'Osman Kavala'nın günahı'

03 Kasım 2017 Cuma  |  GÜNLÜK

Hürriyet yazarı Murat Yetkin, işadamı Osman Kavala'nın tutuklanmasıyla ilgili olarak şunları yazdı:

"Yakın zamana dek Osman Kavala'ya bir konuda sesini yükselttiği, ya da bir kampanyaya destek verdiği zaman milliyetçi-muhafazakâr yayınlarda kısa süre öncesine dek takılan isim "Kızıl milyoner" idi.

Bu söylemde Kavala'ya bu kesimce atfedilen bir "zararsız deli" kibri de saklıydı. Ne de olsa Kavala, bu kesimin karşı olduğu çoğu şeye karşıydı: Yerleşik düzenin katı sistemine, militarizme, Kemalizme karşıydı. Kürt sorununda siyasi çözümde ısrarlı olması ve kişi hak ve hürriyetlerini dile getirmesi bazen can sıksa solcular arasından çıkan bu ses zararsız ve hatta zaman zaman yararlı bulunuyordu.

AK Parti'nin 2002 'de iktidara gelişinden sonra Kavala'nın yakın zamana dek (o zaman başbakan, şimdi) Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti ile büyük bir sorunu da olduğu söylenemez. Zaten ana akım medyadaki eski solcu, sonra liberal bazı etkili kalemleri de aynı çizgideydi.

Kavala'nın yerleşik düzene karşıtlığı, askerin siyasete müdahalesi ve Kemalizme karşı sınırlarda kaldığı müddetçe Erdoğan ve AK Parti açısından da sorun pek sorun yoktu. Hatta Kavala'nın, Ergenekon ve Balyoz gibi davalara olumlu bakışı sempatiyle karşılanıyor, örneğin George Soros'un önayak olduğu Açık Toplum ile ABD ve Avrupa'da Türkiye'yle yakından ilgilenen bazı isimlerle iddia edilen ilişkileri şimdiki gibi sorun olmuyordu. (Gerçi o davalarda bir şeylerin ters gittiğini, örneğin Çetin Doğan özelinde ilk dile getirenlerden biri de o olmuştu.) O davalar şimdi olduğu üzere, devlet içindeki Fethullahçı gizli örgütlenmenin AK Parti'yi devirme planı değil, yolunu açma desteği sayılıyordu; Gülen 2002-2012 arası Erdoğan ve AK Parti'nin yakın destekçisi görülüyordu.

İşler 2013 Haziran'ındaki Gezi protestolarıyla değişmeye başladı. Kavala Gezi'de protestoculardan yana, hükümetin uygulamalarına karşı bir tutum aldı. Aslında bunu yaparken Kavala değişmiş değildi, zaten hep yapageldiği bir işi yapıyor, kendi bakışına göre devlet yetkisinin kötü ve aşırı kullanımına karşı duruyordu. Ancak artık o hep karşı olduğu yerleşik düzenin kontrolünde artık AK Parti vardı, roller değişmeye başlamıştı."

Yazının devamını okumak için tıklayın