İlahi Janet, beni öldürüyorsun!

16 Temmuz 2017 Pazar  |  SERBEST KÜRSÜ

Küresel ekonomide ve sahnenin baş aktörü ABD'de işler iyice çığırından çıkmış olmasına karşın, başta Wall Street olmak üzere esen iyimser rüzgarlar ve ovuşuturulan ellerle birlikte borsa endeksleri rekora giderken, derinlerdeki fay hatlarında gittikçe yoğunlaşan elektron yüklenmeleri hiç kimsenin umurunda değil gibi görünüyor.

Beyaz Saray'dan FED yönetimine, Wall Street'in yatırım bankerlerinden bono ve tahvil uzmanlarına kadar herkes ha babam de babam piyasalara gaz verirken ölçüyü fena halde kaçırmaya başlamış durumdalar.

O kadar ki, ABD Merkez Bankası FED'in başkanı Janet Yellen  iki hafta önce, Avrupa'ya yaptığı seyahat öncesinde bir gazeteciyle söyleşisinde "En azından bizim yaşam süremiz içinde yeni bir mali kriz olacağını hiç sanmıyorum" gibi son derece abuk bir ifade kullandı.

Hani bizim güzel Türkçemizde bir deyim vardır ya, "Ufak at da civcivler de yesin"  derler,tam o hesap.

Uzun ömürlü olsun, Janet Yellen'in daha kaç yıl yaşayacağını bilemiyoruz ya da  bundan sonraki krizin ucu görünür görünmez haklı çıkmak için intihar edip etmeyeceğini de!

Ama şunu biliyoruz: Dünya kapitalizminin en otoriter yayın organlarından The Economist bile bir kaç ay önce dünyanın yeni bir küresel para birimine hazırlıklı olması gerektiğini ve bu yeni para briminin IMF'in üye ülkelerle ilişkilerinde kullandığı kur olan Özel Çekme Hakkı (Special Drawing Rights-SDR) tabanlı olacağını duyurdu. Bilindiği gibi SDR, ABD Doları, Japon Yeni, Euro, İngiliz Sterlini ve İsviçre Frangı gibi dünyanın en değerli ve istikrarlı para birimlerinin oluşturduğu bir sepetin ortalama değeri  üzerinden işlem görüyor. Burada durup bir noktanın altını çizmekte yarar var: Geçen yılın Ekim ayından beri bu sepete Çin'in para birimi RenMinBi (RBM), ya da yaygın adıyla Yuan da dahil edilmiş bulunuyor, hem de öyle çok küçük bir oranda da değil. Ama bundan daha önemli bir nokta var ki, hala spekülasyon konusu olmakla birlikte bir çok uzmanın kesin gözüyle baktığı bir değişiklik bu yeni para biriminin tüm dünyada devletler tarafından tanınmasında kilit rol oynayacak: SDR'in değerini oluşturan sepete altın da katılacak. Şimdi soru şu: ABD dolarının uluslararası rezerv para statüsünü bir kriz olmadan kaybetmesi mümkün olabilir mi?

Neyse, Janet Yellen'in pembe rüyalarına dönecek olursak, FED başkanı ve basında olduğu yönetim kurulu, yaklaşık iki yıldır ABD ekonomisinin bunalımı aşmakta olduğunu iddia ederek 2008 krizinden beri sıfır olan gecelik faizi gıdım gıdım artırıyor. 2015'in Aralık ayında başlayan faiz artırma süreci kaplumbağa hızıyla da olsa devam ediyor.

Fed bu uygulamasını "para politikasını normalleştirme" olarak adlandırıyor. Ama konuya eleştirel yaklaşanlar biliyorlar ki, FED bu faizleri sadece yeniden düşürebilmek için artırıyor. Şöyle ki: ABD 2008'deki krizden beri en uzun ekonomik büyüme dönemini yaşıyor. Yani 10 yıldır Amerikan ekonomisi sürekli büyüyor ama sorun büyümenin gerçekleşmesinde değil, büyümenin oranının düşük olmasında.

(Burada rahmetli Levent Kırca'nın "zamcık" parodisine değinmeden geçmek haksızlık olur. Parodide Kırca önemli olan memurlara yapılan zammın miktarı değil zammın yapılmış olmasıdır diyordu.http://https://www.youtube.com/watch?v=f-V0FF8DİH4  Amerikan ekonomisinde ise tersi bir durum geçerli.)

ABD ekonomisi çevrimsel olarak her 8-10 yılda bir durgunluk dönemi yaşadığından, yakın tarhin en uzun süren büyüme döneminden sonra çok yakında yeniden daralmaya başlaması kaçınılmaz ve bu daralma başladığında da FED'in ekonomiyi teşvik için kullanabileceği tek enstrüman faiz oranı. Eğer dralma başladığında faiz oranı hala sıfır olarak kalmış olursa, o durumda FED'in teşvik mekanizması için negatif faiz oranı uygulaması gerekir ki bunu yapmak için Fed'in yasal bir dayanağa sahip olup olmadığı bile tartışma konusu.

Burada bir parantez daha açarak, iki hafta önce yapılan bir başka açıklamaya bir göz atmak zorunlu: Merkezi  İsviçre'nin Basel kentinde olan Bank for International Settlements BIS, yani Uluslararası Ödemeler Bankası iki hafta önce bir basın bildirisiyle ABD dışındaki merkez bankalarını da faiz oranlarını aşamalı olarak artırmaya çağırdı.

Yine güzel Türkçemizden esinlenerek sormak gerekirse: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

2008 krizinden bu yana, dünya, toplam borç yüküne 70 trilyondan fazla yeni borç eklemiş, küresel  borç küresel  gayrisafi hasılanın dört katına merdiven dayamış ve toplam borç, bugünkü büyüme oranları dörde katlansa bile zaten gerçekçi olarak geri ödenebilir olmaktan çoktan çıkmış ve bu ortamda tüm dünyanın merkez bankalarına akıl vermekten sorumlu bir otorite küresel bunalımı tetikleyebilecek bir adım atılması için çağrıda bulunuyor. Ve  IMF Başkanı Christine Lagarde bile bu çağrının ardından merkez bankalarına "siz yine de temkinli olun, öyle hemen faiz artışına balıklama dalmayın" cinsinden bir açıklama yapıyor.

Anlayan varsa beri gelsin...

Toparlamak gerekirse, burada sorulması gereken belki de tek soru var: FED, BIS ve onun çağrısına uyan Kanada'nınki gibi öteki merkez bankaları, kontrollü bir kriz başlatarak SDR tabanlı yeni uluslararası para birimine geçişe zemin mi hazırlıyorlar?

Cengiz İzmirli (mahlas)