Dikkat zil çaldı!

21 Eylül 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

17 milyon öğrenci okula başladı.

17 milyon heyecan.

17 milyon umut.

Gelecek için 17 milyon filiz.

Biliyor musunuz ?

Avrupa'da 64 ülke var. 

Öğrenci sayımız Avrupa'daki 56 ülkenin toplam nüfusundan daha fazla.

Örneğin, 16 milyonluk Hollanda'nın, 11 milyonluk Belçika'nın, 11 milyonluk Yunanistan'ın toplam nüfuslarından daha fazla öğrencimiz var. Bu gücü, ülkenin geleceği için kullanabilir miyiz?  

Daha zengin, daha mutlu, daha bilimsel, daha çağdaş yarınlar için kullanabilir miyiz?

Dünya'nın  gelişmiş ülkeleri arasına girebilmek için bu kapasiteyi kullanabilir miyiz?
Bilim dünyasına daha fazla bilim insanı verebilir miyiz?

Dünya sporuna buradan çok sayıda şampiyon sunabilir miyiz?

Sanatta, kültürde, edebiyatta varlık gösterebilir miyiz?

Tıp alanında, mühendislikte adımızdan söz ettirebilir miyiz?

Bu soruların hepsine "hayır" dediğinize göre, 17 milyonluk güçten yararlanamıyoruz.

Bırakın yararlanmayı çocuklarımızı okullarda, eğitim alanlarında dört dörtlük koruyabildiğimiz bile tartışılır.

Anımsayın:

Yurt yangınlarında yanan evlatlarımız.

Kurslarda, tacize uğrayan, tecavüze maruz kalan yavrularımız.

Okul kazalarında ölüp giden öğrencilerimiz.

Kapıya sıkışan, betona çakılan, aniden fenalaşıp ölen çocuklarımız.

OKUL KAZALARINA KARŞI NE YAPMALI ?

Her işin başı güvenliktir. Öncelikle, okul kazalarına karşı başta yöneticilerimizi, öğretmen ve velileri göreve davet etmek isterim. Okulda karşılaşılan kazalar bazen üzücü sonuçlar doğurmaktadır.  İlk işimiz öğretmenler ve velilerden kurulan bir komisyon yardımıyla, okulda öğrenciler için risk oluşturabilecek durumlar belirlenmeli ve bunlara karşı önemler alınmalıdır. 

Okullarda en çok görülen kazalar düşmeye bağlı, kırık, çıkık, ezilmeler ve kanamalardır.

Bu kazalardan sonra zamanında ilkyardım uygulanmazsa olumsuz sonuçların doğabileceğini aklımızda tutmalıyız. İlkyardım ardından öğrencimizi hızlı şekilde doğru hastaneye ulaştırmalıyız. Öğrenci velisini, öğrenci hastaneye ulaştıktan sonra aramalıyız. Öğrenci velisi çoğunlukla kazadan hemen sonra aranmakta ve bu da kargaşaya, paniğe ve zaman kaybına neden olmaktadır.  

Her okulda revir kurulmalıdır. Yetkilileri göreve davet etmek isterim. Okullarımız günboyu evlatlarımıza kucak açmaktadır. Her okula, bir revir kurulması kolayca planlanabilir. Revirler bir yandan acil durumlara müdahaleyi kolaylaştırırken, bir yandan da koruyucu hekimlik, sağlık eğitimi gibi konularda da destek olabilir. 

BONZAİ VE DİĞER UYUŞTURUCU MADDELER

Öğrencileri bekleyen en büyük sorunlardan biri de uyuşturucu maddelerdir. Bu sorunun son on yılda giderek arttığını büyük bir acıyla izlemekteyim.

Özellikle, sentetik uyuşturucu madde olan bonzai hem ucuz, hem de yaygın olması nedeniyle korkunç bir ölüm makinesi haline gelmiştir. Bağımlı öğrenci sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu konuda Ulusal çapta bir çalışma yapılması, veli, öğretmen, hekim, psikolog, sosyolog, yerel yönetimler ve elbette hükümet yetkililerinin ortak çalışma yapması gerekmektedir. Konu sadece polisiye önlemlerle, velilere "çocuğunuza sahip çıkın" tarzında açıklamalarla önlenebilme aşamasını çoktan geçmiştir.

SON SÖZ: Çocuklarına iyi bir eğitim veremeyen, onları okul alanlarında koruyamayanlar geleceğe yön veremez.