Rus gazeteci Türk basınını 'tiye aldı'

10 Ekim 2017 Salı  |  İYİ

Hiç kuşku yok, Türk basını tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşıyor.

Hayır, baskıdan, sansürden ya da otosansürden söz etmiyoruz.

Gazetecilik standartlarının yerlerde sürünmesinden, medyanın kalitesizliğinden, düzeyinin düşüklüğünden söz ediyoruz.

Sektör öyle bir hale geldi ki, gerçek gazeteciler tutuklandı, meslekten uzaklaştırıldı, uzaklaşmak zorunda bırakıldı ya da marjinalleştirildi, meydan gazeteci olmayanlara kaldı. Elbette, işini hakkıyla yapan ama artık azınlıkta bulunan gazetecileri kastetmiyoruz.

Ülkenin geldiği noktada gerçeğe, dolayısıyla o gerçeği kamuoyuna ulaştıracak gazeteciye talep kalmadı, böyle olunca haberin yerini masa başında uydurulan sözde "bilgi" aldı.

Bugün mesleğe yeni başlayanlara haber nasıl yazılır, gazetecilerin uyması gereken mesleki, ahlaki ve etik kurallar nedir öğretecek kimse hemen hemen kalmadı.

Durum o kadar vahim hale geldi ki, bizim aslında yıllardır bildiğimiz gerçekler yabancı gazetecilerin bile dikkati çekmeye başladı.

Alena Palajçenko, Rus RİA Ajansı'nın Ankara'daki muhabirliğini yapıyor.

Tabii, işinin bir parçası olarak Türk medyasını yakından izliyor.

İzliyor ama gördükleri karşısında hayretten hayrete düşüyor.

Palajçenko dayanamamış, Türk medyasında tanık olduğu "gariplikleri" Facebook sayfasında paylaşmış.

Palajçenko'nun en çok dikkatini çeken gazetecilerin haber yazarken en temel kurallara uymaması. Bu durumu şöyle eleştirmiş:

"Türk gazetecilerin çoğu kim söyledi, ne zaman söyledi, nerede söyledi, kime söyledi türü ayrıntılarla uğraşmıyor! Onun yerine "Öğrenildiğine göre, bildirildiğine göre, edinilen bilgiye göre... diye yazıyor.

Ne yazık ki, biz bu kadar cahilce yazamayız, ulaşan bilginin kaynağını öğrenebilmek için çıldırıyor ve bir sürü zaman harcıyoruz.

Bugün de çok garip bir ifadeye rastladım: Gelen son dakikaya göre..."

Palajçenko yazdıklarında, Türk medyasıyla dalga geçmekte haksız mı?