Eşek deyip de geçme!..

13 Ekim 2017 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Eşek sevilesi bir hayvandır. 

Gözleri sürmelidir, doğası yumuşak, bakışları hüzünlüdür. 

Kulakları uzundur. Yelesi dik ve kısa tüylüdür. Kuyruğu kısa ve ince püsküllüdür. Sırtına vurulan ağır yüke arada bir "eşeklik" edip karşı çıksa da, yemi-suyu verilirse sahibine bağlılıkta kusur etmez.

Cinsi, çeşidi boldur:

Evcil olanı, olmayanı var... Şeddelisi var... Afrika eşeği, Asya eşeği var... Somalili olanı, adına "zebra" dediğimiz çizgilisi var...

Arada bir kafamızın tası yerinden hopladığında dilimize pelesenk olmuş deyimi var:

- Uyuz eşek gibi dikilme karşımda ulan!

Geçenlerde okudum: Ulusal basında ve kimi internet sitelerinde yer alan haberlere göre, "soyunan eşek" de varmış iyi mi! 

- Olur mu öyle şey! Eşek nasıl soyunurmuş?

Bana göre de olmaz, ama varmış işte...

- Kim diyor bunu?

Adının önünde "profesör" unvanı da bulunan 'bilim insanı' Cevat Akşit diyor.

- Aç biraz, biz de anlayalım.

- Hay hay! 

OdaTV'de de yer alan haberlere göre, İlahiyatçı Prof. Akşit TV5 adlı televizyon kanalında din üzerine cinsel ilişki konulu vaaz verirken şöyle buyurmuş:

-... Cinsel birleşme esnasında, "affedersiniz" eşeklerin yaptığı gibi tamamen soyunmayın. Çünkü orada melekler vardır. Siz soyunursanız melekler dışarı çıkar. Şeytan da odada tek kalır ve oluşacak çocukta şeytanın nasibi olur.

- Ne yani! "O işi" soyunmadan mı yapacağız?

- Bak, orasına ben karışamam. Ayrıca, böyle "ahlaka mugayir" sorular sorup, nifak çıkarıp başıma dert açma.

- Peki, başka bir şey demiş mi?..

- Demez olur mu! 

TV8'de bir ramazan programında, regl dönemlerinde oruç tutmayan kadınlar için şöyle demiş:

-... O hayızlı kadınlar da biz oruç tutmuyoruz diye sokakta bir şey yiyemezler. Ha bak, dinen dayak yerler. Gizli yesinler.

Uzatmayalım...

Sadede gelip bir kez daha yazalım: 

Bu lafları eden TC'nin bir profesörü. Sıradan biri değil yani. Laik devletten "titrini" alacaksın, o laik devlette yaşayan insanları, medeni kanunlara göre değil, şeriata yasalarına göre yönlendirmeye çalışacaksın!

Gerçek demokrasilerde böyle şeyler olmaz. 

Gerçek demokrasilerde, çoğunluk iktidarda olsa bile, azınlık hakları güvence altına alınır, kimin nasıl sevişeceğine, kimin nasıl, nerede, kapalı mı, açık mı yiyip içeceğine karışılmaz. 

Aksi olursa, "kafa doktoru" Mahzar Osman'dan diplomalı, püsküllü, bilim insanı geçinenlerden farkın kalmaz. 

Hadi selametle...