'Dep dep' futbolu

27 Kasım 2017 Pazartesi  |  MENTOR

Ne berbat bir akşamdı anlatacak söz bulamıyorum, insanı Fenerbahçeli olduğundan utandırıyorlar.

İğrenç, çirkin, korkak, beceriksiz, yetersiz, yeteneksiz, vasat, ilkel... Yazdığım herhangi bir sözcüğü kullanarak Antalya'daki rezaleti tanımlayabilirsiniz ama dün akşam yaşanan şey için tek bir şey söyleyemezsiniz: Futbol!!!! Hadi biraz zorlayıp futbol dediniz ama hiç kimse dün akşamki şeye "Fenerbahçe futbolu" diyemez.

Fenerbahçe tedbir almaz, tedbir aldırır.

Fenerbahçe savunma yapmaz, saldırır.

Fenerbahçe skor korumaz 2,3,4,5,6 atar, skoru arttırır.

Gol attıktan sonra şaşkın ördek gibi kendi ceza sahasına doluşup komik durumlara düşmez.

Fenerbahçe koşmaktan başka özelliği olmayan kabız bir futbol oynamaz, ona Alex zerafeti ekler.

Daha da önemli Fenerbahçe oynadığı oyundan keyif alır izleyenleri mutlu eder.

Peki dün akşamki rezalet neydi söyleyeyim... Bir köy takımı yönetiminden daha fazla vizyonu olmayan bir yönetim anlayışı ve onun seçtiği en az onlar kadar kötü hoca.

Zaten sahaya çıkmadan kadro "ben futbol oynamak istemiyorum, amacım futbolu çirkinleştirmek" diye bağırıyordu.

50 metreye top atan Neto yerine ayağındaki topu rakibe atan Neustadter, adam eksilten, oyunun iki yanını oynayan, gol katkısı olan Ozan yerine iki metreye pas atamayan, top kesmek dışındaki futbol becerileri ilkokul düzeyinde olan Topal sahadaydı.

Hal böyle olunca; 4 metrekareye sıkışan çirkinlik, kafayı kaldıramayan futbolcular, keşmekeş çünkü pas atacak oyuncular kulübede oturuyordu, onların yerine "dep dep futbolu" oynatmayı amaçlayan bir futbol anlayışı sahada.

Çirkin bir futbol, doksan dakika bitse de gitsek diyen adeta işkence edilen taraftar, tek organize hucüm girişimi yok, hasbelkader bireysel yetenekle atılmış bir gol ve ikinci kere sıçrayan çekirge, yarın Allah kerim ama böyle ilkel bir futbol anlayışı ile bırakın şampiyonluğu ancak küme düşmemeye oynayan alt sıra takımı olursunuz.

Bir de Aykut Kocaman Fenerbahçe'yi çalıştırdığında revire dönen ve sürekli tekrar eden adele sakatlıkları var, futbol oynamıyoruz bari takımı doğru düzgün çalıştırın. Soldado nasıl kendi kendine sakatlandı, sürekli sakatlık geçen sene böyle bir sorunumuz yoktu.

Soldado, Janssen konusu da var, ikisi asla birbirinin alternatifi olmayan iki santrafor. Soldado ceza sahası ve tek vuruş, Janssen ise mücadele ve hucüm pres özellikleri olan oyuncular yani ikisi birbirini tamamlayan oyuncular birlikte oynatmak zorundasın birlikte oynatmayacaktın o zaman ikisinden birini almana gerek yoktu çünkü çok farklı iki oyuncu.

Bir de Kalkavan gerçeği var, Fenerbahçe'nin kötü futbolu bile onun karanlık, Fenerbahçe infazcısı yüzünü örtemedi; ceza  sahası içinde Charles Janssen'i indirdi devam, kritik bir pozisyonda Janssen rakip ceza sahası önünde formasından çekildi Janssen'e faul -ki net gol pozisyonu olabilirdi- , Josef'e çift dalınan pozisyonda Fenerbahçe aleyhine faul.

Maç adına tek olumlu hareket Volkan'ın formda görünmesi idi, gerçi istikrar ve Volkan çok uyumlu bir ikili olmasa da gelecek adına ışık veren tek olumlu Fenerbahçe ışığı oydu.

Sonuç; burası köy takımı değil Fenerbahçe, ne kendisi ne futbol takımı ilkel bir Orta Çağ anlayışı ile yönetilemez.

Not; dün akşam Neto, Ozan ve Ekici sahada olsa maç 6-7 farklı Fenerbahçe galibiyeti biterdi.