UEFA'nın 'hurmaları'

06 Ağustos 2017 Pazar  |  MENTOR

Son günlerde kulüplerimizin harcamaları nedeniyle UEFA FFP (Finansal Fair Play), yani mali kurallar çok tartışılır olmaya başladı.

Öncelikle daha önce yazdığımızı tekrar edelim çünkü unutmaya çok eğilimi olan bir toplumuz: Standart gelirlerde Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın toplamından fazla gelire sahip (konsolide gelirden bahsediyorum ayrıca Şampiyonlar Ligi gibi sürekliliği olmayan ödül paraları hariç) ama UEFA FFP konusunda en çok sıkıntı yaşayan kulüp de Fenerbahçe. Yine daha önce yazmıştım kısaca hatırlatayım, bunun nedeni futbol değil kulüpte yapılan ve bedeli futboldan karşılanan anlamsız ve gelir getirmeyen zihni sinir yatırımları ama konumuz bu değil.

Bu gelir farkına rağmen transfer konusunda en tutumlu kulüp Fenerbahçe, zaten UEFA da bu sene yaptığı açıklamada Fenerbahçe'nin UEFA anlaşmasına tam uyum gösterdiğini açıkladı ama Beşiktaş ve Trabzonspor ise kısmi uyum gösterdikleri için transfer kısıtının devam edeceğini duyurdu. Galatasaray ise cezayı aldıktan sonra  UEFA Disiplin Kurulu çalışanlara ödenecek ücreti 65 milyon avro ile sınırladı, tutturup tutturmadıklarını bilmiyoruz çünkü UEFA diğer kulüplerin aksine bir açıklama yapmadı sadece kulüp UEFA'dan bundan sonra genel kurallara tabi olduğuna dair bir yazı geldiğini açıkladı o kadar. Ama yazıyı gönderen UEFA mı yoksa Disiplin Kurulu mu bilmiyoruz ancak UEFA Galatasaray'la ilgili açıklama yapmadığına göre Disiplin Kurulu olmalı. Yani kurul halen Galatasaray'ı takip ediyor olabilir, bu tamamen benim çıkarımım ama UEFA tarafından Galatasaray'la ilgili bir açıklama yapılmadığı da gerçek.

Diyeceksiniz ki; Galatasaray Riva satışından para kazandı bunu da AŞ'ye aktarıyor ancak UEFA FFP genel kurallara bağlılarsa sermaye artırımı yaparak sadece 30 milyon avro zarar edebilirler. Ancak bu da yetmiyor çünkü FFP zararlarına kümülatif bakılıyor ve son mali raporlarına göre 606.060.517.-TL. sermaye artırımı yapmaları gerekebilir. Avrupa Ligi'nden elendikleri ve yaklaşık 60-70 milyon TL. gelirden mahrum kaldıkları düşünülürse en az geçen yıl kadar kötü bir mali yıl onları bekliyor. Başabaş noktasının ve zarar limitinin çok uzağında kalabilirler ki ortada kısa sürede 600 milyon TL. bir kaynak da görünmüyor.

Beşiktaş'ın durumu ise daha ilginç... UEFA ile yapılan anlaşma 4 sezonluk (gerçi Beşiktaş anlaşmanın 3 yıllık olduğunu açıklamış ama sanırım izleme dönemleri ile karıştırdılar ya da medya her zaman olduğu gibi üstün körü anlamadan yazdı bilemiyorum) ama 2017-2018 sezonunda ki içinde bulunduğumuz sezondur eğer anlaşma hükümlerine uyulursa transfer kısıtının yani oyuncu satmadan oyuncu alamama durumunun kaldırılacağı ifade edilmiş. Oysa UEFA anlaşmadaki hükme rağmen bu kısıtı kaldırmadı, bu da FFP açısından işlerin yolunda gitmediğini gösteriyor, Beşiktaş'ın son yıl mali tabloları dokuz aylık özellikle gelir açısından göz kamaştırıcı ama bunun önemli bir kısmı Şampiyonlar Ligi ödül parasından kaynaklanıyor. Bu bu gelire paralel olarak maliyetler de artmış, bu gelirde sportif başarının etkisini de düşünürsek olası bir Şampiyonlar Ligi'ne gidememe durumunda zor durumda kalabilirler çünkü sözleşmeler uzun süreli 3-4 yıllık ayrıca 2018'de Şampiyonlar Ligi statüsü büyük ligler lehine değişebilir ve şampiyonumuz eleme turu oynamak zorunda kalabilir.

Ayrıca UEFA'nın açıkladığı FFP raporuna göre Türkiye bu açıdan en kötü ülkelerden biri ve bence çok büyük ölçüde anlayış da gösteriyorlar ama özellikle Neymar transferi UEFA'yı komik duruma düşürdü, seneye çok sert önlemler alabilirler.

Sonuç; Fenerbahçe şampiyonluğa ve sportif başarıya bağlı olmayan düzenli gelirleri nedeniyle FFP karşısında en avantajlı kulüp durumunda, sportif olarak en kötü durumunda bile rakiplerini gelir olarak geride bırakıyor.

Yani kısacası ben olsam bu seneki hurmaları sayarak yerdim...

Mali kriterler demişken FIFA etik kurallarına göre herhangi bir ligde yarışan takımların federasyon başkanına borcu olamaz, üstelik bu servet büyüklüğünde bir borç ise hiç olamaz, örneğin Platini böyle açıklayamadığı bir para ilişkisi nedeniyle men cezası aldı. 

Kimseyi bir şeyle suçlamıyorum, Beşiktaş'ın başarısına da gölge düşürmek istemiyorum ama çok açık bir şekilde FIFA düzenlemelerini çiğniyor Federasyon. Eskisi gibi değil, Beşiktaş'ın parası da çok istediği oyuncuyu falan alıyor parayı ödeyebilirler, şu parayı ödesinler de hem rakiplerinin ağzını kapasınlar hem de FIFA tarafından bir kazaya kurban gidip 8 yıl men falan almayalım. Eğer ödemeyeceklerse Sayın Demirören diğer kulüplere de 100 milyon TL. versin ki şartlar eşitlensin bu parayı vermeyecekse şartları eşitlemenin yolu kimseden alacağı olmayan bir federasyon başkanından geçiyor. 

Not; Burada belirtilen konular yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir yazının içeriğinde de ifade edilmeye çalışıldığı gibi yazarın kendi görüşleri ve varsayımları ile sonuç üretilmiştir.