Sinir bozucu sorular

16 Haziran 2017 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Zihniyetin sinirini zıplatacak sorular soralım, soralım ki. belki kuş taşa çarpar ve bir âdemoğlu az biraz düşünür...

MİT TIR'ları silah taşıyor diye gazetelerde boy boy haberler çıkarken, dönemin Başbakanı ve diğer büyükleri o TIR'larda silah yok, insanı yardım malzemesi var diye bas bas bağırdılar değil mi?! E peki, neden şimdi bir gazeteci, hem de millevekili bir gazeteci ajanlıkla ve devlet sırlarını ifşa etmekle 25 yıl hapse mahkum ediliyor? İnsanı yardım TIR'larını ifşa etti diye mi???

Uluslararası para aklama merkezi olan bir ülkeye , komşu dindaş ülkeleri cart diye ambargo uygularken, ABD Başkanı Amerikalı müteahhit de aha ben istedim oldu diye böbürlenirken, bizim devlet büyüklerimiz Katar'a destek için asker göndermeye hazırlanırken nasıl oluyor da ABD ile o malum ülke küt diye 12 milyar dolarlık savaş uçağı anlaşması yapıyor? Suçlandığı amaca hizmet etsin diye mi? Hadi onlar yapıyor (hep yapıyorlar zaten) bizim devlet büyüklerimiz yine ve yeniden mi tongaya basmış oluyor?

Damatlar milletin gözünün içine sokula sokula serbest bırakılırken, göz göre göre "federandum"da hile yapılırken, veciz halkım, vicdanını haksızlıklara karşı nasıl kapatabiliyor? Kutsal kitabı mı okumamışlar? Ya da vicdan falan hikaye mi?

Manyak sapıklar kendi kız çocuklarından bile tahrik olup, akla ziyan uydurma fetvalarla küçücük kızları toplumun önüne seks objeleri olarak atarken, tepeden tırnağa her tarafını kapamış dindar devlet kadınlarımızın aklına hiç mi kendi kızları gelmiyor? 

Memlekette 85 bin cami var. Her camiye 900 kişi düşüyor. Bunun 4'te 1'i camiye giden insan olsun yani 230 kişi. Bu da ortalama 4 kişilik aileden 57 aile yapar. Yani, 57 daireli bir apartman. Her katta 4 daire olsa 15 katlı TOKİ. Her 230 kişiye bir ibadet konutu yapan zihniyet, milyonlarca evsiz insanını ev sahibi yapamaz mıydı? Hem de bedavaya?? 

2002 Kasım seçimlerinde %34 oyla meclisin %65'ini ele geçiren ve o günden bu yana bir misyonu olan zihniyet, hüsran yaşadığı 17 Haziran'ı iptal ettikten ve son referandumdan sonra bu ülkenin en az yarısının artık seçim sonuçlarına inanmayacağını hiç mi hesaba katmıyor? Yoksa kendilerini ölümsüz, ilelebet iktidarda kalacak zümre olarak mı görüyor?

Her canlı ölümü tadacak düsturunu benimsemiş AKP'liler, öldükten sonra hesap vereceklerine inanıyorlarsa, her yıl Ramazan ayının 27.günündeki Kadir gecesine mi güveniyorlar, nasılsa affediliriz diye... Peki ya o günü göremeden ölürlerse???

Bir ülkede bir iktidar 15 yıl boyunca hep mi haklı olur? Hep mi her şeyin en doğrusu bilir? Hiç mi hata yapmaz? Hiç mi yanlış karar almaz? Hiç mi Cemaatçi barındırmaz? Hiç mi çürük elmaları olmaz? Bunun adı megolamanlık değil de nedir? Yoksa iş sadece menfaat midir?

Madem inanıyorsun, o zaman inancının gereğini yerine getir, dürüst ol. Benim gibi , senin gözünde kafir olanlara örnek ol. Beni kendi saflarına çekmek için  doğruluk dersleri ver, ver ki beni utandır. Ama dinime küfreden Müslüman olsa misali, hepsi benden daha çok inançlı değil.

Kafalarına geçirmişler bir din örtüsü, sömür babam sömür. Kılık kıyafet ve tuhaf kafa tokuşturmalarla kendilerinin ayrıcalıklı olduklarını düşünen bir yığın insan. Oruç zayıflamak için tutuluyor ama iftarda 10 saniyede künefeler löpletiliyor. Küfürün, yalanın, iftiranın bini bi para oruçlu ağızlarda.

El kadar kızlara yalanarak bakan tospağa kılıklı hödüklerin tuttuğu oruç, kıldığı namaz mı onları öbür tarafta kurtaracak? Ben bilmem ama onların dediğine göre mutlaka bilen ve gören var!

Doğru mu?

Analizör