Ezelden ebede bakmak

07 Eylül 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Abidin Dino.

Nereye bakıyor Dino'nun arkadaşı?

Dino, arkadaşına bakıyor, has sanatçılar böyle bakar işte.

Baktığı denizdir hayatın başladığı ve evrimlerle, devrimlerle süren.

İlk canlıya bakıyor Abidin, geçirdiği evrimden sonra suyunu terkedip de karaya zıplamaya çalışan ilk ihtilâlcisine bakıyor hayatın.

O nasıl bir yaratıcılıktır ki Allahım sana koşut, yetinmeyen okyanus ile de vurmaya hazırlanan kendini karaya. Yeltenmekle, kalkışmakla kalmayan da kışkırtıp kendi kendini çıkan sudan karaya.

Hangi balıktan daha akıllı ve yürekli olabiliriz, olabilir miyiz, sorgulayın bir.

Kaldırmış kendini de, kendini var eden, yaşam kaynağı olan suları bırakıp arkasında vurmuş karaya, nasıl bir balık bu, hangi okyanusun, gölün devrimcisi bu?

Kim o kadar, başka kim o kadar devrimci olabilmiş ki tarih boyunca?

Aynı anda ve mekânda tek hücreliye bakıyor Abidin Dino ve bilgi toplumu insanına, dahi daha ötelere.

Hem ezele bakıyor hem ebede, ezelden ebede bakıyor. Sonsuzluk akıyor Abidin ile arkadaşının bakışmasında. Birbirlerine bakıp herkesi, her şeyi görüyorlar, tüm canlıları ve cansızları, dünü günü yarını, olmuş bitmiş, olmakta olan ve olacak olan her şey.

Hangi maymundur o, ki dört ayak üstünde huzurlu yaşarken, kalkıp arka ayakları üstüne de yürüdü insana insanlığa.

Bu nasıl bir devrimdir! Allahın maymunu nasıl başlattı insanlık tarihini attığı o ilk adımla.

Ezelinde insanın, o ilk adım unutulsaydı, Ay'a inince Armstrong "kendim için küçük ama insanlık için büyük adım" diyerek Ay'da attığı ilk adımı atabilir miydi?

İlk adıma bakıyor Abidin'le arkadaşı ve görüyorlar son adımı da.