Fenerbahçe cinayetinde 2 sanık

31 Ekim 2017 Salı  |  MENTOR

Dün akşamın karanlığından daha karanlık iki kişi vardı: Halil Umut Meler ve Aykut Kocaman. Bu ülkede insanların öz saygısı olsa dün akşamdan sonra ikisi de istifa eder bir daha yaptıkları işi yapmaya devam edemezlerdi ama edecekler çünkü ülkemiz futbol düzeni ahbap çavuş ilişkileri üzerine kurulmuş ve bu düzenin tek üzüleni taraftar. Liyakat yok, medyası, hakemi, hocası,futbolcusu, yöneticisi, taraftarın parasını cebine atıp onu kullanmaktan başka bir şey düşünmüyorlar.

Türk futbolu için medyası dahil yazılabilecek tek şey var: Çürümüş.

Halil Umut Meler, daha önce bir Bursaspor maçında Fenerbahçe'yi infaz eden bu hakem dün sahada idi. Sahada olması çok doğal çünkü seni Galatasaray maçında parça parça eden ve kariyerini Fenerbahçe tetikçiliğine borçlu olan bir hakeme Aykut Kocaman övgüler düzerse Federasyon da her maça başka bir Fenerbahçe düşmanı gönderir.

Dakika 7 Fenerbahçe lehine olması gereken iki korner atışı aut (aut ne yahu utanç verici "out"un Türkçe versiyonu herhalde nasıl yazıldığını 10 dakika düşünmem gerekti terimleri böyle çürük olan bir oyunun çürümesi normal sanırım) oldu, Valbuena'nın Kayseri ceza sahasının sol tarafında biçilmesine devam, sonra çok daha ucuz iki pozisyonda Fenerbahçe aleyhine faul ve iki gol.

Hadi HAK formayı çekti gerçi rakibi de o arada onu itip kakıp duruyordu ama ikinci golden önceki faul Sayın Meler'in uydurmasıydı.

Dakika 30 faul sayıları Fenerbahçe: 1 Kayseri : 7 ama futbol oynatmamak için sürekli Fenerbahçe futbolcularını biçen Kayserili oyunculara kart yok, kenardan Fenerbahçeli futbolculara hakaret eden, seyirciyi tahrik eden ve sürekli dördüncü hakeme sataşan Kayseri Teknik Direktörü yönetiyor maçı.

Bitmedi, Kanabıyık denen arkadaş ceza sahasında topla oynama niyeti olmadan üstelik çivili krampon tabanı ile Janssen'in baldırına bastı olması gereken penaltı ve  kırmızı kart karar devam, TFF yazdı, Meler oynuyor, Fenerbahçe yönetimi de figüran.

Kucher, sarı kartı var Janssen'i durdurmak ve hücumu kesmek için kasti faul yapıyor ikinci sarı ve kırmızı olmalı ama oyuncu maçı tamamlıyor.

Daha fazlasını da yazarım ama Hakem Halil Umut Meler'in Fenerbahçe cinayetinin mahkumiyetle sonuçlanması için bu kadar birinci derece delil yeterli sanırım.

Halil Umut Meler cinayeti işlerken yalnız değildi elbette yardım aldı, en büyük yardımcısının adı Aykut Kocaman'dı.

Haftalardır dökülen HAK'ı kendi aldığı için oynadığı her maçta ondan çok daha iyi performans gösteren İsmail'in yerine torpille oyuna sürmüştü.

Guiliano'yu yine sağa mahkum edip yok etmişti (Aykut Kocamancılar başlar şimdi yok efendim içeri geliyormuş o zaman kötü futbolcu almasaydın her türlü sorumlu sensin.).

Koskoca ilk yarı futbol adına hiç bir şey oynamamış, yaratıcılığı ve üretimi sıfır olan takımı takımı ikinci yarıya aynı plan ve aynı taktikle sürdü, hasbelkader tamamen şansa iki gol buldu Fenerbahçe ve durum 3-1'e geldi skor, böyle olunca gözünü karartan Kayseri Fenerbahçe üzerinde baskı kurdu, bir Fenerbahçeli olarak yazarken ben utanıyorum ama bunu Fenerbahçe'ye yaşatanlar utanmıyor evet, Kadıköy'de durum 3-1 iken Kayseri, Fenerbahçe'ye baskı kurdu eski günlerde biz 5,6 diye tempo tutardık ama Aykut Kocaman'ın pısırık ve korkak futbolu ile başladık dua etmeye.

Hiç olmazsa biz dua ediyorduk ama Aykut Kocaman kararlıydı Fenerbahçe cinayetine ortak olmaya çünkü küçük takım hocasıydı, Valbuena yerine Mehmet Topal'ı aldı. Mesaj şuydu; ey Kayseri sen bizden büyük takımsın biz senden korkuyoruz, Ey Fenerbahçeli futbolcular Kayseri sizden güçlü takım haddinizi bilin, sadece bu mesajla psikoljik olarak maçı vermiş olsa bir nebze o kadarla da kalmadı, Fenerbahçe'nin dikine oynayan, top tutan,  oyun görüşü en iyi oyuncusunu  kenara alarak Fenerbahçe'nin teslim bayrağı çekmesini sağladı. O çıktıktan ne topu kontrol edebildi Fenerbahçe ne de kaptığı topları hücuma taşımayı ve sonuç geldi.

Hadi bunu da geçtik savunmaya karar verdin ama takımın savunma yapmayı bilmiyor, rakibe basan tek oyuncu yok, iki hat haline idman mankenleri gibi dizilmiş, iki hat ve rakip arada cirit atıyor, bu takımın savunması o kadar kötü ki stoperlerin iki golün doğrudan sorumlusu. Peki savunman bu kadar kötü iken niye savunma yapıyorsun, ha savunmanın kötü olduğunu bilmiyorsun o zaman sen nasıl hocasın?

Ben söyleyeyim hoca değilsin.

İyi insan da değilsin çünkü aynı ekipte olduğun Daum ve Alex'i sinsice tasfiye ettin.

Kahraman da değilsin, Fenerbahçeli'yi kandırdın, Fatih Terim'le top oynayıp, Fenerbahçe düşmanı Hürriyet'e yazar oldun ve şikeci Fenerbahçe tezahüratına sustun.

Aykut Kocaman'ın hataları Halil Umut Meler'in çirkinliğini, Halil Umut Meler'in çirkinliği de Aykut Kocaman'ın çirkinliğini örtmez ama her ikisi de cebini doldururken üzüntü bize yani Fenerbahçelilere kaldı.

Neden biz üzülüyoruz, yüreğini veren biziz, uykuları kaçan biziz, parayı veren biziz, fedakar biziz, her şey biziz niye biz üzülüyoruz ve siz utanmıyorsunuz??? Eğer içinizde biraz vicdan ve insanlık kaldıysa ikinizde istifa edin ama öyle olamayacak vicdan ve insanlık nedir ki yaşasın yeşil dolarlar...

Sonuç; Fenerbahçe son 20 yılda çok şey kaybetti. Elinde kalan son şey büyüklüğü ve onu da kaybetmek üzere.

Hiç kimseye suç atma Fenerbahçeli kardeşim, en büyük suçlu sensin kalbimde yaşıyor dediğin Fenerbahçe'ye sahip çıkamıyorsun!

Ben en azından yazıyorum, torunlarıma ben Fenerbahçe'yi yıkmak isterlerken mücadele ettim diyeceğim, sen ne diyeceksin sosyal medyada Fenerbahçeli futbolculara küfredip egomu tatmin ettim mi?

Beğenirsin beğenmezsin, kötüdür iyidir, yeterlidir yetersizdir ama karşılıksız sadece sevdiğim için bildiğim bir yolla Fenerbahçe'ye sahip çıkmaya çalışıyorum, peki sen ne yapıyorsun? Bir şey yapmıyorsun o yüzden de Fenerbahçe bu halde, oysa sen konuşsan başka kimse konuşamaz.