Liselere sınavsız giriş mümkün mü?

08 Kasım 2017 Çarşamba  |  SERBEST KÜRSÜ

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın açıkladığı "Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi" ile TEOG kaldırıldı ve liselere girişte yeni düzenlemeler yapıldı. Daha doğrusu eğitim sistemimiz yeni bir kaosa daha sürüklendi.
 
Her şey Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaklaşık 2 ay önce "Ben TEOG olayını istemiyorum ve bunu da artık yanlış buluyorum. TEOG'un kaldırılması lazım" sözü ile başladı. Ardından alelacele yapılan bir düzenleme ve ortaya çıkan sonuç; tam bir fiyasko...
Şimdi neresinden başlayayım bilemiyorum.Bir kere daha en başından bakanın deyimiyle liseler "nitelikli" ve "niteliksiz" olmak üzere ikiye ayrıldı.
 
Neymiş, isteyen çocuklar bu nitelikli okulların sınavına girebilecek, istemeyenler de evlerine en yakın liseye kayıt olacaklarmış. Yani öğrencilerin yaklaşık yüzde 10"u nitelikli liselere giderken, geri kalan yüzde 90"ı da niteliksiz liselerde öğrenim görmüş olacak.
 
Peki TEOG neden kaldırıldı? Çocuklar sınav stresi/kaygısı yaşamasın, diye. O zaman adama sormazlar mı; sınav stresi bir tek liselere girişte mi yaşanıyor?
 
Bu mantıkla yola çıkarsak üniversitelere giriş sınavları da kaldırılsın, herkes evine en yakın üniversiteye gitsin. TUS kaldırılsın, KPSS kaldırılsın,
DGS kaldırılsın, ALES kaldırılsın, YDS kaldırılsın, kısaca tüm sınavlar kaldırılsın. Ne yazık ki bu ülkede sınav hayatın her alanında var ve bir ülke
gerçeği.
 
Önemli olan sınavları kaldırmak değil, herkese sınavlara eşit koşullarda hazırlanma olanağı verecek adaletli bir sosyo-ekonomik bir ortam yaratmak.
 
Gelelim yeni sistemde yanıtlanması gereken sorulara. Sınavla girilecek nitelikli okulların hangileri olacağı tam belli değil. İlk planda Fen liseleri akla gelse de, Sosyal Bilimler Liseleri ve bazı Anadolu Liselerinin de bu kategoride olacağı kesin. Liste Mayıs ayında açıklanacakmış. Kamuoyundan gelecek tepkilere göre sanırım liste şekillenir.
 
Milli Eğitim Bakanına göre tüm liselerimiz Fen Liseleri ayarına getirilecekmiş. Bir kişi de çıkıp; "elinizde o liselerde görev yapacak kadar nitelikli öğretmen ve o düzeyde öğrenci var mı?" diye sormuyor. Tüm liselerin adını Anadolu lisesi yaptınız da ne oldu?
 
En çok merak edilen konulardan biri de nitelikli liselere gidemeyen öğrenciler, hangi okullara gidebilecek. Bakanın açıkladığı yeni sisteme göre; sınava girmeyen öğrenciler bulundukları eğitim bölgeleri içinden 5 okul tercihi yapacaklar ve bu liselerden birine yerleştirilecekler.
 
Şimdi bu 5 tercih büyük bir olasılıkla farklı türdeki liselerden oluşacak. Yani diyelim ki bir Anadolu lisesi, bir ticaret lisesi, bir sağlık meslek meslek lisesi, bir endüstri meslek lisesi, ve de bir İmam-Hatip lisesi. Öğrencinin yapacağı 5 tercihten birine yerleşecek ve istemediği bir okula gönderilmeyecekmiş. Bu çok akla yatkın değil ve mümkün görünmüyor.
 
Peki o bölgedeki Anadolu lisesi kontenjanı dolarsa ve öğrenci başka bir türdeki lisede okumak istemezse ne olacak? Yanıt yok... Neden sadece 5 tercih ile sınırlıyorsunuz? Neden öğrenciler sizin belirleyeceğiniz okullardan birini seçmek zorunda kalıyor? Aslında herkes biliyor ki, amaçlardan biri de boş kalan İmam-hatip liselerini doldurmak.
 
Bakanın deyimiyle "Veli Tercihine Bağlı Serbest Kayıt Sistemi" ne yazık ki doğru değil. Kimse serbest kayıt filan yapamıyor, bu tam bir aldatmaca.
 
Ayrıca büyük kentlerin varoş mahallelerindeki okulların durumu ortada iken. Gidin sorun bakalım burada yaşayan velilere, kaç tanesi çocuklarını kendi semtlerindeki okullara göndermek ister?
 
Ayrıca siz adrese dayalı sistem dediğiniz an zaten en başta sistemin açığını vermiş oluyorsunuz. Herkes biliyor ki adres sorununu öyle veya böyle bir şekilde çözenlerin çocukları, diğerlerine göre daha şanslı olacaklar.
 
Özel okullara gelince; daha önce de olduğu gibi onlar isterse kendi sınavlarını yapabileceklermiş. Bence burada en çok kazanan özel okullar olacak. Neden derseniz, çocuğunun iyi bir eğitim almasını isteyen velilerin bir bölümü, tüm olanaklarını zorlayarak semtlerindeki istemedikleri okullar yerine özel okulları tercih edeceklerdir.
 
Yaklaşık 15 yıldır sürekli sınav sistemleri ile oynamak, çözüm olmaktan öte var olan ve kötünün iyisi dediğimiz sistemi daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. TEOG bundan daha adildi. SBS TEOG"dan daha iyiydi. Ondan önceki OKS, SBS"den iyiydi. Tıpkı LGS"nin OKS"den iyi olması gibi...
 
Yani sonuç olarak her gelen yeni sınav sistemi bir öncekini aratır durumda.
 
Eğitim, öğretim işleri "ben bunu istemiyorum, değiştirin" demekle olmaz. Ciddi planlama ve emek gerektirir. Uzun araştırmalar yapılmalı, eğitimin tüm paydaşlarının katılımı ile demokratik , eşit ve adil sistemler ortaya çıkarmak için yoğun çalışılmalıdır.
 
Öyle "Çocuklar Duymasın" dizisinde olduğu gibi "TEOG kalktı" diye göbek atmaya da benzemez.
 
İlhan İlmenöz