Futbolda 'batakhane kültürü'

17 Temmuz 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Aslında yazacak çok şey var ama yazmakta zorlanıyorum, daha önce söylediğim gibi giderek futbolun bir bataklık olduğunu ve bu çirkinlik içinde yer almanın öz saygımı yaralayacağı duygusuna kapılıyorum.

Öyle ya, ben aciz biri miyim ki; bir aptal gibi parayı vereyim ve bana hiç değer vermeyen hatta bunlar bağımlı diye iftira eden yöneticiler benim sağladığım rating ve bunun sonucu elde ettikleri gelirle kendi egolarını tatmin etsinler.

Veya ben BEin Sport'a üye olayım, onlar Fenerbahçe'ye karşı "şike" girişimleri organize etmeye çalışan bir gazeteciyi haber müdürü yapsınlar. Burada konu Fenerbahçe veya Galatasaray veya Beşiktaş değil yayıncı kuruluşun ahlaki sınırlarının kabul edilebilir olmaktan uzak olması, böyle bir davranıştan rahatsız olmayan bir yayıncı kuruluşta başka neler oluyor acaba duygusuna kapılıyorum.

Milli Takımlar Sorumlusu veya unvanının adı her neyse mekan basıyor, bastığı mekan sahibi de televizyonlardan onu tehdit ediyor, eğer söylenenler doğruysa benim bu ucuz roman hikayesinde ne işim var demek içinizden geçmiyor mu? Geçmiyorsa bu nasıl öz saygı.

Mekanı basılan kişi "basın yoluyla tehdit etmekten" veya her neyse sorgulanıyor ama Milli Takımlar Sorumlumuza "yahu sen ne yaptın" diyen yok, acaba futbol duvarının arkasına başka hangi çirkinlikler saklanıyor diye düşünmüyor musunuz? Seyrettiğiniz maçların aslında maç değil de tiyatro olduğu endişesi sizi bu büyülü spordan uzaklaştırmıyor mu?

Bir gazeteci -güya- gazeteci, Galatasaray'ın milyonlara mal olmuş camianın hocasına "Godoş" diyor seviyenin "Godoş" düzeyinde olması, bu seviyesizlik, bu ilkellik, bununla yan yana olmak kendinize saygısızlık değil mi?

Milyonlara mal olmuş bir takımın hocasına "Godoş" dedikten sonra insanların bunu sevdikleri takıma yapılmış kabul etmeyip gitmesini istedikleri hocayı aşıladığı için kabul edilebilir görmesi hatta desteklemesi futbolda değerlerin mafia düzeyine, batakhane düzeyine düştüğünü göstermiyor mu?

İnsanların alın teri ve emek harcayarak kazandıkları kupayı aşağılamak için organizasyona "hırsızlık" diyecek kadar kazanmak dışında ilkesi olmayan, rakibine saygı duymayan birinin kazanmak için yapabiliyor olacakları sizi korkutmuyor mu?

Sizi bilmem ben bu çirkinliklerin peşinde koşmayacak kadar değer veriyorum kendime. Futbolla çok uzun yıllara varan bir dostluğumuz var, özellikle de Fenerbahçe ile ama kimse kusura bakmasın ben; Aziz Yıldırım, Volkan Demirel, Emre Belezoğlu, Fatih Terim, Arif Erdem, Hakan Şükür, Fikret Orman, Şenol Güneş, Yıldırım Demirören, Caner Erkin ve daha binlercesinin yanında adımın anılmasını istemem.

Hele hele birileri para kazansın, egosunu tatmin etsin, paranın sağlamadığı saygınlığı sağlasın diye aptal yerine koymayı kabul edemem.

Ben futboldan koptum demiyorum ama bu gidişle kopacağım, kopacağımız kesin, benim gibi futbolu eğlence olarak gören insanların bu gidişle futbolla yolunu ayırması kaçınılmaz, bu insanlar giderse futbol da ölür.