12 Eylül faşizmi ve futbol

04 Eylül 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Türk futbolundaki yabancı sınırlamasını bir Türk olarak utanarak izliyorum, eğer kendi mesleğimde birisi sen yabancılarla rekabet edemiyorsun o yüzden senin yabancılarla mücadele etmeni engelleyecek kurallar koyalım dese buna çok sinirlenir ve kesinlikle karşı çıkardım ama bizde bu kurala önce Türk futbolcular sahip çıkıyor çünkü alışmışlar ahbap çavuş ilişkileri ile milyon dolarları cebe atmaya, yancılığa, bedavacılığa, rekabet etmekten korkuyorlar.

Ekonominin kuralı belli, arzı kısıtlanan malda karaborsa olur, karaborsa hırsızlıktır. Eğer yabancı futbolcu sayısı kısıtlanır ve Türk futbolcular hak ettiklerinden fazla para alırlarsa bunu futbolseverin cebinden çalmış olurlar ki sanırım bu duruma düşmek istemezler.

Kimse sormuyor Almanlar 3 milyon Türk'ten dünya yıldızları çıkarırken biz 75 milyondan neden doğru düzgün bir futbolcu yetiştiremiyoruz diye, Alman Milli takımını seçen Türkler dünya yıldızı olurken Türk Milli takımını seçenler neden yok oluyor diye düşünmüyoruz.

Türk futbolunun sorunu yabancı oyuncu sınırlaması değildir, Türk futbolunun sorunu tamamen Alman sisteminin yetiştirdiği futbolcuları çalıp onların başarısına sahip çıkmayı düşünecek kadar ahlaki değerlerden uzaklaşmış olmasıdır.

Türk sisteminin sorunu ahlaktan, adaletten, kuraldan ve sistemden yoksun olmasıdır.

Ahlaktan yoksundur Türk futbolu çünkü başarı denen illete sahip olabilmek için FETÖ/PDY ile işbirliği yapıp çocuk katili olmayı bile göze alır ve bundan utanmaz. Vergi ödememeyi cinlik, yatırımcı soymayı finans dahiliği kabul eden bir ahlak anlayışının olduğu yerde ahlaktan söz edilemez.

Adaletsizdir Türk futbolu çünkü ligde yarışan takımlardan birinin TFF Başkanı'na borcu vardır ve bu durum Türk yasalarına, TFF Kuruluş Kanununa, TFF statüsüne, UEFA ve FIFA kurallarına göre suçtur ama en önce halkı bilgilendirme görevine sahip medya üç maymunu oynar, sonra hepimiz herşey normalmiş gibi yaşamaya devam ederiz, yalanın ve suçun üzerine iyi bir şey inşa edilemez.

Sistemsizdir Türk futbolu, sakat bir oyuncuya 100 milyonTL. veren, sahtekar bir sportif direktöre kulübü soyduran bir kulüp başkanından kimse hesap sormaz çünkü dernekler kanunu denilen bir ucube ile 25 milyon insanın alın teri 3-5 bin delegeyi memnun eden biri tarafından çalınabilir ve 3-5 oy için siyasiler de bu duruma göz yumar.

Futbolcusu, yöneticisi, gazetecisi hep birlikte münferit taraftarın masumiyetinden, iyi niyetinden  nefret ve para devşirir, biz de birbirimize küfreder bütün çirkinlikleri görmezden geliriz.

Türk futbolunun sorunu toplumun bütün sorunları ile aynıdır çünkü her yerde liyakatın yerine ahbap çavuş ilişkileri ve yandaş kültürü almıştır.

Sistem benim ahlaksızlığım en iyi ahlaksızlıktır kuralı üzerinden çalışır, herkes liyakat, iyi ve doğruyu değil kendine en çok yancı olanı seçer, öyle olunca da ne futboldan bir şey olur ne bir dünya markası yaratabiliriz.

Onu değil bunu çekmek konusunda en ufak bir tereddüt yaşamayan insanların ülkesinde bırakın futbolcuyu insan bulmak bile oldukça güçtür.

Biz böyle değildik, bu ben kendi çıkarıma bakarım gerisi boştur kültürü 12 eylül faşizmi tarafından ülkeye yerleştirildi, sağdan soldan tüm entelektüel yaşamı yok ettiler, sadece çıkar ve kendin için yaşa mottosunu topluma yerleştirip kurumsallaştırdılar.

Biz de bunu alkışladık ne bekliyoruz ki; hakettiğimiz bu.