Ankara'da Türk-Rus zirvesi

29 Eylül 2017 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i bu yıl beşinci kez bir araya getiren zirveye bu kez Ankara ev sahipliği yaptı.

Erdoğan'la Putin'in soru almadan düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamalara bakılırsa iki lider Irak ve Suriye başta bölgesel sorunları ve iki ülkeyi ilgilendiren ekonomik, siyasi ve enerjiyle ilgili konuları ele aldı.

Kuzey Irak'ta düzenlenen bağımsızlık referandumunun gölgesinde yapılan Türk-Rus zirvesinde bu konu da konuşuldu. Ancak, Türkiye'nin sert tepkisine karşın Rusya referandumda daha çok sessizlik kalmayı tercih etti ve yuvarlak açıklamalar yapmakla yetindi. Erdoğan basın toplantısında bu konuya değinirken, iki ülkenin de Irak'ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu söyledi.

Suriye konusunda iki lider, daha önce varılan çatışmasızlık bölgeleri oluşturulması konusunu ele aldı ve Türkiye'nin sorumlu olacağı İdlib'te sürecin hızlandırılmasında anlaştı.

Ankara zirvesinde ele alınan konulardan biri, ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesi oldu. Hem Erdoğan hem de Putin, geçen yıl yaşanan düşüşün ardından ticaret hacminin bu yıl yeniden tırmanışa geçtiğini söyledi. Erdoğan, daha önce konulan 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin hala geçerli olduğunu belirtti. Putin de, ticarette görülen kayıpların telafi edildiğini ve Türkiye'nin Rusya'ya ihracatının yüzde 58 oranında arttığını vurguladı. Putin, popüler konu olan "domates meselesi"ne değinmeden, ticaretteki kısıtlamaların kaldırılması için çalışmaların sürdüğünü söylemekle yetindi.

Zirvede Türk Akımı ve Akkuyu'da Rusya tarafından kurulacak nükleer santral konusu da ele alındı. Özellikle Akkuyu'nun zirve gündemindeki en önemli konu olması bekleniyordu. Bunun nedeni, Türkiye'nin Akkuyu için henüz lisans çıkarmaması ve projede yüzde 49 payı olan üç Türk şirketinin maddi katkıda bulunmaya başlamamasıydı. Erdoğan bu konuda ayrıntıya girmeden "bazı aksamalar"dan söz etti.

Zirvede ele alınması beklenen iki önemli konuda daha vardı: S-400 füzeleri ve doğal gazda Türkiye'ye uygulanması beklenen indirim. Ancak liderler basın toplantısında bu iki konuda hiçbir açıklama yapmadı.

Batı ile ilişkileri gergin durumda bulunan iki ülkenin zirvesinden "sansasyonel" sonuçlar beklenmiyordu, liderlerin açıklamalarına bakıldığında Ankara'da herhangi bir sürpriz yaşanmadı.

***                ***                 ***

Sputnik'e göre Erdoğan basın toplantısında şunları söyledi:

"Bu yıl içerisinde değerli dostumla beşinci kez bir araya geliyoruz.

Bakanlarımızla Rus mevkidaşları sürekli ilişkilerini sürdürüyorlar. İnşallah önümüzdeki dönemde ilişkilerimizi çok daha geliştirerek devam ettireceğiz, bu kararlılık iki tarafta da var.

İki ülke olarak konsey toplantılarımıza büyük önem veriyoruz. Önümüzdeki konsey toplantısı vesilesiyle İnşallah Sayın Putin'i tekrar ülkemizde ağırlayacağız.

İkili ilişkilerimizde önemli alanlara sahip alanlardan birisi de enerji. Türk Akımı ve Nükleer Akkuyu Santrali projeleri devam ediyor. 

Türkiye ve Rusya olarak, Suriye ihtilafının siyasi yoldan çözümüne yönelik ortak irade ve yakın işbirliğimizi sürdürme konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik.

Son dönemde maalesef bölgemiz çok daha kırılgan hale geliyor. Referandumun Irak Anayasası ve uluslararası hukuk bakımından hiçbir meşruiyeti yoktur. Maalesef bölgesel yönetim, tüm dostça ikazlara rağmen referandumu düzenlemekle çok büyük bir yanlış yapmıştır. Her zaman ifade ettiğimiz gibi kişisel, kısa vadeli çıkarlar uğruna hiç kimsenin bölgemizi ateşe atmaya, gerilimi tırmandırmaya hakkı yoktur.

Irak ve Suriye dahil bölgesel konuları da mütalaa ettik. Gerek Irak'ın gerekse Suriye'nin toprak bütünlüğü konusunda hemfikiriz.

Uluslararası toplumun Irak'ın toprak bütünlüğü konusunda tavır alması büyük önem arz ediyor. 

Değerli dostum Putin ile yaptığımız görüşmelerin her açıdan verimli geçtiğine inanıyorum."

Putin:

"Samimi ve yapıcı bir şekilde gerekse ikili konuları gerekse de Suriye krizinin çözülmesi konusunda atılacak adımların koordine edilmesini değerlendirdik.

IKBY'de yapılan bağımsızlık referandumunu da değerlendirdik. Bizim ilkesel tutumumuz Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında yer almıştır. 

İkili ticari ilişkilerimizi değerlendirdik. Bu sene, 7 ay içerisinde yüzde 30 ticaret hacmimiz arttı. Geçen seneki kaybı bu sene telafi ettik.

Çatışmasızlık bölgeleriyle önemli bir başarıya imza attık.

Bu sene Rusya'dan Türkiye'ye gelen turist sayısı 11 kat arttı.

Astana'da yapılmış 6. Toplantısında varılan mutabakat konusunda ortak çalışma yapmaya anlaştık.

Bu senenin ilk yarısında Türkiye'den Rusya'ya tarım ihracatı yüzde 50 civarında artmıştır.

Erdoğan ile yaptığımız görüşmelerden dolayı çok teşekkür ediyorum, toplantının çok verimli olduğunu düşünüyorum."