Düşünce suçu

21 Eylül 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Düşünce suçu ne zaman başladı?

Modern bir suç mudur düşünce?

Şeyler ile düşünce arasında nasıl bir ilşki vardır ve bu ilişkinin başlangıcı şeylerin varlığı mıdır yoksa, insanın kendini oldurma sürecinin ilk adımı düşünmeyi bir eylem olarak keşfetmesi midir?

Şeyler mi öncedir insan mı?

Evrim teorisini kabul edenlerle yaratılış inancının müridlerinin yüzyıllar süren tartışmaları, hangi soruya sorulara yanıt ararken,  hangi yeni sorulara neden olmuşlar ve hangi soru yanıtsız kalmıştır?

Milyar sorudan sonra daha fazlasının yanıtsız kaldığı ve daha da fazlasının sorulabilme aşamasına gelmediği açıktır ve lâkin bu yazı düşünce suçuna odaklanacaktır.

İlk düşünce suçu ne zaman işlenmiştir?

Eğer Darvin haklıysa, maymunun ayağa kalkması ilk düşünce suçu olarak tarihe geçmeliydi.

Yok eğer yaratılış inancı doğruysa, tanrının insana hatta canlıya karar vermiş olması ilk düşünce suçu olmalıdır.

Düşünce suçu insana ait bir suçtur diyeceksiniz, insandan başka herhangi bir canlının veya şeyin düşünemiyeceğini söyleyeceksiniz.

Tanrıdır ilk düşünce suçu öyleyse.

İnsanın hayatına Tanrıyı dahil etmiş olması nasıl bir ihtiyacın sonucudur?

Kimden ve niçin şikayetçi olmuştur insan... da kendisini korusun diye soyuta soyunmuştur?

Belki de insanlık tarihinin ilk soyutu da Tanrıdır ve bu soyut somutun ta kendisidir.

Tanrıya ihtiyaç duymuş olması insanın, elbette yaşadığı maddi koşulların sonucudur da baş edemediği bu maddi koşulların ortadan kaldırılması, en azından hafifletilmesi anlamına gelmektedir din ve Tanrı.

Totemin ya da ateşin, güneşin Tanrı olarak kabülü nedendir, totem midir insanı mamudun gücüne, selin dehşetine karşı koruyacak olan ya da ateşin varlığı mıdır karanlığa karşı aydınlığın seçenek olarak tanrılaştırılması?

Musa'nın firavun despotluğuna karşı önerdiği nedir ve İsa'nın Roma zulmune karşı?

Din kitlelerin afyonudur derken aklın önemine değinenler, gözden kaçırmıyorlar mı afyonun acıyı hissedilmez hale getirdiğini?

Dinin ortaya çıkması zalimin zulmune karşı sabrı ve örgütlenmeyi önermiyor mu?

Firavunun ve Roma devletinin zulmune karşı düşünce birliği değil midir insanları Musevi ve Hristiyan kılan şey ve Musevilik örneğin, bir yandan kurulu düzene karşı bir suçu, düşünce suçunu oluştururken bir yandan da egemenlerin uyguladığı zulme karşı acıyı hafifleten dayanılır kılan afyon işlevini de yerine getirmiyor muydu?

Sonra sonra kendisi kurumlaşınca, baskı aracı haline dönüşünce düşünce suçunu suçlar oldu havra ve klise.

Düşünce suçu belki de insan masumiyetinin ta kendisi değilse de en önemli boyutudur.