Ampüte

12 Ekim 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Kimsenin çoşkusuna limon sıkmak gibi bir derdi yok bu yazının, ne de yazarın.

Ellerini kollarını, ayak ve bacaklarını kaybetmişler arasında yapılan Avrupa Futbol Şampiyonasında şampiyon olan Türkiye Ampüte (Ampute) Milli Takımını çoşkuyla gönülden kutlarım.

Alınlarından öpülecek gençler onlar.

Alınlarından öpülecek oyuncular demedim, gençler dedim niye?

Çünkü gençler ve büyük bir çoğunluğu nerdeyse tümü, ellerini kollarını, ayaklarını bacaklarını hastalıktan, trafik kazasından kaybetmiş değiller.

Berbat, gereksiz, uzun uzun sürdürülen, kötü, akılsız, sevgisiz politikalar yüzünden sürdürülen bir savaşın kurbanları çoğu.

Araştırılırsa görülecektir ki bu turnuvada yaş ortalaması en düşük olan takım Türkiye Ampüte takımıydı.

Ampütler arasında en genç takımın Türkiye olması bize birşey anlatmalı.

Futbolcular arasında düzenlenen tüm uluslararası futbol turnuvalarında yaş ortalaması en yüksek takım olan Türkiye'nin, bu turnuvaya, en genç, en yakışıklı, nerdeyse daha bir kızı öpmemiş gençlerle katılıyor olması konusunda düşünün istedim.

Düşünün ve bir yanınız bahar bahçe olurken, kuruyor bir yanınız olsun istedim.

Evet bağırın çağırın çoşun "TÜRKİYE ŞAMPİYON" diye

Ve oturup ağlayalım elini ayağını kaybeden gençler ŞAMPİYONU da Türkiye diye.

Neredeyse Fenerbahçe'de, Galatasaray'da, Beşiktaş'da, Nabil Dirar'ın yerine, Liennes'in yerine, Lens'in yerine hem de onlardan daha iyi oynayabilecek yeteneklere sahip bu gençlere sunduğu tek takım AMPÜTE olan bir ülke oldu Türkiye.

Niye, niye, niye...