Ali Koç başkan olursa...

16 Ekim 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Ali Koç'a karşı olumsuz bir düşüncem yok, hatta başkan olmasını çok arzu ediyorum ama camianın  "birisi gelsin bizi kurtarsın" tavrı beni çok endişelendiriyor.

Hepimiz insanız, doğrularımız kadar da hatalarımız var; eğer bir insana bütün gücü teslim eder ve onun her yaptığının mükemmel olduğunu düşünürseniz o insan zaman içinde kontrolü kaybediyor, tarih bunun örnekleriyle dolu.

İnsanlar kontrolsüz gücün sonunda diktatörlüğe dönüştüğünü ve bunun da toplumu acı ve yoksulluğa sürüklediğini gördüğü için çektiği acılara son vermek ve mutlu olmak amacıyla demokrasi denen yönetim sistemini keşfetmiş.

Aslında demokrasi bizim sandığımız gibi bir şey değil, çoğunluğun her dediğini yapması anlamına gelmiyor. Tam tersine azınlığın söz söyleme ve sonuç üretme hakkının korunması ve gözetilmesi demokrasinin temel unsuru.

Demokrasinin bir başka vazgeçilmezi ise "hesap sorma bilinci olan birey olarak kendini değerli hisseden insanlardan oluşan" bir toplumun varlığı.

Yani aslında demokrasi olabilmesi için "her kafadan bir ses çıkması gerekiyor" çünkü her kafadan bir ses çıkınca farklı fikirleri karşılaştırıp en iyi üstünde uzlaşma fırsatı oluşuyor, bu da toplumun sürekli ileri gitmesini sağlıyor.  Kötüyü görüp yanlışı teşhir etme şansı veriyor.

Oysa bizim kültürümüzde "her kafadan bir ses çıkması" bir bozukluk ve aşağılama ifadesi olarak kullanılıyor, aslında bu ülkede demokrasinin defolarının olmasını en büyük nedeni insanların kendilerine güvenmek yerine sürekli kurtarıcılar arıyor olması, işte tam da bu yüzden Fenerbahçe'deki Ali  Koç furyasından rahatsızım.

Bu gidişle Ali Koç da ikinci Aziz Yıldırım olur. Aziz Yıldırım'ı bugünkü durumuna getiren, camianın onun üzerindeki otokontrolü kaybedip Aziz Yıldırım ne yaptıysa doğrudur tavrıdır. Dünyanın en iyi insanı olsa bile benzer bir tavır Ali Koç'tan yeni Aziz Yıldırım üretecektir, işleyen şey insanlar değil doğru kurulmuş sistemlerdir. İnsanlar ölür sistemler sonsuza kadar yaşar.

Açıkcası Fenerbahçe gibi FETÖ/PDY'ye ilk bayrak açan, rakipleri devlet kapısı aşındırırken kendi dinamikleri ile stat ve salon yapan bir camiaya bu pasifist tavrı yakıştıramıyoum.

Fenerbahçe'nin kahramana ihtiyacı yok, sadece münferit Fenerbahçeli'nin Fenerbahçe'nin kaderi konusunda söz sahibi olma arzusu ve kulübüne sahip çıkması yeterli olacaktır.

Bunun önündeki en büyük engel de kongre gibi ilkel, gayri demokratik, kulüp ağalığına izin veren sizin aklınız ermez biz sizden daha iyi düşünürüz sistemidir.

Ali Koç geçici bir çözümdür, ilkel kongre sistemi sürdükçe sistem her zaman arıza yapacaktır o nedenle Fenerbahçe'nin Ali Koç'tan sonraki ilk hedefi Bayern Münih gibi tüm taraftarlarının kulübünün geleceği hakkında söz sahibi olmasını sağlayacak sistemin kurulmasıdır.

Fenerbahçe Fenerbahçelilerindir sözü yaşama geçmelidir.