2 yıllık komşu Rusya

03 Ekim 2017 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Rusya'nın uluslararası alanda yeniden "hesaba katılması gereken bir güç" olmasını sağlayan Suriye'deki operasyon 30 Eylül'de ikinci yılını doldurdu.

Rusya, eski Sovyet toprakları dışındaki ilk askeri operasyonuna başlarken Suriye yönetiminin resmi çağrısının yanı sıra uluslararası teröristlerle mücadele etme amacını gösterdi ama bu aslında "bahane"den öte değildi. Moskova gerçekte, perde arkasında ABD'nin bulunduğunu düşündüğü "Arap Baharı" dalgasının bölgedeki yegane müttefiği olan Suriye'yi de vurmasından endişe ediyordu. Ruslar, Suriye'nin de düşmesi halinde hem bölgedeki "son kale"nin "düşman"ın eline geçeceğini düşünüyor hem de sıranın kendilerine gelmesinden korkuyordu.

Ama Rusya'nın müdahale gerekçeleri bunlarla sınırlı değildi.

Kırım'ın ilhak edilmesi ve hemen ardından Ukrayna'daki iç savaşta ülkenin doğusundaki ayrılıkçıları desteklemesine misilleme olarak Batı Rusya'ya ekonomik yaptırımlar uygulamaya başladı. O dönemde petrol fiyatlarının tepetaklak gitmesi nedeniyle zaten ekonomisi krizde bulunan Rusya ağır bir faturayla karşı karşıya kaldı.

Suriye operasyonu, Kremlin'in iç politikada her daim en güçlü silahları olan "dış düşman" propagandası ve milliyetçilik kozunu yeniden sahneye sürmesini sağladı. Bunda amaç, ekonomik krizin iktidara yönelik toplumsal bir tepkiye dönüşmesinin önünü kesmekti.

İronik olan, Devlet Başkanı Vladimir Putin ve diğer yöneticilerin "dış düşman"dan söz ederken aslında bambaşka niyetler taşımasıydı. Ekonomik yaptırımlarının yanı sıra diplomatik izolasyonla yalnız bırakılan Rusya "uluslararası teröristlerle mücadele etmek için" Suriye'ye girdiğini açıklarken asıl amacı ABD ile arasını düzeltmekti. Yaratılacak "IŞİD'le savaşarak Batı'nın yardımına koşan Rusya" imajı sayesinde uluslararası kamuoyunun da desteğini almaya çalışan Moskova'nın üç amacı vardı:

- ABD'nin ekonomik yaptırımları yumuşatmasını sağlamak

- ABD'nin "dikkate almadığı ülke" konumundan sıyrılmak

- Böylece hem dışarıda hem de içeride "ABD ile eşitiz"propagandası yapma olanağını elde etmek.

Bu taktik kısmen başarılı oldu ve Barack Obama'nın ikinci döneminde Rusya ile neredeyse her türlü teması kesen ABD operasyon başlar başlamaz Ruslarla yeniden masaya oturmaya başladı. Taktiğin "Rusya'nın uluslararası alanda hesaba katılması gereken bir güç olduğu" maddesi de başarıya ulaştı. Ancak Ukrayna ve Kırım yüzünden uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılması yolunda herhangi bir ilerleme sağlanamadı, üstelik yeni Başkan Donald Trump döneminde ilişkilerin hızla iyileşeceği beklentisi tam anlamıyla duvara tosladı.

Suriye'de denediği yeni silahların bol bol reklamını yapma fırsatını elde eden Rusya, İran'ı ileri sürmesi sayesinde de sadece 40 askerini kaybederek bu kapsamda bir operasyon için son derece düşük bir bedel ödedi.

Rusya'nın artı hanesine yazılabilecek konular arasında bölgesel rakibi Türkiye karşısında elde ettiği avantajlı pozisyon da bulunuyor. Suriye'de iç savaşın başladığı 2011 yılından itibaren ortaya çıkan görüş ayrılıkları 2015 sonlarında bir Rus uçağının Türk hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürülmesiyle krize evrildi. İlişkilerin neredeyse dondurulduğu dokuz aylık sürecin ardından el sıkışıldı ama aradan geçen sürede Rusya Suriye'de artık başaktör konumuna yükselmişti. Türkiye'nin yeniden "saha"ya dönebilmesi ancak Moskova'nın onayı sayesinde olabildi.

Operasyonun ilginç bir sonucu daha var: Dünya coğrafyasında çok ender görülen şekilde bir ülke başka bir ülkeyle aynı anda farklı yönlerden komşu haline geldi! 30 Eylül 2015'e kadar ortak bir kara sınırı paylaşmadığı Türkiye'nin "kuzey komşu"su olan Rusya son iki yıldır resmen değilse de fiiliyatta "güney"den de sınır komşusu oldu.