, kimseye de gerçek anlamda "höyt" diyemiyorlar. Kısacası zihniyet çok kötü yakalandı.

Ben hiiç üzerime alınmıyorum. Zira memleketi bu hale getiren benim oy verdiğim ve desteklediğim zihniyet değil. Hoş benimkilerden de bir halt olacağı yok ama en azından ben masumum! O kadar yırtındım, okudum ettim, yazdım, anlattım. Öngörülerimin hepsi bir bir gerçekleşiyor. E daha ne yapayım bu ülke için! Yıllarca döviz de kazandırdım, ürettiği malını yurtdışına satarak, yani maddi borcum da yok!

Kısacası sayın zihniyet, sakın ha beni hesaba katıp da yine o çok dahiyane dış politik adımlarınızı atmayın.

Ben bu işte yokum. Ha, ne zaman "abi ben ettim sen etme, dediklerin doğruymuş, cahillik ettim" tarzı "Yeşilçam" lafları edip de karşıma gelip oturursun o zaman düşünürüm, yardım edeyim mi diye, o da belki!

Bu ülkeyi uçurumunun kenarına getirecen, borç batağına atacan, takiyenin dibine vuracan, itibarı iki paralık edecen, baskıyla, hileyle hurdayla ve korkuyla insanları ayrıştıracan, sonra da 300 bin nüfuslu Katar'a yardım diye ülkeyi savaşa sokup fişini çekecen. Artı bir de toprakları peşkeş çekecen. Yok kardeşim, sen ettin sen hesabını ver, beni bulaştırma.

Benim sahne alacağım zamanı ben biliyorumAz kaldı.  

Analizör