Dilin kemiği...

20 Kasım 2017 Pazartesi  |  SERBEST KÜRSÜ

Peş peşe, sanıyorum aynı gün yaşanan iki olay, kamu yayıncılığının önemli bir sorununu ortaya koyuyor.

1. Rasim Ozan Kütahyalı isimli yazarın, Beyaz TV'deki mahut spor programında sarf ettiği "cinsel göndermeli" aşağılık ifadeler.

2. Leyla Alaton isimli iş kadınının, "kadınların profesyonel yaşamdaki başarılarının sırları"ndan söz ederken kullandığı "t...k" sözcüğü.

Argoya bayılan ve kendi arasında bu tür söylemi kullanan ve belki de bu iki şahsa kendi açısından sempati duyanların, "gülüp geçtiği" ama aklı başında herkesin haklı olarak ayıpladığı iki durum.

Kamu yayıncısı kategorisine giren, yani (çoluk çocuk) herkesin kolayca erişip izleyebileceği (karasal ya da digital tüm platformlardan) TV kanallarında bu tür ifadelerin kullanılması, ciddi bir profesyonel ihlaldir. Birini yayının sürekli elemanı, diğerini de program konuğu yapmıştır.

Kurumsal bağlayıcılığı tartışılabilir. Ama birincisinde kurumun bizzat bu tür muhabbetleri teşvik edici tavrı ve geleneği de bilinmekte tabii.

Çok talihsiz durumlar. Toplumsal düzeyde özensizliğin ve yayın kuruluşlarının tedbirsizliğinin de bir sonucu.

Kişisel hesaplardan (Periscope vb) yapılan yayınlarda herkes (yasal sorumluluğunu alarak) istediğini söyleyebilir belki.. Geçtiğimiz günlerde, kendi yayınımda serbestçe yorum yaparken ağzımdan istem dışı kaçan "lan" sözcüğünün bile utancından kaynaklanan kızarıklık bile hala suratımdan gitmemişken.. Üzüldüm.

Zafer Arapkirli
Bir mesaj yaz...