Aykut hocam, yalvarıyorum size...

20 Kasım 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Hep söyledim ve yazdım, anlatmaya da devam edeceğim, Fenerbahçe'nin kaliteli bir kadrosu var ama sorun bu kadronun performansının yaşama geçirecek yetkinlikte bir teknik direktöre sahip olmayışıdır. Bu maç açıkça bunu gösterdi, çift santrafor, ceza sahasında çoğalan bir takım ve maç 10 dakikada bitti.

Rakip 10 kişi kalmasa böyle biter miydi, şüpheliyim...

Kardeşimin arkadaşı diye hoca seçince böyle oluyor sanırım.

Bir de böyle bir olumsuzluk varken bir maç sonucuna göre şampiyonluk havasına giren artık "duygusallığı" mantık sınırlarını aşmış taraftar var, bu duygusallık ve mantık dışı takıntılarla Fenerbahçe'yi Rambo bile yönetebilir herhalde!  

Fenerbahçe önceki iki maçında tam bir travma  yaşamış, rakipleri puan kaybetmiş böyle bir durumda hayat memat maçına çıkıyor. İlk 10 dakika sonrasında anlıyorsun ki; hayat falan kalmamış, aynı şahsiyetsiz futbol, iki pas yapamayan oradan oraya koşan hiçbir yaratıcılık gösteremeyen bir takım, hasbelkader karambolden gol ve 1-0 gerisi tanımsız çünkü sahada oynanan şey futbol değil, estetik ve düzenden yoksun tam bir başıbozukluk, anlatacak söz bulamıyorum gerçekten. Ben Fenerbahçe taraftarıyım, yaşamım boyunca böyle bir göz yakan zevksizlik görmedim. 

Baştan belli olan gerçekleşiyor ve daha ikinci yarının başında golü atıyor Sivas, golden sonra da tablo değişmiyor ta ki umutsuzca ikinci santraforu alıncaya kadar daha girer girmez en büyük problemi takıntılı futbol anlayışı yüzünden ceza sahasında çoğalamama olan Fenerbahçe golü buluyor, dün Soldado çok büyük golcülük becerisi sergiledi ama asıl çözüm ürettiği şey ceza alanı içinde bir kişi fazla olmaktı. İddia ediyorum Soldado oyuna girmese ikinci gol asla atılamazdı.

Jenssen klasik bir santrafor değil, ayrıca son vuruş kalitesi de üst düzey değil ama müthiş güçlü ve mücadele ediyor daha çok ofansif orta saha gibi. Çift santrafor illa çok gol atacaksın anlamına gelmiyor, gol atmanı sağlayan şey oyun anlayışı ama Fenerbahçe büyük bir fırsat yakalamış durumda sırf Jennsen'in  kişisel özelliklerinden dolayı 1.5 santrafor oynama şansı var, kalanı orta sahaya mücadele olarak gider.

Ama değerli filozof hocamız (Futbol gibi tüm amacı topu iki direk arasından geçirmek olan ve dünyada sağladığı bütün ilgiyi de bu basitliğe borçlu olan bir sporda bu takıntılı filozof havalarını çok komik buluyorum alt tarafı topa tepiyosun kardeşim) demiş ki; çift santrafor oynamak için diğer oyuncuları kendi özgün pozisyonları dışına itmem gerekir. (itmek de ne demekse, oynatmak daha doğru olurdu), itmiyor musun zaten... Forvet arkası Guiliano'yu sağ kanatta, ben sağ bekim diyen Dirar'ı sağ önde oynatmıyor musun?

Bir çok maçta takımı futbolcuların oynadığı mevkiye bakmadan 10 stoper ile oynatmıyorsun, bir şey olmaz.

Kimseyi bir yere itmen gerekmiyor ki;  Topal veya Josef'ten birini yanına alacaksın olacak bitecek.

Bir de Ozan konusu var; sadece söylenmek dışında amacı olmayan, kerameti kendinden menkul, kimsenin aslında senin bile anlamadığı sözlerin arkasına saklanamazsın çıkıp Ozan'ı neden oynatmadığı açık açık söylemen lazım, bu çocuk büyük bir travma yaşadıktan sonra  son haftalarda form tuttu ve çok da iyi oynuyorken hiç bir açıklama yapmadan Fenerbahçe'nin geleceğini kulübeye oturtamazsın.

Topal kim ya, iki metreye top atamayan artık emekliliği gelmiş  modası geçmiş bir kesici, 50 metreye pas atan , oyunun yönünü değiştirebilen, takımda adam eksiltebilen nadir oyunculardan olan Ozan varken iki metreye top atamayan Topal'ı oynatan futbol anlayışına kim güvenir ki?.. Güvenmiyorum. Fenerbahçe'nin rüzgar arkasında olmasına rağmen bu anlayış ile şampiyonlukta hiç bir şansı olamaz.

HAK benim iyi oyuncu olduğuna inandığım, buradan da çok savunduğum bir oyuncu ama İsmail oynadığı her maçta ondan iyi oynadı, yanlış anlaşılmasın İsmail iyi futbolcu demiyorum ama HAK'tan daha iyi oynadı ama hocamız HAK'ı kendi aldığı için sanırım onu oynatıp puanları heba etmeyi seçti.

Bir de kaleci konusu var...

Volkan'ı ifade etmek için  dehşete kapılmak sözü kesinlikle az, adeta canlı bomba dün iki kere gereksiz yere, arkadaşları pozisyona hakimken kalesini terk etti, ikisinde de başarılı oldu ama her zaman olmaz yaptığı tam bir saçmalıktı. Tam bir bomba her an takımı yakabilir Kameni de daha iyi kaleci değil ama Volkan'dan iyidir, iki kötü kaleci ile şampiyonluk yarışında olmanın sorumlusu da benim zaten.

Evet, hocam senin futbol anlayışın ile yorumlayanların futbol anlayışı çok farklı çünkü senin ki  50 yıl öncesinde kaldı, aynı Topal gibi kesicilik dışında hiçbir özelliği olmayan stoperlerin artık futbolda yeri olmaması gibi.

Sevgili Hocam; senden rica ediyorum Alex gibi yüreğimizde yer etmiş, 28 gol 14 asistle senin gibi çağ dışı futbol anlayışı olan bir hocayı bile şampiyon yapan bir kahramanımızı abinin küçük kardeşinin arkadaşı gibi kavramlara kurban ettin, milyorlarca euroyu çöpe attın, Fetö'nün polisinin kurduğu komployu unutup Fatih Terim Stadının açılışında oynadın, 3 Temmuz'da her gün Fenerbahçe'ye hakaret eden Hürriyet'te yazarlık yaptın, şikeci Fenerbahçe tezahüratlarını duymazdan gelip yüreğimizi kanattın, Galatasaray'dan onar onar farklar yedin şimdi de bizi her maçta rezil ettiğin yetmezmiş gibi Fenerbahçe'nin geleceği genç bir yeteneği kurban ediyorsun, taraftarın önüne atıp benim değil onun suçuydu demeye getiriyorsun.

Hocam biz çok acı çektik, her gün yüreğimizi kanattılar, çocuklarımız gözyaşları ile okuldan döndü, her gün küfür ettiler, devleti ele geçirmiş çetenin spordaki işbirlikçileri ile üzerimize çullandı,yorulmadık, bıkmadık ama sizden yorulduk be hocam. Yeter artık bizi azat edin, size yalvarıyorum, sen de, arkadaşının abisi de, arkadaşın da bizi rahat bırakın, gidin artık görmüyor musunuz bu camiaya çektirdiğiniz acı yüreğinizi kanatmıyor mu? Sizi bulunduğunuz yere taşıyan bu insanlara çok büyük borcunuz var, artık ödeme zamanı.

Lütfen bizi rahat bırakın, yalvarıyorum....