'Küçük' Valbuena, Aykut Kocaman ve Volkan

21 Ağustos 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Neresinden tutsan elinde kalıyor denir ya, tam Fenerbahçe'nin şu an içinde bulunduğu durum için söylenmiş bir söz olmalı.

Volkan Demirel;  ilk günden beri bu satırlarda anlatmaya çalışıyorum çok kötü bir kaleci, son 5 yıldır istikrarlı olarak yılda 8-10 tane hatalı gol yiyor, bu sene çıtayı daha da yükseltti, kalesine gelen her topu içeri alıyor.

Daha da önemlisi yetersiz bir kaleci olduğunu kendisi de biliyor, yoksa iyi bir kaleci, iyi bir insan  taraftar amigoluğu veya Başkan'ın emir eri konumuna düşmezdi. Amaç belli, performansı ile hak etmediği şeyi, Fenerbahçe'nin parasını Başkan'ın kulluğu ve taraftar yağcılığı ile cebe atmak, ben Volkan'ın yerinde olsam hayır işleri yapardım çünkü Volkan Demirel'in son 5 yıldır Fenerbahçe'den aldığı her kuruş haramdır.

Bir de hocamız var, hazırlık maçlarında her gelen topu içeri alan, ilk maçında rakip oyuncuları kalesine buyur eden oyuncuyu ilk 11'de oynatan.

Ya herkesin gördüğünü görmüyor, kötü hoca.

Ya görüyor Volkan Demirel'i kesecek cesareti yok, kötü insan.

Ya da Fenerbahçe'yi umursamıyor Volkan'ın Başkan'a yakınlığından çekiniyor ve Fenerbahçe'nin menfaatleri aleyhine kendi çıkarlarını korumaya çalışıyor. 

Bence her üçü de doğru, Aykut Kocaman sıradan bir Anadolu takımı hocasının ötesinde değil ama onu çok seven bir arkadaşı var, o arkadaşı da oldukça güçlü ve her türlü torpili yapabiliyor.

Yönetime gelince... Onlar da bu güçlü olan mutlu olsun, biz de çok yüce yerlere sempatik görünelim derdindeler. Gördüğünüz gibi derdi Fenerbahçe olan sadece taraftar, diğerlerinin amacı sadece kendi bireysel menfaatleri için Fenerbahçe'yi kullanmak.

Uyummuş!!! çok merak ediyorum acaba hangi uyum, bir pozisyonda iki gol yiyen uyum mu? Yoksa başarısızlıkta istikrarsızlığa sağlanmış uyum mu? Belki de son 3 sezonda rezalete abone olmamıza uyumdur. Uyum belli bir bütünlüğe ve beceriye sahip, başarılı olmuş ekipler için kullanılabilecek bir terimdir, başarısızlığı bayrak yapmış bir takımda uyumu takım seçimindeki en önemli kriter olarak ifade etmek yetersizlik ifadesidir.

Tam dengeler Fenerbahçe lehine değişmişken 4-6-0 icat etmek nedir? Ben söyleyeyim şimdi uyum dedik adamları oynatmadık eğer başarılı olursa ipliğim pazara çıkar o yüzden başarısız olsunlar ki ben kendimi kurtarayım sistemidir.

Bana inanmıyor musunuz; Alex De Souza'ya, Daum'a, Sakaryalılar Grubu'na, Tanju Çolak'a, Ali Şen'e sorun, dün sosyal medyada gördüm kim olduğunu hatırlamıyorum kendisinden özür dilerim ama o kadar doğru bir tespitti ki yazmak zorundayım.

"Alex de  Souza o kadar büyük bir futbolcuydu ki Aykut Kocaman'ı bile şampiyon yaptı." Çok doğru tespit Alex de Souza sonrası tam bir hayal kırıklığı zaten.

Volkan Demirel, bırakın  Fenerbahçe kalecisi olmayı, güvenlik görevlisi olacak durumda değil.

Aykut Kocaman bırakın Fenerbahçe'nin hocası olmayı, yönetici asistanı olacak durumda değil.

Nasıl oldukları konusu da çok net, Fenerbahçe'de liyakat gitmiş yerine Başkan'ın adamı olmak en büyük kriter olmuş, o da kararlarını kendisi için veriyor, Fenerbahçe umurunda bile değil.

Ama en büyük suç taraftarın. Fenerbahçe parça parça tüketilirken Fenerbahçe'sine sahip çıkamamış, 5 yıldır Fenerbahçe'nin sırtında kambur olan Volkan'ı ancak bu sene görebilmiş, sevgisine sahip çıkmayı, Çubuklu'ya kalkan olmayı becerememiş, Çubuklu'nun kişisel ihtiraslara ve hesaplara alet edilmesine susmuş, tek derdi kimi transfer edelim olmuş böyle taraftara böyle kaleci, böyle hoca, böyle yönetim, tencere kapak durumu.

Bir söz de QTM'ye söyleyeyim: Fenerbahçelinin kırgınlığından, üzgünlüğünden, moralsizliğinden reyting devşirmeye çalışan, 3 Temmuz'daki fırsatını bulduk Fenerbahçe'yi çökertelim, futbolcularını karalayalım ikiyüzlülüğünüzü görüyoruz ve not ediyoruz. Fenerbahçe taraftarının en önemli özelliği fil hafızalı olmasıdır ve sizin Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu durumdan faydalanıp  karanlık yüzünüzü gösterdiğinizin farkındayız, unutmayız bilesiniz.

Maçın son yirmi dakikasını izlediyseniz geçmişte işlev- boy konusunu oldukça sık karıştırmış olmalısınız, bu kafayla mutluluğu bulmanız çok zor.

Ayrıca sizin herhangi bir kimseyi eleştirme yetkinliğiniz de yok, Beşiktaş ve TFF Başkanı Türk yasalarını çiğniyor susuyorsunuz, UEFA ve FIFA kurallarına aykırı oynanan ligler ve ödülleri yok hükmünde, susuyorsunuz, şike kadar büyük bir sportif "kusur" var, söyleyemiyorsunuz.

Bence siz "küçük" Valbuena'ya bile bir şey söyleyemezsiniz.