Trump kuyuya bir taş daha attı!

14 Ekim 2017 Cumartesi  |  SERBEST KÜRSÜ

ABD'nin delifişek Başkanı Donald Trump, müttefiklerinin ve sağduyulu Amerikalı yetkililerin uyarılarını hiçe sayarak, İran'ın nükleer sliah geliştirme programını askıya alan 2015 tarihli uluslararası anlaşmaya  önemli  bir darbe vurdu; hem de kendi savunma bakanı James Mattis'in bir kaç gün önce bir Kongre komisyonuna verdiği  ifadede, anlaşmaya bağlı kalmanın ülkenin ulusal güvenliğine yararlı olduğunu söylemesine karşın...

Trump 13 Temmuz Cuma günü yaptığı açıklamayla ülkesinin söz konusu anlaşmadan çekildiğini doğrudan söylemedi, ancak ABD Başkanı olarak İran'ın anlaşmanın koşullarını yerine getirmediğine karar verdiğini ilan etti ve topu, İran'a karşı yeni yaptırım kararları alması için Kongre'ye attı.

Bu açıklamanın ardından konuşan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise, ülkesinin anlaşmaya uymaya devam edeceğini  ilan etti.

Trump'ın İran'a karşı aldığı bu ucuz kabadayı tutumu aslında önemli bir gerilim poitansiyeli taşıyor. Şöyle ki, eğer Kongre, İran'a yaptırım uygulamak amacıyla Devrim Muhafızlarını hedef alan bir ekonomik boykota yönelirse, gerilimin hızla tırmanması işten bile değil. Çünkü Devrim Muhafızları yalnızca ideolojik ve askeri güç olarak değil, ekonomik bir güç olarak da ülkede büyük bir nüfuza sahip: Türkiye'deki eski OYAK'ın sahip olduğu ekonomik potansiyelin bir kaç katı büyüklüğünde ve ekonominin çeşitli sektörlerine yayılmış dev bir yapılanmadan söz ediyoruz. İran Devrim Muhafızları Komutanlığı bir kaç gün önce yaptığı bir açıklamada, yaptırımlara hedef olması halinde, İran sınırlarından 2,000 kilometre mesafeye kadar olan alanda konuşlandırılmış tüm ABD askeri güçlerinin hedef alınacağını ilan etti.

Tabii, Trump'ın kararının etkisi sadece İran'la kalmıyor: Uluslararası Atom Enerjisi kurumunun eski başkanı Muhammed El Baradei, böyle bir tavırla ABD'nin Kuzey Kore'yi nükleer silah geliştirme çabasından nasıl vazgeçirebileceğini  çok merak ettiğini belirtti.

İşin asıl ilginç yanı, Almanya'nın yaptığı uyarı oldu:Trump'ın bu kararı öncesinde Almanya Başbakanı Angela Merkel, "Bu politika bizi Rusya ve Çin'e yönelmeye zorluyor" mealinde bir açıklama yaptı.

Tabii diplomasi platformunda bunlar olurken, manşetten verilmeyen, ancak önemli ipuçları içeren başka bazı gelişmeler de var: Örneğin ABD'nin dev bombardıman uçakları son iki haftadır Güney Kore ve Japonya'nın savaş uçaklarıyla birlikte Kore yarımadası üzerinde hava tatbikatları yapıyor. Bu arada, Kanada da "bir kaç ay sürecek bir caydırma ve gerekirse düşmanı etkisizleştirme operasyonu" için Victoria sınıfı bir denizaltısını Kore yarımadası yakınlarına gönderdi.

Washington'daki kulağı delik bir çok gözlemci gelecek altı ay içinde Kuzey Kore'yi hedef alacak bir operasyonun yapılacağına artık kesin gözüyle bakıyor. Trump'ın geçen hafta içinde gazetecilere yaptığı bir açıklamada, yaşanan günleri "fırtına öncesi sükunet" olarak nitelemesi  ve ardından ne demek istediğini soranlara "yakında anlayacaksınız" gibi şifreli ifadeler kullanması da bu kanıyı doğrular gibi görünüyor.

Tabloya daha geniş bir açıdan bakılacak olursa, Trump'ın ABD kamuoyundaki desteğinin önemli ölçüde aşındığı not edilmeli.

Reuters Ajansı'nın, geçen yılki seçimde Trump'ı destekleyen kırsal kesim seçmenleri arasında yaptığı kamuoyu yoklamasında, milyarder işadamı başkanın hata üstüne hata yapmasının hoş karşılanmadığı açıkça ortaya çıktı.

Üstüne üstlük, bir önceki başkan Obama'nın sağlık sigortası yasasını yürürlükten kaldıramadığı için Kongre'yi becerisizlikle suçlayan Trump'ın, yoksul kesimlerin sağlık sigortasından yararlanmalarını sağlayan sübvansiyonları bir kararname imzalayarak iptal etmesi gelecek haftalarda ciddi toplumsal tepkilere yol açmaya aday.

2016 seçim kampanyası sırasında Trump destekçilerinin başında gelen Cumhuriyetçi Senatör Bob Corker'in Trump'ın Beyaz Saray'ını  "yetişkinler için bir çocuk yuvası"na benzetmesi de siyasi platformda kaybedilen prestiji gözler önüne seriyor.

Beyaz Saray'da etkili bir isim, kimliğinin açıklanmaması koşuluyla bir Kanada Haber Ajansı'na verdiği demeçte, Başkanlık sarayındaki herkesin sabahtan akşama kadar Trump'ı saçma sapan fikirlerinden caydırmaya çabalamaktan kendi işlerini yapamadıklarını söyledi.

Her ne kadar yönetimdeki askerler (Ulusal Güvenlik Danışmanı  McMaster, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü John Kelly ve Savunma Bakanı Mattis) ve Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, işlerin normal seyrinde yürüdüğü izlenimini vermeye çalışıyorlarsa da, görünen  o ki Trump'ın çevresinde kavga ve karmaşa eksik olmuyor.

Daha önce de ima edildiği gibi, Trump bütün bu olumsuzlukları halının altına süpürebilmek için Amerikalıların milliyetçiliğine tam anlamıyla hitap edebilecek bir askeri operasyon kararıyla gidişi değiştirmeye çalışabilir.

Ama bu tek atımlık bir cephane. Büyük bir olaslıkla Trump bu cephaneyi kullanmak için Robert Mueller'in büyük bir gizlilikle sürdürdüğü  Trump-Rusya ilişkisi soruşturmasının tamamlanmasını bekliyor. Eğer cephaneyi bu soruşturmanın bitiminden önce kullanırsa, kendisine yöneltilebilecek suçlamaları savuşturmak için kullanabileceği hiçbir silah kalmayacak...

Cengiz İzmirli (mahlas)