Oğuz Güven'e hapis

21 Kasım 2017 Salı  |  GÜNLÜK

Geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitiren Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper'in ölümüyle ilgili habere ilişkin, 55 saniye içinde değiştirilen anons tweeti nedeniyle 1 ay tutuklu kalan cumhuriyet.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven, hakkında açıklanan mütalaa kapsamında savunmasını yaptı. Dava sonunda Oğuz Güven'e 3 yıl 1 ay 2 hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu'nun "Terör örgütü propagandası yapmak" suçunu işlediğini iddia ettiği Oğuz Güven, İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği'nce 15 Mayıs'ta tutuklanmıştı. Mahkeme kararında, Cumhuriyet Gazetesi'nin internet sitesinde, "İlk FETÖ iddianamesini hazırlayan Başsavcı Mustafa Alper'i kamyon biçti" şeklinde tweet atıldığı, Oğuz Güven'in tweetleri kontrol etmekten yasal olarak sorumluluğu bulunduğu, "Kamyon biçti" ibaresinin, haberin sansasyonel ve vurgu yapmasından çok FETÖ hakkında iddianame hazırlayanların ileride başına ne gelecekleri şekilde toplumda algı oluşması için özellikle seçildiği öne sürülmüştü. Güven savunmasında, "Okumuş olduğunuz tweet'i ben atmadım. Bu tweet'e editörlerimden biri atmıştır. Ben internet sitesinin genel yayın yönetmeniyim. Zaten 55 saniye sonra müdahale ettim. Biz günde 200-300 tweet atıyoruz. Burada bir hata olmuş. 55 saniye sonra düzelttik. Haberimizin içinde böyle bir başlık ve deyim yoktur" demişti.

Basın Konseyi açıklaması

Basın Konseyi, gazeteci Güven'in mahkumiyeti konusunda şu açıklamayı yaptı:

"Tek kelimeye 3 yıl hapis, dünyanın hiçbir demokratik ikliminde kabul edilemez. 

Cumhuriyet gazetesi internet sitesiOğuz Güven'e sadece 55 saniye yayında kalan bir tweet nedeniyle 3 yıl 1 ay 2 gün hapis cezası verildiğini üzüntüyle öğrendik.

Trafik kazasında vefat eden Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper olayında 'yazanları da rahatsız ettiği' için sadece 55 saniye içinde yayından kaldırılan bir tweet hatası için verilen 3 yıllık hapis cezasının, 'orantısız' olduğuna inanıyoruz. 

Bir yayın yönetmeninin, böyle bir davada bu kadar ağır bir cezaya çarptırılması adalet duygusunu zedeler ve 'intikam alma' görüntüsü yayar. Bu nedenlerle Gazetecilerin yargılanmaları, tutuklanmaları Türkiye'ye itibar kazandırmadığı gibi, tersine itibar kaybettirir.

Tüm gazeteci yargılamaları, 'medyanın 4. Kuvvet olduğu' dikkate alınarak değerlendirilmeli, gazeteciliğin 'Demokrasinin olmazsa olmazı' olduğu unutulmamalı, tutuksuz yargılama yapılmalıdır."

 

(Cumhuriyet, Basın Konseyi)