Zenginlerin topluma borcu

13 Eylül 2017 Çarşamba  |  MENTOR

Toplum, o toplumu oluşturan insanların iradesi ile oluşan bir organizasyondur. Toplum halinde yaşıyor olmaktan hepimiz fayda sağlarız, adalet, eğitim, sağlık,  bir anlamda hepimiz bu organizasyonun içinde yaşamaktan dolayı bu organizasyona borçluyuz ve borcumuzu vergi olarak ödüyoruz.

Bu açıdan bakıldığında vergi son derece makul bir bedeldir ama verginin makul olması için adil olması gerekir. Adil olması gelir düzeyi yükseldikçe daha çok vergi ödenmesi anlamına gelir çünkü daha çok kazanan insanlar toplum adı altında kurduğumuz organizasyondan daha fazla fayda elde eden insanlardır.

Tüm gelişmiş ülkelerde vergi sistemi böyle çalışır. Türkiye'deki vergi yükü yani kazançlar ve ödenen vergiler düşünüldüğünde OECD ortalamasının altındadır, yani Türkiye az vergi öder. Ama bu herkes az vergi öder anlamına gelmiyor çünkü Türkiye'de dolaylı vergiler OECD ortalamasının üzerindedir. Dolaylı vergi şu demektir: Gelire göre değil de tuttuğundan vergi alıyorsun demektir, ücretlilerin vergisinin kaynakta kesildiği de düşünüldüğünde çalışanların vergi yükü % 60'lara ulaşırken patronlarınki % 10'a bile varmaz.

Bunun açık bir vergi adaletsizliği yarattığı ortadadır ve bir toplum halinde yaşamanın mantığına aykırıdır, beraber bir toplum kuracağız, sen onun olanaklarından yararlanıp zengin olacaksın ama vergiyi ben ödeyeceğim, yağma yok!

Bunun kapitalizm veya sosyalizmle ilgisi yok çünkü bütün gelişmiş kapitalist toplumlarda artan oranlı dolaysız vergiler uygulanır yani çok kazanan çok öder, az kazanan az öder vergi yükü adildir.

Ama tüm bunlara rağmen onların zenginleri servetlerinin büyük bir çoğunluğunu sosyal sorumluluk projelerine harcarlar çünkü bunun bir lütuf değil görev olduğunun tüm toplum farkındadır.

Ama bizim zenginlerimiz maalesef bu konuda sınıfta kalıyor. Onlara sağlanan olanaklarla toplumdan aldıklarını topluma vermek yerine har vurup harman savuruyorlar.

Elbette bir şeyler yapmaya çalışanlar var ama bu bir lütuf değil mecburiyet, zenginlerimizin topluma borcu var, bu borcu ödemek için bu topluma daha çok katkıda bulunmak zorundalar.

Ayrıca sosyal sorumluluk bununla da sınırlı kalmaz çünkü zenginin serveti bir anlamda bu topluma borçlu olmasının etik sonuçları vardır, insanlar açken param var diye yatlarda, katlarda, aşırı ve abartılı bir yaşam süremezsin, hele hele Türkiye gibi açık bir vergi adaletsizliği olan ülkede bunu hiç yapmamalısın.

Sonuç; Türk vergi sistemi adaletsizdir. Çok kazanan oransal olarak az vergi öder ve bu açıdan toplumsal barış için büyük tehdittir. En ilginç olanı da Türk vergi sistemi adaletsizdir bunu düzelteceğim diyen siyasi bir hareket olmaması, daha kötüsü bunu talep etmeyen bir toplumda yaşamamız. 

Paran varsa senden daha az parası olandan daha çok topluma borçlusun ve bunu ödemek mecburiyetindesin. Okul mu yaparsın, kazanmasan bile yatırım mı yaparsın, fazladan işçi mi çalıştırırsın bilmem ama bunu yapmak zorundasınız yoksa toplumsal adalet bozulur.