Yağmur suları sel olup gökten inerken...

29 Temmuz 2017 Cumartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Yağmur suları sel olup gökten inerken,

Kafana son sürat dolular yağarken, 

Çevrende ağaçlar yıkılır, insanlar sürüklenirken,

Neydi aklına ilk gelen şey?

"Neden benim başıma bu geldi" diye sordun mu kendine,

Kimi merak edip "İyi mi?" diye aradın,

Kimi kurtarmak için konfor alanını terk ettin,

Köşede sırılsıklam olmuş yaşlı teyzeyi görünce ne hissettin?

Peki ya sele kapılmasın diye ekmek teknesini korumaya çalışan simitçi amcayı,

Ya da çaresizce oradan oraya savrulan sokak hayvanlarını...

Şu cehennemden kurtulunca ilk iş ne yapmayı hayal ettin,

Cevaplarından korkmadan sordun mu bu soruları kendine,

Paramparça olan sadece cam mıydı o gün,

Delik deşik olan arabanın kaportası mıydı sadece, 

Her kırılan malla, incinen canla birlikte ortaya çıkan diğer değerler, 

Mesela dostluk, sevgi, yardımlaşma,

Birine el uzatırken dinine, ırkına, tuttuğu takıma bakmama, 

Bir bütün olabilme ya da olamama...

Peki ya kendimizin bile varlığından haberdar olmadıklarımız?

Açıldı mı bu krizle Pandora'nn kutusu?..

Üst üste ne çok felaket yaşıyoruz,

Ama her kriz, kördüğüm olmuş başka krizi de çözüyor işte.

Bugünler kendimizi ve çevremizi tanımak için ne eşsiz bir fırsat...

Doğal afetlerden alınacak tek ders "Çok bina dikmemek" olmamalı,

Cesaretin varsa,

Anlamak istersen,

Alınacak çok ders var,

Yağmur suları sel olup gökten inerken...