Fatih Terim, 'var'larla nereye koşuyor?

21 Temmuz 2017 Cuma  |  GÜNLÜK

Kaç gündür süren sessizlik üzerine bir soruyla başlayalım:

Bodrum'dan uçağa atladığı gibi Alaçatı'ya giden, iki damadı ve korumasıyla kabadayılık dilindeki deyişle mekân basan ya da basmaya yeltenen Fatih Terim'e gizli destek mi var?

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, mekân basıyor; Spor Bakanı ve TFF, bu konuda kamuoyuna şöyle ya da böyle bir açıklama yapmıyorsa, bunda bir terslik var.

Türkiye Futbol Direktörü unvanı kapsamına nelerin girdiği bilinmiyor ama, ta Bodrum'dan Alaçatı'ya toplu baskına gelindiğine göre, kapsamda sanki damadının önünü açmak da var!

Damatlar, korumalar var ama, o baskında, işletmecinin deyişine göre "iki dakika içinde ortadan kaybolan" bir Fatih Terim var.

Gazeteci hırpalayan, döven futbolcularından daha ileri giderek, damadının rakibini saf dışı bırakmak isteyen, kendisine "İmparator", "Avrupa Fatihi" unvanları takılan, maaş aldığı kurumca sınırsız bir unvan verilen koskoca bir futbol adamı var.

Karakolda, Bodrum'dan Alaçatı'ya mekân basmaya gelenler değil de, baskına uğrayan mekânın sahibi var.

Haber başlıklarında, içeriklerinde, Fatih Terim'in baskın yaptığı değil de, "baskın yaptığı iddiası" var.

Spor Bakanı'nda, TFF'de derin bir suskunluk var.

Mekânı basılan ya da basılmak istenenin dediğine göre, Fatih Terim'den ve onunla birlikte gelenlerden davacı olma diye araya girenler, ricacılar var.

Fatih Terim'den ve  baskına katılanlardan bir açıklama ya da karşı atak beklenirken, onların sustuğu yerde bir konuşan, damadın ablası var.

Haber başlıklarında "Terim'in damadının ablası Alaçatı'daki kavgayı anlattı" var ama, içerikte kavgaya yol açtığı ileri sürülen ilgisiz ayrıntılar var.

Haber başlığıyla kavgayı açıkladığı ilan edilen "abla"nın dediklerinin içinde rakip işletmede çalışanların üstü başı ütüsüz (yani bizimkiler iyi giyimli), tuvaleti kullanan müşterileri uygunsuz görünüşlü (yani bizimkilerin albenisi var); sonuçta denmek istenen de, kebap yiyende görgüsüzlük, bizde yiyende kibarlık, asalet var!.

Anlatılanda, kavga dışında her şey var.

*****

Fatih Terim demek, Milli Takım demek olduğuna göre...

Bizi/ sizi, açıkçası "millet"i ilgilendiren bu baskında, Fatih Terim'in başı çekmesinin, kendisine verilen Türkiye Futbol Direktörü'nün kapsamına giren bir görev gereği gibi algılanmasının önüne kim geçecek?

Fatih Terim'in mekân basması ya da basmaya yeltenmesi, Milli Takımı adına üzüntü vericidir. Terim'in bu tavrıyla Spor Bakanını ve TFF yönetimini nasıl zorda bıraktığını düşünebilirsiniz.

Olumsuzluklarda Milli Takım için niye böyle, niye şöyle demeler...

Bütün bunlar, futbolun nasıl yönetildiği, ileride futbolda nasıl bir kargaşanın içinde kendimizi bulacağımızı gösterir.

*****

Sona doğru...

Bu satırları yazdığımız bu saate kadar, ne başka durumlarda anında konuşan Spor Bakanı A. Çağatay Kılıç'tan ne de TFF'den konuyla ilgili, usulden de olsa, bir çift söz var.

Suskunluk hayra alamet değildir, derler ya, bilmiyoruz bu konudaki suskunluk nasıl açıklanır, yorumlanır, neye bağlanır?

Fatih Terim'den özür gelir mi?

Özür, ne Fatih Terim'i ne de başkalarını kurtarır; onu en iyi Fatih Terim de bilir, TFF de bilir.

Son söz:

Fatih Terim, kulüp teknik direktörü olsa, o kulübün sorunu der geçersiniz, ama bu başka, öyle geçiştirilecek bir durum değil; çünkü Türkiye Futbolu Teknik Direktörü var "millet"in karşısında 

Turgut Çelik

Not: milliyet.com.tr'de yayınlanan bu yazı daha sonra bilinmeyen bir nedenle site tarafından silinmiştir. Medya Günlüğü, Turgut Çelik'in verdiği izinle yazını yayınlamaktadır.