Bülent Ecevit

19 Ekim 2017 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Birlikte öğrendik seninle

avcumuzda yüreği çarpan

kuşa sevgiyi

elele duyduk kumsalda denizin

milyon yılda yonttuğu

taşa sevgiyi

tırtılları tanıdık seninle baharda

tırtılken daha sevmeyi öğrendik

sevgiden üreyen kelebeği

toprağı evimiz gibi sevdik seninle

birlikte sevdik kuru toprakta

ev küren köstebeği

köstebeğinden toprağına taşına

tırtılından kelebeğine kuşuna

elele sevdik bu dünyayı

acısıyla sevinciyle sevdik

yazıyla kışıyla sevdik

köy-köy ülke-ülke

gökler gibi sardı dünyayı

yağmur gibi sızdı dünyaya

dünya kadar oldu sevgimiz

elele büyütüp elele derdik

elele derip insana verdik

verdikçe çoğalan sevgimizi

*               *                   *


"El Ele Büyüttük Sevgiyi" adlı şiirin sahibi Bülent Ecevit.

Bülent Ecevit'in ABD Başkanı Bill Clinton'la Beyaz Saray'daki fotoğrafı bugünlerde yeniden karşımıza çıktı. Clinton karşısında  "ezik" duruyormuş, yorumu, yeniden gündeme geldi.

Kıbrıs'ın Beşparmak dağlarına sorun bakalım. Ezik mi ?

Kıbrıs'ta itilip kakılan, katledilen, evinden barkından uzaklaştırılan, sistemli bir yıldırma politikası ile karşı karşıya kalan insanlara sorun bakalım. Ezik mi ?

Ülkesinin onurunu korumak için başka bir ülkenin desteğini arayıp aramadığını sorun bakalım. Ezik mi ?

TÜSİAD'a sorun bakalım. "Ezik" olduğu için mi gazete ilanı verilmiş.

Kömür işçisine sorun bakalım. Ezik mi ?

Çiftçiye sorun. Ezik mi ?

"Ne ezen, ne ezilen; hakça bir düzen" dediği için mi, "ezik" ?

"Toprak işleyenin, su kullananın" dediği için mi,  "ezik" ?

"Bizim iki gücümüz var. Hak ve Halk" dediği için mi, "ezik" ?

"Koğuş sistemi, cezaevlerinin terör eğitim merkezi haline gelmesini kolaylaştırmış oldu" saptaması doğru olduğu için mi, "ezik" ?

Emperyal güçlerin ambargo ile tehditine karşı, "Tam Bağımsız Türkiye" dediği için mi, "ezik" ?

13.7.1955 tarihinde Ulus gazetesinde "Günün Işığında" adlı köşede yayınlanan makalesine bakalım:

Ecevit'e göre  devlet adamı istikrarlı olmalıdır. Ecevit, devlet adamını şöyle tanımlamış:

"Devlet idaresi sorumluluğunu yüklenecek insanlarda kişiliğin, değişen rüzgarlara göre değişmiyecek bir halde bulunması beklenir. Bir halkın kendini idare edenlere güvenebilmesi, idarecilerin yalnız idare ve çalışma tarzındaki değil, biraz da karakter ve davranışındaki istikrara bağlıdır."

SON SÖZ:  "Biz milliyetçiliği Ege'nin serin ve derin sularına, Afyon'un haşhaş tarlalarına ve Kıbrıs'ın Beşparmak Dağlarına yazdık... Değil ayakların senin hayallerin bile oralara ulaşamaz.."