'Güven kırılması tam aşılmadı'

17 Kasım 2017 Cuma  |  GÜNLÜK

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Rusya'nın Soçi kentinde gerçekleştirdiği yüz yüze görüşmenin ardından, iki ülkenin Kasım 2015'teki uçak krizi sebebiyle kopma noktasına gelen ilişkilerinin yeniden kriz öncesi seviyeye ulaştığına işaret etti. Rusya Lideri Putin'in bir diğer önemli açıklaması da, görüşmelerin "bürokrasiden uzak güzel bir havada gerçekleştiği" oldu.

Peki iki liderin de "dostane" vurgusu yaptığı görüşmenin gerçekleştiği bu dönemde Türkiye ve Rusya'nın askeri ve ticari ilişkileri ne duruma geldi?

Rusya ve Türkiye'nin ikili ilişkilerinin geldiği durum; iki ülkenin kriz öncesi gündeminde bile olmayan S-400 hava savunma sisteminin satın alımına ilişkin nihai karara kriz sonrası varılmış olması, kriz öncesi yalnızca gündemde olan Türk Akımı Doğalgaz Boru Hattı Projesi için hükümetler arası anlaşmanın yine uçak krizinin ardından imzalanmış olması ve Akkuyu Nükleer Santrali'yle ilgili somut adımların da yine aynı dönemde atılmış olması, ilişkilerin kriz öncesi dönemin de ötesine geçmesi konusunda umut vaat ediyor.

Üstelik Türkiye ve Rusya'nın hızla onarmanın ötesine taşıdığı bu ilişki, uzun vadeli sonuçları olacak olan askeri iş birlikleriyle de destekleniyor. 2015 yılının son çeyreğinde Suriye'deki krizin yansıması olarak karşı karşıya gelen Moskova ve Ankara şimdilerde, Suriye'nin geleceğinin bölgesel entegrasyondan geçtiği görüşünde birleşmiş ve bu yöndeki çabalarını Türkiye, Rusya ve İran'ın öncülüğündeki Astana barış görüşmeleriyle tesciller durumda. Stratejik iş birliği yolunda ilerleyen ikili ilişkilerin yaratması beklenen bir diğer etki de sürecin, orta vadeli hedefi 100 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmak olan iki ülkenin ticaret rakamlarına yönelik olası etkisi. 2014 yılında 31 milyar dolara ulaşan ticaret hacmi, 2016 yılında yaşadığı düşüşün ardından yeniden yükselişe geçti. 

Rusya-Türkiye ilişkilerini yakından takip eden Gazeteci Cenk Başlamış ilişkilerin hızla iyiye gitmekte olduğuna işaret ederek, "Uçak krizinin ardından ikili ilişkilerde sekiz aylık bir donma yaşandı. Fakat bu kriz dönemi geride kaldıktan sonra hızlı şekilde ilişkileri onarmak için taraflar ellerinden gelen tüm çabayı ortaya koydular. İlişkilerin uçak krizi öncesinden daha iyi bir noktaya geldiğini söylemek biraz iddialı olur ancak 2015 sonuyla şu anı karşılaştırırsak iki yılda katedilen mesafenin büyüklüğü yadsınamaz" dedi.

Putin'in görüşmenin "dostane" bir ortamda gerçekleştiği yönündeki yorumunu da değerlendiren Başlamış "Eskiden diplomaside 'çalışma ziyareti' kavramından daha ziyade büyük hazırlık gerektiren 'resmi ziyaret' kavramı vardı. Son 10-15 yılda 'çalışma ziyareti' kavramı giderek daha fazla öne çıktı. Bu tür görüşme, resmiyetin bir kenara atıldığı ve sonuç odaklı görüşme şekli diye açıklanabilir. İki liderin son görüşmelerini Kremlin yerine Soçi'de gerçekleştirmesi de gayriresmi ve samimi ortamı gösteriyordu. Putin bu sözleriyle, resmiyetin bir kenara bırakıldığı; alınması gereken kararların daha etkili bir şekilde alınmaya çalışıldığı bir ortama atıfta bulundu" ifadelerini kullandı.

Türk vatandaşlarına yönelik vizelerin de yakında kaldırılacağına inandığını söyleyen Başlamış "Net bir zaman verebilecek durumda olmasam da ilişkilerin bütününe baktığımda Türk vatandaşlarına yönelik vizenin kaldırılmasının oldukça mümkün olduğunu düşünüyorum. Keza ziyaretin ertesi günü Rusya'nın en önemli ve ciddi yayın organlarından biri olan Kommersant gazetesinde, Putin'e yakınlığıyla bilinen bir gazeteci olan Andrey Kolesnikov da vizelerin yakında kaldırılacağı yönünde bilgi içeren bir yazı kaleme aldı" diye konuştu.

Vize uygulanmasının yarattığı iki soruna değinen Başlamış "Birincisi, en fazla 15 günlük vize almak zorunda olan iş adamlarının yaşadığı fiili zorluk. İkincisi de bunun yarattığı psikolojik zorluk. 'İlişkiler bu kadar yakınken neden hala vize uygulanıyor?' sorusu çoğu kişinin aklını meşgul ediyor. Zaten ilişkilerin uçak krizi öncesinden daha iyi noktaya gelmemiş olmaması da, başlı başına vize ve benzeri uygulamalardan çok iki ülke arasında çok uzun yıllar süren çabaların ürünü olan güven duygusuna zarar gelmiş olmasından kaynaklanıyor. Özellikle 90'lı yıllardaki güvensizlik ortamı Putin'le birlikte yerini çok büyük bir güven ortamına bırakmıştı. Ancak uçak krizinin yarattığı bu güven kırılmasının tam manasıyla geride kalması biraz daha zaman alacak gibi görünüyor" dedi.

(Sputnik)