Türk medyasının gorili!

02 Kasım 2017 Perşembe  |  MENTOR

Çirkin bir medya deneyimi daha yaşadık; Salı sabahı spor medyasının çirkin ve Fenerbahçe düşmanlığı ile dolu yüzünü, Fenerbahçe nefretini görmememizi sağladı.

Evet Fenerbahçe kötü oynadı, evet Fenerbahçe'nin Hocası kötü ve kötü değişiklikler yaptı ama bunların gerçek olması hakem adı altında Kadıköy'e gelerek Fenerbahçe'yi infaz eden Halil Umut Meler isimli görevlinin yaptığı çirkinlikleri örtmez, üstelik bu hakem daha önce Fenerbahçe maçlarında infazdan sabıkalı.

Goril deneyi vardır bilir misiniz? 

Muhtemelen çoğu kişi yaşamının bir döneminde bir eğitimde bunu öğrenmiştir ama tekrar anlatalım. Bir spor salonu dolusu insana derler ki basketbolcuların kaç pas yaptığını sayın, o arada salonun içinden bir kaç kez goril geçer maçtan sonra sorarlar gorili kaç kişi gördü diye  kimse görmemiştir. Seçici algıyı ispatlayan bir deneydir bu, insan neyi istiyorsa onu görür. Fenerbahçe'ye yapılan zulüm ve eziyetler Türk medyasının gorilidir asla görmezler.

Aslında bu örnek istemsiz bir davranışı ifade ediyor medyada sistemli olarak ve bilinçli olarak Fenerbahçe düşmanlığı yapan tipler de var, bir de gorili göremeyenler ama bir üçüncü grup yok yani Türk Spor medyası ikiye ayrılıyor bilerek Fenerbahçe düşmanı olanlar, bilmeden Fenerbahçe düşmanı olanlar üçüncü bir grup asla yok ve olmadı ve sonuç değişmez hepsi Fenerbahçe düşmanı.

Bunlar Kanabıyık'ın çivili kramponla Janssen'in baldırında tepindiğini görmez ama Ozan'ın yaptığı faulü şıp diye görürler.

Konu Galatasaray olunca bunların sahada 10 goril gördüğü kesindir.

Halis Özkahya tüm kariyerini Fenerbahçe tetikçiliğine borçlu bu tetikçi eylemlerin çoğundan da Galatasaray faydalanmış, hatta Raul için Galatasaray telkinleri ile sahte rapor yazdığına dair iddialar var doğru yanlış bilemem ama o dönem medyada yer aldı bu iddialar. Bu denli üzerinde tartışma olan bir hakemi Galatasaray maçına veriyorsun ve bu hakem tekme tokat her pozisyonda Trabzonsporlu futbolculara dalan, hakeme hakaret eden Galatasaray'a tahammül ediyor. Maçta Avrupalı bir hakem olsa maç Galatasaray'ın hükmen mağlubiyeti ile biterdi ama medya bundan mağdur bir Galatasaray yaratmayı başarıyor.

Türk spor medyasının en büyük özelliği Fenerbahçe faşisti olmasıdır ve bunun tek bir istisnası yoktur. Fenerbahçe nefreti gün geçtikçe onları da tüketiyor, 3 Temmuz 2011 tarihindeki spor gazetelerinin tirajı bugün yarıya düştü, televizyondaki spor  programları spor programından pornografik sitcomlara dönmesine rağmen ratingleri 3 Temmuz'un yarısı bile değil , yayıncı bile tükenmiş durumda.
Fenerbahçe laneti medyayı tüketiyor.

Medyayı tüketiyor da rakiplerini tüketmiyor mu? 

Onları çok daha hızlı tüketiyor, 3 Temmuz davasının savcılığını yapan Galatasaray şimdi FETÖ/PDY'nin sahte davasında savcılık yapmanın bedelini topluma anlatmakta zorluk çekiyor.

Fenerbahçe nefreti ile günü kurtarmak için yaptıkları hamleler bugün camianın en büyük sorunu haline geldi onlar adına sorun  o kadar büyük ki düştükleri yerden ayağa kalkmaya çalışıyorlar. 

Galatasaray'ın kadrosu düşüşe geçmiş yıldızlarla dolu, eski alışkanlıkları depreşmiş ağlayıp bundan çıkar sağlamaya çalışıyorlar ama gördüğüm kadarı eski çamlar bardak, futbolcular kaçak olmuş duyan yok. Çekirge artık bırakın sıçramayı ayağının üstünde zor duruyor.

Beşiktaş ise Fenerbahçe takıntısı ile Caner, Gökhan, Lens derken Fenerbahçe'nin zaafiyeti ile yakaladığı bir dönemi Fenerbahçe takıntısı ile baş edemeyip çöpe atmış durumda.

KPMG'nin raporuna göre Beşiktaş ve Galatasaray başarısız, kötü yönetilen, neresinden tutsan elinde kalan Fenerbahçe ile mali konularda rekabet edemiyorlar.

Sonuç; Beşiktaş ve Galatasaray'ın başarısı için olmazsa olmaz şart mevcut Fenerbahçe yönetiminin varlığıdır ama son 20 yıllık dönem Fenerbahçe'yi öyle yıprattı ki camianın bu kısır döngüden kurtulma şansı kaldığını sanmıyorum.

Artık Fenerbahçe Fenerbahçelilere ait değil ve camia buna çözüm üretemiyor.

Camia çok seviyorum dediği Fenerbahçe tükenirken ağlamak dışında bir reaksiyon veremiyor hal böyle iken bu kısır döngünün kırılacağını düşünmek için insanın aklını kaybetmiş olması gerekir.