Kediden kaçarken tavuğa tutulmak

24 Haziran 2017 Cumartesi  |  KÖŞE YAZILARI

11 yaşındaki, bir numaralı oğlum koşarak kucağıma atladı. Bu işte bir terslik olduğunu hemen anlamalıydım. Normal koşullar altında, ergen geçinen "bir numara" toplum içinde yanağından öpmeme bile izin vermezdi. Oysa ki bugün onlarca çocuğun içinde kucağıma atlamıştı. Çok mutlu oldum tabii, fırsat bu fırsat öpüp koklayıverdim, hemen sıyrıldı kollarımdan, heyecanla konuşmaya başladı:

- Anne, sana harika bir sürprizim var!

Heyecanı ve mutluluğu gözlerinden belli oluyordu zaten. Çantasını karıştırmaya başladı.

- Benim için resim mi yaptın?

- Hayır hayır, öyle bir şey değil.

Karıştırmaya devam etti ve aradığı şeyi buldu: "Bir yumurta!"

- Bu nedir yavrum?

- Anne, ne olduğunu anlamadın mı? Bu bir yumurta!

- Oğlum, bana omlet mi yapacaksın, bunun nesi sürpriz anlayamadım, lütfen yardımcı ol.

- Anne, bugün hayvan barınağına gittik ve bu yumurtayı oradan verdiler. Bu bir civciv yumurtası, eve kedi almama izin vermiyorsun, herhalde civcive de laf etmezsin.

- Oğlum civciv dediğin büyüyünce tavuk olur, evde tavuk mu besleyeceğiz? Sen ciddi misin?

Bir numaranın gözler doldu ve başladı söylenmeye,

- Anne yaa itiraz etme, evde bir civcivim olsun istiyorum, istiyorum da istiyorum!

Ahhh Tanrım, buna "kediden kaçarken tavuğa tutulmak" derler. Kedi olsa en azından kucağına alır seversin, mırıl mırıl negatif enerjini alır, kumu var, gider tuvaletini oraya yapar, en fazla tüyü dökülür ama ya tavuk? Ne laftan anlar, ne de kendini sevdirir, zaten sevilecek bir tarafı da yok.

Civciv ayrı, o sevilir tabii.  Yumurta da hayli ağır, içindeki olgunlaşmış belli. Şimdi yanlışlıkla elimden düşse kırılsa çocuklar ceset görecek, al sana travma. Yanlışlıkla buzdolabına koysam diğer yumurtalarla karışıp sofraya gelirse o da başka travma olacak, zaten sıcak tutulması gerektiğini de biliyorlar, offf...

Nedense çocukların evde hayvan yetiştirme aşkı, ebeveynlerle aralarında hep problem olmuştur. Kendi çocukluğumu hatırlıyorum da: 
Selamiçeşme'de evcil hayvan satan bir mağaza vardı. Zannedersem ortaokuldaydım, yazları o dükkâna gidip kafes falan temizlerdim. Para kazanmazdım, amaç hayvanları bedavadan sevmek, okşamaktı. Bir gün dükkân sahibi bana bir tavşan yavrusu verdi. Deli olmuştum. Onu eve getirişimi, sevincimi unutamam. O gün annem evde yoktu. Müjdeli haberi babam ona telefonda vermişti. Annemin telefondaki çığlıkları hala bile kulaklarımdadır: "Tavşan UĞURSUZDUR!, Ahşapları kemirir,  bir de tavşanla mı uğraşacağızzz?!..." Ertesi sabah hıçkıra hıçkıra o tavşanı geri götürmüştüm. Halime acıyan babam "Tamam, geri götürme alalım o tavşanı" demişti gerçi ama bu defa da ben yine hıçkıra hıçkıra "ama tavşan alırsam bu defa köpek almazsınız" diye ağlamaya devam etmiştim

Annemden çektiğimi bugün ben de benimkilere çektiriyor gibiydim, şöyle ki: Çocuklarımın ikisi de kedi delisi doğdular. "Eve kedi alalım! Hayır, almayalım!" savaşı sonsuza dek devam edecek sanıyordum ama günlerden bir gün şans yüzüme güldü.

"Bir numara" Aikido dersi alıyor. Ders aldığı yerde iki tane kedi var. Bizimkinin her ders sonrası burnu çeşme gibi akıyor, gözleri sulanıyor.

Önceleri ikisi arasında bağlantı kuramadık. Bir gün kedi yavrusu olan bir arkadaşının evine gitti, ertesi gün her yeri kabarmıştı. Anladık ki kediye alerjisi var. Çocuğumun dünyası yıkıldı. Ağlaya ağlaya bana geldi ve dedi ki:

- Anne, artık eve kedi alamayacak mıyız?

O anda aslında sevinçten çığlık atasım vardı. Artık kötü anne olmayacaktım, çünkü eve kedi almamak için müthiş bir sebebim vardı, ama yine de tüm mutluluğumu bastırarak dedim ki:

- Üzülme oğlum, tabii ki bir gün eve kedi alacaksın. Alerjin yaklaşık 20 yıl sonra geçer. Eh, o yaşlara gelince kendi evine de çıkmış olursun. İstersen üç beş tane bile alabilirsin canım benim.

İşte böyle, kediden kurtuldum diye sevinirken başıma bir de tavuk çıktı. Pes ediyorum! Tavuk için de direnirsem eve fare, yılan vb. getirmeye karar verebilirler. Hem tavuk candır! Kim demiş tavuk sevilmez diye?  Uzatmadım, yumurta eve geldi. Masa lambaları ve havluların altında sıcak tutulmaya çalışılıyor. Çatlarsa beş kişilik bir ailemiz olacak. Beyaz bayrağımı astım; heyecanla bekliyoruz civcivimizi. Hadi hayırlısı...

İmza: Kuzu annesmiley

Sevgiyle kalın,