Turizm gerçekleri

05 Temmuz 2017 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

20. yüzyılın sonlarında, 1990'larda "Hazır Rusya dayken bize oradan yazılar yollasana yahu...'" demişti turizm basınından tanışlar. Ben de turizm yazıları ile başlayıp yazdıkça "Vay be ben baya yazıyorum!.." diye havaya girip her  telden yaza yaza bir de baktım ki son yıllarda yazdıklarımı zaten daha önce de yazmışım. Bazı yazılarda ise böyle giderse şöyle olacak haaa bile demişim...

Fakat esas, memleketin hali bu kadar tatsızken turizmin halleri nice ola ki? Binlerce insan Adalet diye yürürken, Suriye batağında bir meçhule giderken, her gün şehit haberleri gelirken, Avrupa ile gerginlikler tavan yaparken, turizm nasıl olabilir ki? Turizmde her ne yaşanıyor ise, bunun adı ölüm kalım savaşıdır, acentalar, oteller, restoranlar, kafeler, tekneler, binlerce elemanıyla batmamak için çırpınıyorlar! 

Ancak bu ahval ve şerait içinde Medya Günlüğü'nün yöneticisi dostlar, "Turizmde Rusya filan neler oluyor, yazsana yahu..." deyince geçen gün, ben de onları kıramadım ve 2008'den kalma bu yazıyla ilk paragraftaki açıklamama somut bir kanıt sunmak istedim. 

Rusya'da turist tercihleri için yapılan anketlerde şu soru ve cevabı yıllardır hiçbir ankette değişmez: En çok hangi ülkeye gitmek sizin için CAZİPTİR?

Sıralamada hep İtalya, Fransa, İspanya çıkar. Türkiye hiçbir zaman ''cazip'' ülkeleri arasında çıkmaz. Ama Rus tatillerinde Türkiye bir numaradadır.

Yani Türkiye, bir bütün olarak, Rus turist kitlesi için gidilmesi en cazip bir ülke değildir ama zorunlu güneş ihtiyacı için en uygun ülkedir. 

Bir yataktır satın alınan, güneşe ve yemeye içmeye doymak için... Hepsi bu! Sovyet dönemi tatillerinde Kırım'da ve diğer Karadeniz kıyılarında gidilen sanatoryumların yeni adıdır Antalya. Her şey dahil ile bu sanatoryumun en iyi ilacı da yaratılmıştır.

Moskova'da yirmi yıl önce 3-5 turistik denilebilir restorant vardı. Şimdi Moskova'da binlerce her türlü restorandan, kulüpten, bardan geçilmez oldu.

Zaten ormana kurulmuş şehirde, muhteşem doğal parkları, nehirleri, göl kenarları bakımsızlıktan dökülürdü... Şimdi bu kıyılarda, marinalar, plaj kulüpleri var hafta sonları Fashion TV'yi aratmayan görsellikte! Hele bir de gittikçe artan saray yavrusu daça kültürünü, yani yazlık evleri eklerseniz bunların yanına... Cazibeli olmaktadır artık, Moskova yazları.

Rusya ile aynı güneş açlığındaki İskandinav ülkeleri, kendi ülkelerinde güneş olduğu zaman hiç bir yere kıpırdamaz... Neden kıpırdamaz? Çünkü muhteşem göl, orman, çimler üstünde yatar güneşlenir, yüzer, yelken de yapar ski de ve en cazibeli ortamda güneşli tatilini geçirebilir... Sadece güneşe hasret, karanlık kış aylarında güneş satın alır yurtdışında. En ucuzu Türkiye'de olmak üzere tüm dünyada güneşe yollanır kasımdan nisana kadar... (Şimdilerde yaz aylarında da gelmekte oluşlarının nedenini, ülkesinde 3 şişe fiyatına alabileceği, her şey dahilin limitsiz birasında aramak gerekir)

5 yıla kalmaz, başta Moskovalı turist, haziran-eylül arası Moskova nehir-göl kenarı beach club'larda güneşli temmuz-ağustosun tadını en ''cazibeli'' şekilde çıkarırken, biz de acaba ne oldu bu Ruslara demeye kalmadan, Antalya'nın bu cazibe işini artık acil olarak halletmemiz gerekir.

Nedir İtalya'yı böyle cazip kılan? Elbette bir Floransayı bir Venedik'i yaratamayız, Venedik Palas'ı kopyalasak da... Ama çevreyi, arka sokağı, ne yaparız? 

Rus; İtalya'ya cazip diyor... Disneyland mi var orada? İtalya'da olmayan cazibe Kapadokya'da, İstanbul'da, Pamukkale'de var. Bağlamalıyız bu noktaları Antalya'ya. Antalya'yı böyle bir resort kabul edip onu ülkenin diğer ''cazip'' köşelerine bağlamalıyız. Efendim, Side, Perge, Aspendos var demekle olmuyor bu... Tunus'tan gir, Mısır'dan çık tüm Güney Akdeniz'de... Portekiz'den gir Suriye'den çık tüm kuzey Akdeniz'de var bu Side, Perge, Aspendos'tan yüzlerce. Ama bir tane Venedik, bir tane Pamukkale var... Bir tane Siena, bir tane Kapadokya var. Bir Roma'nın, karşısında 3 kere muhteşem İstanbul var.

Peki Antalya'da yaratılamaz mı bir cazibe? Mesela bir Barselona kadar? Yaratılır da, önce bir Mimar Sinan sonra da bir Gaudi lazım! Ya da Barselona'yı kurtaran Olimpiyat da olabilir ama o bile insansız olmuyor.

Ama belki Dubai olabilir Antalya! Bakın bu olabilir. Ha gayret... İnsan gerekmiyor Dubai olmaya... Para yetiyor!