Pide kuyruğundaki 'velet'

13 Haziran 2017 Salı  |  SERBEST KÜRSÜ

Pide kuyruklarını severim, eski ramazanlardan ya da çocukluktan kalma bir hissiyat olsa gerek...

Son yıllarda Ramazan'la pek alakam olmamasına rağmen geçen pide kuyruğuna girdim. Önümde 10 yaşlarında hımbıl bir velet. Onun önünde sıcak pide bekleyen 30 kişi, sabırla beklemedeyiz. Fırın pide çıkarıyor, kuyruk hızlanıyor, bir yerde duruyor, yeniden pide atılıyor fırına, önünde bekleyen insan azalıyor, arkanda bir ordu, tuhaf hissediyor insan kendisini. 

Galiba aynı hissiyatta buluşmanın verdiği bir güç, her gün, her saatte, her yerde bulabileceğin bir şeyi beklemek de bir ibadet şekli gibi geliyor insana... Hımbıl velet sürekli bana  dönüp bişeyler anlatıyor, o kadar güzel ki veledin enerjisi, insan kayıtsız kalamıyor. 

''Abi, ben sıradan çıkıp birazdan gelsem, sıramı korur musun'' diye sordu bi ara. '' Tabii aslanım'' dedim. 

Hemen yan taraftaki marketin önünde duran dilencinin çocuğuna elindeki bozuk parayı, dünyanın en saf yardımseverliği ile verip yanıma gelmesi 20 saniye sürdü.  

Hımbıl oğlan, yüzüme bakıp teşekkür eder gülüşü ile yeniden önüme geçti... Çocuğun yanağını öyle bir sıktım ki, galiba acıdı! Acı ama hımbıl bir suratla yüzüme bakıp, neden böyle yaptığımı anlamadı, ben de anlatamadım !                                                        

Aslında anlatmak istediğim şuydu;  

'Hep böyle kal olur mu, 

her zaman böyle...''

Kadir Çetintaş

Not: Fotoğraf temsilidir.