Fatih Terim'e 'sallamak'

09 Haziran 2017 Cuma  |  MENTOR

Yaşamım boyu ikiyüzlülükten nefret ettim, yüzüme ağır da olsa açıkça konuşan insanlara ise hep güvenmişimdir.

Düşmanın bile delikanlısı dedikleri budur çünkü düşman olduğunu bilirsiniz ve kendinizi koruma fırsatınız olur.

Böyle başladım çünkü Arda olayından beri Türk medyasında müthiş bir ikiyüzlülük dalga dalga yayılıyor.

Elbette bu meslektaşlarına sahip çıkma duygusu falan değil, Fatih Terim'in her açıdan kredisini tükettiğini biliyorlar ve sinsice bir zamanlar ellerinde yağdanlıklarla çiçeklerle donattıkları Fatih Terim'e söylemediklerini bırakmıyorlar.

Terim'i sevmem ama yapılan ikiyüzlülük, o hep böyleydi kendini hiç saklamadı ama bugün en ağır eleştirileri yazan adamların bir kaç ay önceki yazılarını açın  vıcık vıcık Fatih Terim güzellemeleri doludur.

Anladık ki Türk medyasının vicdanı varmış, daha doğrusu vicdanı varmış taklidini iyi yapıyorlar.

Niye mi böyle dedim, anlatayım

Tarih 12 Mayıs 2012, Fenerbahçe ve Fenerbahçeli Valisi, Emniyet Müdürü, Özel Yetkili Savcısı, Hakimi, Bakanı, Milletvekili ile terör örgütü mensubu gazetecileri  FETÖ/PDY kuşatması altında, kanunsuzluk almış yürümüş koskoca ülke Fenerbahçeliler için Nazi toplama kampına dönmüş.

O şartlar altında kadın, çocuk, erkek, genç delikanlı bu zulme karşı Fenerbahçe'sini korumak için seferber olmuş, o gün o maça da öncelikle kazanmak için değil Fenerbahçe'nin ailenin bir parçası olduğunu göstermek için gitmişlerdi, kucaklarında bebeler, ellerinden tuttukları çocuklar, sevgililer, dedeler, abiler, kardeşler biz buradayız Fenerbahçe'ye dokundurtmayız mesajı vermek için stadı doldurmuştu.

Zaten FETÖ/PDY gölgesi taşıyan ve her anından çirkin bir adaletsizlik fışkıran maçtan sonra kupayı kaybeden takımlarını alkışlamaya başlayarak bu duygularını gösterdiler ama rakip tahrik için hazırdı, Fenerbahçeli ülke tarihinin en büyük zulmü altında büyük bir acı yaşarken stada bayrak sokmuşlar tahrik için hazırlanmışlardı, maç sonrası soyunma odasının duvarına "küfür" yazıp resmi siteden bunu yayınlamaları en azından bir kısmının FETÖ/PDY ile ortak çalıştığı hissini uyandırıyordu. FETÖ/PDY fırsatı kullandı stadı cehenneme çevirdi o gün orada binlerce insanın, onlarca çocuğun ölmemiş olması sadece Fenerbahçe'nin o günkü dayanışma ruhunun sonucu ve artık saldırılara karşı oluşturduğu kollektif direnme gücü idi. Yoksa o gün FETÖ/PDY ve işbirlikçilerini o gün stadı bir Fenerbahçe toplu mezarına çevirmek amaç ve niyetinde olduğu artık çok açık, ayrıca tahrik nedeniyle yargılanan örgüt mensupları var.

O gün, bugün insanlık öğreten gazetecilerden biri bile çıkıp yahu ne kupası yüz milyon kupa bir çocuğun bir insanın canından daha değerli olabilir mi yapılan ayıptır diyemedi çünkü Başbakan'ı arayıp kupa isteyecek kadar güçlü olan o adamdan korkuyorladı ve yokmuş gibi, olmamış gibi davranıyorlardı. Şimdi utanmadan çıkıp duyar kasıyorlar çünkü tehlike geçti, Fatih Terim'in kredisi bitti, ona sallamaları lazım ki yeni dönemde kim gelecekse ona gidip bakın ben Terim'e sallamıştım desinler. Çok şey söylemek isterim ama sadece çirkin demekle yetiniyorum.

Gazeteci dövmüşler... Aykut hocamın dediği gibi benim acıma saygı duymayın acısına niye saygı duyayım ki? ,

Kendi düşen ağlamaz.