Karanfilin telif hakkı

10 Ağustos 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Çiçeklerini açtı diye badem ağacına telif hakkı verilmeli mi?

Diyelim ki verdik.

Yeni gelen baharla da açacak çiçeklerini bademler, kirazlar, her baharda telif hakları olmalı mı ?

Çiçekler için verdik de yaprakların hakkı yok mu?

Kuş sesleri ezel ebed telif haksız şakırken, yazar şair her baskı için telif hakkı almalı mı?

Bu tartışma böylece sürer gider, çoğu okuyan burun kıvırsa da, çoğu yazar şair bu yazıyı saçma olarak nitelese de, söz ağızdan çıkmış ve duyulmuş okunmuştur.

Şimdi sıra can alıcı soruda.

Yazarın şairin var olan telif hakkı, işçi ve köylü için niye yok?

Nedir bir fırıncı çırağının emeğini bir sanatçının emeğinden değersiz kılan?

Bin fırın ekmek ile ölçülebilir İnce Memed ya da Memleketimden İnsan Manzaraları, evet öyle su kadar azizdir kimi metinler, şiirler de yazık günah ve ayıp değil mi Nazım Hikmet şiirlerinin telif hakkı diye bir yasa- tüzük var diye bilmem ne bankasının metası haline düşürülmüş olması.

Bu sadece Nazım Hikmet, Yaşar Kemal için değil bütün sanat eserleri için geçerli.

Sanatçı yarattığının değerini elbette almalı ve fakat o sanat eserinin değeri de miras yolu ile bile olsa yaratıcılıkla ilgisi olmayan özel ve tüzel kişiliklere geçmemeli.

İnce ince ve uzun uzun üzerinde durulup tartışılmalı bu konu.

Yıllar önce Lefkoşa'da bir oyun sahnelenecekti. Yazarı "ne güzel yazdığım oyun Lefkoşa'ya ulaşmış'" diye sevineceğine, oyunumu benden izinsiz ve bana telif ödemeden sahneleyemezsiniz diye kızgınlık ortaya koymuştu.

Merzifon'un bir köyünde, köy okulu öğrencileri, Nazım Hikmet'in şiirlerinden bir gösteri oluşturacaksa, bilmem ne bankasından izin mi almalı?

Bu yazıktır ayıptır günahtır, en çok da Nazım'a ve sanata karşı çünkü o telifini hapislerde yatarak hain ilan edilerek ödemişti. 

Ve

Sanat buzdolabı, gaz ocağı değildir.