Gazetecilik ve aktivizm

10 Temmuz 2017 Pazartesi  |  GÜNLÜK

Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, gazetecilikle aktivistlik arasındaki ince çizgi konusunda şunları yazdı:

"Akademisyen Doç. Dr. Esra Arsan, Evrensel gazetesindeki bir yazısında sosyal medyadaki yorumlarının gazetecileri siyasal aktör haline dönüştürdüğünü ve "onları haberciden çok aktivist haline getirdiğini" vurguluyordu:

"Gazetecilik doğası gereği kendi içinde bir aktivizm barındırır. Hak aramayı, ezilenin yanında olmayı, sesi duyulmayanın sesi olmayı şiar edinmeyene, gizli kapaklı kötülükleri ortaya dökmek için cesurca araştırma yapmayana gazeteci denmez. Ama haberciliğin dikenli yollarına girmek yerine aktivist yorumculuğun konforuna sığınmak da ne derece gazetecilik olarak tanımlanabilir? Kanımca bu tartışılması gereken önemli bir konu. "

Arsan'ın görüşlerine ben de katılıyorum. Elbette gazetecilik içinde aktivizm barındırır ama aktivistlik ile gazetecilik arasında da fark var. Gazeteci, aradaki ince çizgiyi aşıp aktivistliğe kaymamalı. Çünkü o zaman gazeteci, olayın izleyeni ve aktaranı olmaktan çıkar, öznesi haline gelir.
 
Tabii gazetecilik ve aktivizmi tartışırken, Türkiye'deki mevcut gazetecilik koşullarını göz ardı etmemek gerek. Günümüzdeki canlı örnek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı "Adalet yürüyüşü". Gazeteci ve yazarlar, bu yürüyüşü izleyebilir, oradaki gelişmeleri, görüşleri okurlarına aktarabilir. Bu zaten bizim işimiz. Nitekim Hürriyet muhabir, foto muhabiri ve yazarları da bu yürüyüşü izleyip, gazeteye yazdılar izlenimlerini. Genel olarak özenli ve dengeli bir gazetecilik faaliyeti sergilendi yürüyüş boyunca.

 Yürüyüş haberlerinin kimi medya kuruluşlarının tersine nesnel bir dille verilmesi de doğru bir gazetecilik yaklaşımıydı. Hemen her gün birinci sayfadan başlayıp iç sayfada geniş verilmesi eylemin büyüklüğü ile orantılı bir haber değerlendirmesini yansıtıyordu.

"Adalet" yürüyüşüne eylemci olarak katılan gazeteciler ve gazetecilik örgütlerine gelelim. Bu eylemin temel talebi ve içeriği gazetecilerin de savunması gereken "adalet"ti. 160'dan fazla gazetecinin hapiste olduğu bir dönemde gazetecilik örgütlerinin "adalet" içerikli bir yürüyüşe katılması doğal. Ama bu yürüyüş bir yanıyla da siyasi bir hareket. O nedenle gazetecilerin bu eyleme katılırken bu ayrıma dikkat etmeleri, CHP ile özdeşleşmemeleri şarttı. Nitekim öyle de oldu, farklı algılara yol açacak görüntüler verilmedi."

Yazının tamamını okumak için TIKLAYIN