Ukrayna maçındaki tuzak

06 Eylül 2017 Çarşamba  |  MENTOR

Türk futbolu ahbap çavuş ilişkileri batağına saplanmış tam bir çöküş içinde.

Çöküşün en büyük sorumlusu ise futbolun bazı aktörlerinin kirli başarılar uğruna FETÖ/PDY, derin devlet ve her türlü karanlık odakla işbirliği yapmaktan çekinmemiş olmasıdır.

TFF Başkanı'nın açık ve net bir şekilde Fenerbahçe düşmanlığı yapması ve Fenerbahçe'nin şampiyonlukları çalınırken diğer takımlara ulufe şampiyonluklar dağıtılması ile başlayan süreç futbolun bazı aktörlerinin suç örgütü ile işbirliği yaparak 3 Temmuz darbesinin aktif parçası olması ile devam etmişlerdir.

Türk futbolunda nereden kirli bir irin fışkırsa orada bu anlayışı görebilirsiniz.  

Bu anlayışın en son eseri UEFA nezdinde "ayarlanan" Fenerbahçe kararıdır, Federasyondaki parçaları ve kirli Villar, Marinakis ve Kokkalis ilişkileri ile  bazı örgüt avukatlarının karıştığı zincirin Fenerbahçe kararını ayarladığını düşünmek için yeterli veri olduğuna inanıyorum.

Bunları ben kafamdan uydurmuyorum, Fenerbahçe'ye kumpas idddianamesinede yer alan bilgiler, örgüt avukatlarının İspanya ilişkisi, onlara çuvalla ödenen paralar, Marinakis ve Kokkalis'in Türkiye ilişkileri, Villar'ın o dönem Türkiye Futbol Federasyonunda yer alan bir kısım yöneticilerle ilişkisi, onları UEFA'da görevlendirmesi ve oğlunun şirketinden çaylak bir avukatı Fenerbahçe davasına "infazcı" olarak tayin etmesi söylüyor.

Villar hapiste, o gün  Fenerbahçe kararına imza atan UEFA üst düzey yöneticilerin çoğu futboldan men edildi ve rüşvet iddiası ile yargılanıyorlar. Bir tek "saçsız" olan kaldı onun hakkında da medyada çok ciddi iddialar dolaşıyor.

Maalesef Türkiye'deki bu kirli futbol ağı çökertilemedi, hala çoğu kripto olarak işini yapıyor, en çok başvurdukları yollardan biri de uluslararası kurumlar karar verdi deyip Fenerbahçe infazına soyunmaları, uluslararası kurum dedikleri ise boğazına kadar rüşvet ve pisliğe batmış UEFA. 

Oysa o karara göre Fenerbahçe tertemizdir çünkü UEFA ve CAS hiç bir Fenerbahçe yöneticisini şike suçlamasıyla yargılamamış ve ceza vermemiştir. Fenerbahçe yöneticileri o kurumlara göre tertemizdir. Temizdir çünkü Fenerbahçe Ülker Stadyumu kalkıp şike yapmış olamaz, Fenerbahçe şike yaptıysa yapanlar nerede, yok çünkü yapmadı. Sanırım Fenerbahçe yöneticileri için ceza almak UEFA tezgahındaki en pahalı üründü, para yetmedi!

Bu kirli ağ bir dönem Uilenberg adında UEFA hakem komitesindeki bir adama TFF bütçesinden para ödeyerek "Fenerbahçe tetikçisi" gerilla hakemler yetiştirtmiş ve Fenerbahçe'ye karşı işlenen hakem cinayetlerini "Ama Uilenberg çok doğru dedi" diye meşrulaştırmıştı. Hatta hatırlarsınız bunlardan Uilenberg'in dişlerini yaptığı iddia edilen biri tükürmeyen oyuncumuzu tükürmekle suçlamış ve daha sonra bunu raporuna sonradan ilave ettiği, gerçek olmadığı anlaşılmış, TFF Hukuk Kurulundan bu işe adı karışan kişinin istifası ile sonuçlanmış ve maalesef Fenerbahçe yönetimi de bu istifayı yeterli görmüş, susmuş ve o hakemin hakemlik yapmasına izin vermişti ve o hakem bir çok defa daha Fenerbahçe'yi katletti.

Ama bugün konu bu değil çünkü Fenerbahçe'ye karşı kurdukları Uilenbergh düzeni Ukrayna'da ellerinde patladı ama konuşamıyorlar, anlatamıyorlar ve Türk halkını kandırıyorlar çünkü FIFA'nın en kirli düzeneklerinden biri olan bu sistemi kendileri de Uilenberg ile Fenerbahçe'ye karşı kullanmışlardı.

Collina çok uzun yıllar Ukrayna Futbol Federasyonunun danışmanlığını yaptı ve çok yüklü paralar ödendi kendisine. O Collina şimdi FIFA hakem komitesi başkanı ve hakemleri Ukrayna'da canımıza okudu ama Uilenberg tezgahı olduğu için bunu Türk halkına söyleyemiyorlar.

Peki medya, bir tane medya mensubu FIFA Hakem Komitesi Başkanı, Ukrayna Futbol Federasyonunun maaşlı elemanıydı yazmaz mı, söylemez mi? Ya bilmiyorlar ya da biliyorlar söylenmemesi gerektiği için susuyorlar, her ikisi de medyanın tükendiğini gösterir.