Büyüme, büyümeme

14 Haziran 2017 Çarşamba  |  SERBEST KÜRSÜ

Veciz halkımın ne olduğunu bilmediği ama iktidarların icraatlarını allayıp pullamak için kullandıkları argümanın adıdır büyüme.

Sıradan bir vatandaşa sorsak nedir bu diye, aklına başka başka şeyler gelir. Çocuk büyümesi ile organların büyümesini beyninde harmanlayıp, bir şey büyüyorsa o zaman iyidir diye sonuçlandırır ve  olumlu bir izlenime kapılır.

Oysa bir ülkenin ekonomik olarak büyümesi için kıstaslar çok nettir, ürettiği tüm son ürünlerin satış rakamlarıyla çarpımı ekonomik büyüklüğü verir, bu rakam büyümüşse ekonimi de büyümüş demektir. Ama bir detay çok önemlidir: Eğer üretim miktarını artan fiyatlarla çarparsanız ortaya yalan yanlış bir bilgi çıkar ve çok kolay yanılırsınız. Yani; bir fabrika geçen yıl 1000 adet araba üretip, bunları tanesi 10000 tl'den sattıysa 10.000.000 tl büyüklüğü var demektir, bir sonraki yıl yine 1000 araba üretip 15.000 tl den satıp da cirosunu 15.000.000 yaptıysa bu büyüme değildir! Cironun artmış olduğunu ifade eder ki milletin anlamadığı nokta da budur. Oysa bir iktidar "ekonomimiz şu kadar büyüdü" diyorsa, üretilen malın değerinin, BİR ÖNCEKİ YIL FİYATLARIYLA, arttığını söylemiş yani üretimi artırdığını ilan etmiş demektir.

Yukarıdaki örnekle açıklarsak; fabrika bir sonraki yıl 15.000 araç üretmiş ve bir önceki yıl fiyatlarıyla sattığında 15.000.000 tl ciro yapmış ve reel olarak %50 büyümüş demektir. 

Konu aslında bu kadar net ve açıktır. Ama gel gelelim, şu anda iktidarda olan zihniyet bu detayı anlatmaz. Çünkü anlatırsa tüm foya ortaya saçılır. Zira memlekette ciddi bir enflasyon yanı fiyat artışı var ve haliyle yeni fiyatlardan ülke ekonomisinin büyüklüğünü hesapladığınızda ortaya anormal bir büyüme rakamı çıkması kaçınılmazdır. 

Diyelim zihniyet haklı, yani memleketin ekonomisi gerçekten ilk çeyrekte %5 büyüdü!

O zaman bunu nasıl hissederiz? 

Bir kere bu büyüme işsizliği düşürür. Gayet mantıklı, eğer her iş yeri % 5 büyüdüyse dolayısıyla çalışanların sayısı da artmış demektir. Öyle bir şey var mı? Yok!

Bu rakam reel olsaydı, memleketin namusu olan resmi para birimi diğer ülkelerin para birimi karşısında değer kazanırdı. Neden? Çünkü, sizin ekonominiz büyüdü, satışınız da haliyle arttı ve döviz girişiniz arttı ve bu da dövize talebi düşürdü ve paranız değerlendi. Var mı böyle bir şey? Yok elbette! Olsa farkederdiksmiley

Büyüme reel %5 olursa başka bir olumlu etken , piyasalarda para bolluğudur. Yani, küçük ve orta işletmeler saçma salak çeklerle işlerini döndürmeye çalışmazlar, ödemelerini düzenli ve kısa vadeli yaparlar, çekleri karışlıksız çıkmaz ve herkes mutlu bir şekilde ticaret yapardı. En ufak bir emare var mı? Yok!

Reeli %5 olsaydı, ilk çeyrekte enflasyon kesinlikle düşmek durumundaydı. Herhalde bunu açıklamama gerek yok! Öyle bir şey oluyor mu? Aksine enflasyon artıyor.

Son olarak, eğer bu rakam namuslu insanlar tarafından hesaplanan ve ilan edilen rakam olsaydı, memlekete yatırımlar deli gibi artar, açılan şirketlerin sayısı kapananlardan çok daha fazla olur, bankalar kredi faizlerini düşürür, gariban halkım kredi kartı ekstrelerini zamanında ödemeye başlar, insanların maaşları döviz cinsinde artmaya başlar, ülkenin genelinde bir memnuniyet havası dalga dalga yayılır, trafikte bile primatlar kırmızıda durmaya başlar, sokaktaki kadınlara göz ve el tacizleri azalır, doğudaki illere yatırımlar patlar, eğitim seviyemiz yükselmeye başlar, kısacası İsveç gibi bir ülke olmaya başlardık. Bunlar oluyor mu? Hayır!

Demek ki neymiş, büyüme dediğiniz şey öyle basit bir rakam değilmiş. Gerçekten bir ülkenin ekonomisinin büyümesi için ciddi yatırımlar yapılması, sistemli çalışılması, katma değer yaratılması şartmış! Peki bunlar öyle zart diye 3 ayda olacak şeyler midir? Elbette hayır. Bakınız Güney Kore. Adamlar yıllarca uğraştılar didindiler, acayip dünya markaları çıkardılar ve biz onların önündeyiz büyümede!!! 

Yahu bi gidin artık, bi bırakın şu takiyyeyi, kandırmacayı. Tamam veciz halkımın %35'i siz ne derseniz yutuyor da bir de geri kalanın %35'i var ki onlar bir taraflarıyla gülüyor bu zırvalıklara. 

Son söz: Büyüme %5 bir 'pembe' yalandır. Değilse çıksın ekonomi bakanı, alsın kağıdı kalemi eline, ortak yayınla bize bu hesabı anlatsın. 10 dakikasını almaz ve inanın o %35 bile anlar. Ama yapamaz, yapmaz. Çünkü, emir demiri keser. Dünyanın en ucuz askerini Katar'daki paraları ve hisseleri korumak ve kurtarmak için göndereceklerinden algının değiştirilmesi, Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunun pompalanması lazım. Tabii yiyene...

Ha bu arada bu büyümeyle biz harbiden 2019'a en büyük 10 ekonomiden biri kesin oluruz! Naylon da olsa! Çok net!

Analizör