Ses bombalı 'zerafet'

15 Haziran 2017 Perşembe  |  MENTOR

Genelde ülke aydının, özelde Türk solunun "kalıpları" vardır.

Osmanlı kötüdür...

Etnik kökene dayalı solculuk meşrudur...

Onlara göre MHP'li inşaat işçisi faşist, AKP'li inşaat işçisi yobazdır...

Bu kalıplardan biri de spordadır, Fenerbahçe güçlüdür, ezendir,  karşısındaki rakibi de mağdur onlara göre en zayıf Beşiktaş'tır, korunmalıdır.

Bu kafaya göre Fenerbahçe hep haksızdır, hep kırandır, parçalayandır, hiç mağdur olmaz.

Dün akşam aynı mide bulandırıcı çifte standart Akatlar'da idi. 

Önce bir tanımlama yapalım ki, at ile it izinin birbirine girdiği ortamda kendini aydın sanan kifayetsiz muhterisler ne dediğimizi anlasın. Objektif olmak bir konunun ve tartışmanın her iki tarafına aynı uzaklıkta olmak değildir, objektif olmak hep doğruya yakın olmaktır.

Ama dün akşam yayıncı kuruluşun objektiflerinin bunu bilmediğine kalıbımı basarım, ortalık küfürden yıkılıyor, bir basketbol maçında, sahaya ses bombası atmak gibi eşine az rastlanır, hatta hiç rastlanmaz bir ilkellik organize şekilde sergileniyor, organize küfürler var, yayıncı kuruluşun objektif sunucusu;

- Efendim Ülker Arena'da da oldu, Beşiktaş seyircisi yapanları kınıyor, aslında çok nezih bir ortam var.

Objektif ya beylerimiz, herkese aynı mesafedeler ya iki saniyede Eurolig gibi, Avrupa'nın en üst düzey organizasyonunda neredeyse ceza almamış, çoğu zaman kendi futbol seyircisi tarafından bile taraftar bağlılığı ile bağdaşmayan"zerafetleri" dolayısıyla eleştirilen -ki ben de eleştiriyorum- basketbol kültürüne sahip, hanımefendileri beyefendileri sahaya ses bombası atan, koro halinde küfreden bir grup organize holiganla aynı kefeye koyuvermişlerdi. 

Objektif ya, aslında objektif falan değil doğruyu söylemeye cesareti olmayan bir eyyamcı sadece çık söyle doğruyu de ki; Ülker Arena'da beyefendi gibi maç seyrettik olmadı bunlar de sonra da gazeteci ol, olamadın eyyamcı oldun.

Beşiktaşlılara da Galatasaraylılara da büyük saygım var, benim en yakın arkadaşlarım arasında onlar var ama dün akşamki görüntü çok çirkindi ve Fenerbahçe basketbol seyircisi ile karşılaştırmak bence terbiye sınırlarını ve dürüstlüğü oldukça zorlamak anlamına gelir.

Biz bu senaryoyu çok gördük, 3 Temmuz'u yaşadık, ders aldık öğrendik, Fetö ile mücadele ettik,derin devlet ile mücadele ettik, kendi yönetimimiz ile mücadele etmeyi  öğrendik.

Şimdiden söyleyeyim o smaç yaparken tutmaya çalıştığınız Ekbe'nin kolu var ya, onu tekrar tutmayı denemeyin çünkü o kol 30 milyon insan gücündedir altında kalırsınız. Hakemi, federasyonu kim olursa olsun o yiğitleri geçmişte elimizden haksızca alınanların arasına yazdırmaya hiç niyetimiz yok.

ERGİN ATAMAN

Önce Barcelona'ya gidiyordu sonra Galatasaray'da ücretsiz kalmayı teklif etti. Bence 3 Temmuz sonrası spor kamuoyunun artık bu tür kazanma dışında ilkesi olmayan insanlara prim vermiyor olduğunu görmek açısından önemli bir örnek. Zaten Galatasaray olmasa çok önceden işsiz kalırdı ona rağmen Galatasaray'ı bile yerin dibine sokmaktan kaçınmamış.

RİVA

Galatasaray'ın ilginç bir taraftar bağlılığı var kulüple aralarında o kadar büyük bir mesafe var ki, Riva arazisi için teklif edilen 100 milyon TL.'nı  ile satış cirosu olan 1 milyar TL. ile karıştırıyorlar kulüple ilgileri bu kadar. O satılan Fenerbahçe arazisi  olsa o arazinin 500 yıl sonraki değeri için bile binlerce blog yazısı yazılırdı. Fenerbahçe ile Galatasaray taraftarının bağlılığı arasındaki farkı göstermesi açısından ilginç bir örnek.