Tişört fırtınası

14 Ağustos 2017 Pazartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Bu gözler ne İngilizce yazılı tişörtler gördü. Ahlâka mugayir olduklarından yazma imkânım yok. Ama merak ediyorsanız, bazı örneklerini görebilirsiniz* İnanın, buradaki örneklerin daha katmerlilerine tanık oldum.

Çok muhtemelen tişörtü o yazılarla sırtına geçirenler, yazılanların anlamını bilmiyorlardı. Ülkemizde eğitim seviyesinin çok yüksek olmadığı, belki de eğitimin en başarısız olduğu alanın yabancı dil öğrenimi olduğu bir gerçektir. 

***

Hal böyleyken ülke gündemine İngilizce yazılı bir tişört oturuverdi. Her şey bir sanığın "Hero" yazılı tişörtle mahkemeye gelmesiyle başladı. Kimisi bunun İngilizcedeki karşılığından hareketle, işlediği suçu "kahramanlık" olarak yüceltmekle suçladı. 

En tepe yöneticilerimiz duruma el koydu. İş Guantanamo hapishanesi veya Nazilerin Yahudi temerküz kamplarındakine benzer tek tip elbise giydirme planlarına kadar uzandı. Adalet Bakanlığı cezaevi ikinci müdürü, bir idari personel ve üç infaz koruma memurunu açığa aldı.

"İmam-cemaat" atasözümüz hükmünü icra etti: Yüksek ihtimal, bu tür tartışmalara konu olacağından habersiz, bir firma tarafından üretilip ülke çapında satışı yapılan benzer tişörtü giyen onlarca kişi gözaltına alındı, bazısı tutuklandı. Gözaltına alınanlar arasında 13 yaşında bir çocuk bile vardı. Tişörtü gönderen abla hakkında "örgüt propagandası" suçlamasıyla dava açıldı. "Duyarlı" bazı yurttaşlarımız, temsilî darağacına astıkları "Traitor" tişörtüyle, bu "hain" hero'lara dersini verdi. 

Aziz Nesin sağ olsaydı, sanırım bir mizah öyküsüne dönüştürürdü. Tişörtü üreten fabrikanın bilumum personelinin; tişörtü dağıtan, taşıyan, satan firma görevlilerinin; tişörtü yollayan kargo firması çalışanlarının, haber yapan medya organlarının da dahil edildiği bir öyküye...

*https://onedio.com/haber/ingilizce-bilmedigi-icin-komik-kareler-olusturmus-15-bahtsiz-insan-468405